T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/484 - 2026/442 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/484 KARAR NO : 2026/442 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2024 NUMARASI : 2022/772 Esas - 2024/745 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/484 - 2026/442 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/484 KARAR NO : 2026/442 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2024 NUMARASI : 2022/772 Esas - 2024/745 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2022 günü, ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın geri geri manevra yaptığı sırada yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen kazada, müvekkilinin yaralanarak malul-sakat kaldığını, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapıldığını, müvekkilinin kaza neticesi vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamayıp malul-sakat kaldığını, bu nedenle hesaplamaya esas özür oranının tespiti amacıyla İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan 10.08.2022 tarihli maluliyet raporu alındığını ve davalıya da bir suret gönderildiğini, 1980 doğumlu olan müvekkilinin PMF Tablosuna göre tahmini yaşam süresinin 28 yılın üzerinde olduğunu, bakiye ömür düşünüldüğünde müvekkilinin hayatını idamesinde normal insanlardan fazla güç-efor sarf edeceğini, kısaca maluliyeti-özrü oranında ömrü boyunca zorlanacağını, müvekkilinin, elindeki rapor ve belgelerle maluliyet tazminatının alınması amacıyla, davalı ... Sigorta A.Ş’ye başvurulduğunu fakat davalı tarafından yasal süresi içinde çözüm bulunamadığını, öte yandan, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanunu gereği Arabulucuya başvurulduğunu, taraflarca geçekleştirilen müzakerelerden de olumlu bir sonuç alınamadığını, 24.01.2022 tarihli trafik kazası neticesinde sakat kalan-malul olan müvekkili için, fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile; 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 19.500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 20.000,00-TL malullük-sakatlık maddi tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 24/09/2024 tarihli harçlandırılmış talep artırım dilekçesi ile kalıcı iş göremezlik zararı için talebini 437.065,24-TL'ye, geçici iş göremezlik zararı için talebini 33.745,88-TL'ye çıkarmış ve bu miktarın hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili Şirkete başvuru yapıldığını, yapılan başvuru neticesinde 10.08.2022 tarihli İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından verilmiş olan sağlık kurulu raporunda belirtilen %12 özür oranının yüksek olduğunun ve kabul edilebilir maluliyet oranının %8 olduğunun tespit edildiğini, açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya karışan ... plakalı aracın 05.07.2021 - 05.07.2022 dönemine ilişkin olarak poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalısı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 500.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının dayanaktan yoksun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 24.01.2022 tarihinde dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, hükme esas alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 04/04/2024 tarihli raporuna göre davacının kalıcı işgöremezlik oranının %4 (yüzdedört), iyileşme ( geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) ay olduğu, kaza nedeniyle davacının geçici veya kalıcı bakımına muhtaç durumda olmadığı, dava dışı sürücüsü ...'nun trafik kazasının oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonetin 05.07.2021 - 05.07.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığı, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri için ayrı ayrı olmak üzere 500.000,00-TL olduğu, davacıya ait hizmet dökümünden davacının 2022 yılı Eylül ayı itibarı ile tespit edilebilen son ücretinin brüt 13.500,00.-TL, net 11.1475,00.- TL olduğu tespit edildiği, belirlenen bu ücretin o tarihte uygulanmakta olan asgari ücretin 2.0862 katı olup belirlenen bu ücret esas alınarak yapılan ve hükme esas alınan hesap raporuna göre davacının geçici işgöremezlikten doğan alacağının 33.745,88-TL, sürekli işgöremezlikten doğan alacağının 437.065,24-TL olduğu, davacının bakıcı gideri zararının oluşmadığı, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 15.09.2022 olduğu, aracın ticari olduğuna dair kayıt bulunmadığı gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile; 437.065,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 33.745,88-TL geçici iş göremezlik tazminatının 15/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; karara esas alınan kusur raporunun çelişkili olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 01.08.2024 tarihli kusur bilirkişi raporu ile olayın oluş şekli arasında çelişki mevcut olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, 01.08.2024 tarihli kusur bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olsa da, olayın oluş şekli incelendiğinde dava konusu olayın meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunun trafik bilirkişisi polis memuru tarafından tanzim edildiğini, oysa kusur hususundaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, karara esas bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, zira davacının kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığının belli olmadığını, davacıya huzurdaki dava konusu kaza sonrası maluliyeti sebebiyle peşin sermaye değerli tazminat ödemesi yapıldı ise ihbarın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla mükerrer ödemeye mahal verilmemesi için işbu ödemenin nazara alınmasını talep ettiklerini, yerel mahkeme kararına esas hesap bilirkişisi tarafından “Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda raporda hesaplamanın Progressif Rant Hesaplama Yöntemine göre yapılmış olmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; somut olayda kazaya sebebiyet veren araç kamyonet olmakla birlikte kaza, ticari faaliyet sırasında gerçekleşmiş olup ticari-avans faiz yerine yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç, kamyonet olup, aracın kullanım türünün ticari olduğunu, somut olayda davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç, kamyonet olup kaza, ... isimli iş yerinden malzeme yüklendiği sırada olduğunu, zira ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kollukta vermiş olduğu 24.01.2022 tarihli ifadesinde de; "Arifiye'de faaliyetini sürdüren ... yetkili servisinde motor tamircisi olarak çalışıyorum. 24.02.2022 günü saat 14:00 sıralarında patronuma ait ... plaka sayılı kamyonet ile malzeme almak için ...'de bulunan ... Elektirik isimli işyerine gittim, firma görevlisi ile birlikte yemekhane yakınlarındaki depoya giderek araca malzeme yükledim, işim bittikten sonra arka tarafı kontrol ederek geri geri gelmeye başladım aracın geri vites sesli uyarı sistemi de aktif olarak çalışıyordu, tam bu sırada bir ses duydum ve aracı durdurdum, araçtan indiğimde aracın sol arka tarafında kasanın altına doğru tekerin dibinde yerde ismini olay nedeniyle öğrendiğim ... ismindeki şahıs vardı." şeklinde ifade verdiğini, görüleceği üzere kazaya sebebiyet veren araç, ticari faaliyette iken, malzeme nakli amaçlı kullanıldığı sırada kaza meydana geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kusur raporuna ilişkin olarak, 6100 sayılı HMK’nın 367. maddesinde; “Madde 267 - (1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür.” hükmü yer almakta olup, mahkemece görevlendirilen bilirkişinin adli trafik bilirkişisi olarak listede yer aldığı anlaşılmakta olup, raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının gelir getirici bir işte çalışmadığından bahisle iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağına yönelik itirazda bulunulmuş ise de, iş göremezlik tazminatı bir çalışmanın karşılığı değil aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilmesine (efor tazminatı) ilişkin olduğundan buna yönelik itiraz yerinde değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/3869 Esas, 2021/1624 Karar sayılı ilamı) Kaldı ki, dosya kapsamından çalıştığı ve hizmet dökümünde yer alan prime esas kazanç üzerinden gelirinin belirlendiği de anlaşılmaktadır. Geçici iş göremezlik giderlerinin teminat kapsamında bulunmasına, davacının bakıcı ihtiyacının bulunmadığının belirlenmesine göre bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Davalı vekilinin, peşin sermaye değerli gelirin düşülmediği ve reddi gereken miktar bulunduğuna ilişkin istinaf sebeplerine gelince, SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır. Faiz türüne ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, işletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda; davalıya sigortalı aracın şirket adına kayıtlı kamyonet olduğu anlaşılmakla, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11/12/2026 tarihli, 2022/772 Esas - 2024/745 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 437.065,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 33.745,88-TL geçici iş göremezlik tazminatının 15/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 32.161,11-TL olduğundan, peşin alınan 1.621,70-TL'nin (peşin harç + ıslah harcı) mahsubu ile bakiye 30.539,41-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 3.118,75-TL'sinin davalıdan, geri kalan 1,25-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 74.621,67-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 200,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 1.713,90-TL harç toplamı ile 6.889,50-TL olmak üzere toplam 8.603,40-TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 8.599,95-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından sunulan 2 adet ödenmemiş ATK faturası bedeli olan 5.453,00-TL'nin suçüstü ödeneğinden karşılanmasına, 9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 5.453,00-TL'nin davalıdan karşılanarak Hazine'ye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın yatırana iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf başvuru harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 35,00 TL (tebligat) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılması gereken 32.161.11 TL harçtan peşin alınan 8.041,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.120.11 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.