7. Ceza Dairesi 2021/20765 E. , 2023/4051 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/911 E., 2017/229 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’n
**7. Ceza Dairesi 2021/20765 E. , 2023/4051 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/911 E., 2017/229 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/1389 Esas, 2015/892 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereği beraatine karar verilmiştir. 2. (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/1389 Esas, 2015/892 Karar sayılı kararının Askerî Savcı tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/252 Esas, 2016/277 Karar sayılı ilâmıyla; olayın tek görgü tanığı olan tanık Mu.Er ...'un anlatımlarının, mağdurun anlatımları ve sanığın hazırlık ifadesindeki beyanları ile örtüştüğü, adlî raporun da bu sözlü delilleri doğruladığı dikkate alındığında; Askerî Mahkemenin gerekçesine esas alınan tanık ...'un sanığın bu fiilleri darp etme maksadıyla yapmış olabileceğini düşünmüyorum şeklindeki beyanının, tanığın soyut düşüncesi olmanın ötesinde, delil olarak değerlendirmeye esas alınabilecek bir mahiyetinin bulunmadığı, sanığın mağdur Mu.Onb.Mustafa Rifaioğluna yönelik ensesine ve ellerine vurmak şeklinde gerçekleştiği hususunda tereddüt bulunmayan etkili eyleminin, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun 117 nci maddesinde düzenlenen asta müessir fiil suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından; sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, beraatına dair verilen kararın esas yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 03.04.2017 tarihli ve 2016/986 Esas, 2017/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kendisinin kanunlar çerçevesinde hareket ettiğine Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda yer alan sorumluluklarının gereğini yerine getirdiğine, disiplinsizliği örtbas eden amirlerinin astlarını bu ve benzeri disiplinsizlikleri yapmak konusunda cesaretlendirdiğine ve mağdur hakkında tanzim edilen raporun sonradan oluşturulduğuna, hakkındaki hükmü kabul etmediğine ve beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.29.04.2014 tarihinde kışlada meydana gelen hat arızasının onarılması maksadıyla mağdur Mu.Onb. ...'nun görevlendirildiği, olay yerinde sanık, mağdur ve tanık ....'un bulunduğu, mağdurun arızayı giderememesi üzerine sanığın, tanıktan arızayı gidermesini istediği, tanığın da arızayı giderememesi üzerine sanığın, tanık ve mağduru karşısına alarak ders verir şekilde konuştuğu, bu esnada mağdurun esas duruşunun bozulması üzerine sanığın, sen nasıl askersin karşımda bu şekilde duruyorsun diyerek mağduru ense kısmına vurarak kendisine ... çektiği, bunun üzerine mağdurun, beni dövemezsiniz diyerek olay yerinden ayrıldığı, sanığın, tanığa mağduru tekrar çağırmasını emrettiği, mağdurun geri gelmesi üzerine sanığın, mağdura hâlâ esas duruşta durmadığını belirterek, nasıl esas duruşta durmasını öğretir şekilde ellerini alıp pantolon çizgisinde olacak şekilde birleştirerek gösterdiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında özetle; Barış Muhabere Merkezi Komutanı Mu. Ütğm. Engin Yiğiter'in görevi başında 1 yıl boyunca hiç durmaması ve makamına gelmemesinin bu disiplinsizlik olayının meydana gelmesinin en büyük nedeni olduğunu, Disiplin Amiri olduğu için görevinin başında bulunsaydı böyle sıkıntılar yaşamak zorunda kalmayacaklarını, ayrıca bu olay müteakibinde daha önce hiç yaşamadığı için psikiyatri servisinde tarafına 10 gün istirahat verildiğini ve doktor tarafından verilen antidepresan ilaçları kullanmaya başladığını, bu durumdan dolayı mağdur olduğunu, gerek şahsi gerekse ailevi işlerinin tamamen bozulduğunu, iddianamede geçen suçu kesinlikle işlemediğini askere (mağdura) kesinlikle vurmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, ayrıca bu olay meydana geldiğinde olay yerinde kendisi ve mağdur ...'ndan başka ...'un da olduğunu, başka kimsenin olmadığını, psikolojinin bozanlardan, yani emirlerine itaat etmeyen ... ve Disiplin Amiri Mu. Ütğm. Engin Yiğiter'den şikâyetçi olduğunu hakkında şikâyetten vazgeçme olursa kabul ettiğini, atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmediğini, iddianamede geçen suçu işlemediğini, bu nedenle hapis cezasına seçenek yaptırımlardan kamuya yararlı işte çalışmayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Sanık 26.02.2015 tarihli sorgu ve savunmasında özetle; telefon santral işletme astsubayı olarak görevli olduğunu, görevi olmadığı halde kışlanın güvenlik işleri ile de uğraşıyor olduğunu, olay gününden öhce nöbet kulübesinde butonlar ile ilgili bir arıza olduğunu, olaydan bir gün önce mağdura haber yollayarak arızayı gidereceklerini söylediğini, mağdurun gitmek istemediğini belirttiğini, tekrar haber yollayarak bir gün sonra beraber gideceklerini söylediğini, olay günü ensesinden tutarak bu işi yapmaları gerektiğini tekrardan söylediğini, ancak iddianamede belirtildiği gibi kesinlikle vurmadığını, bunun üzerine mağdurun yumruğunu sıkarak tükürür vaziyette kendisi ile konuşmaya devam edip üzerine yürüdüğünü ve mukavemet gösterdiğini, bu eyleminden ötürü mağdurun yakasından tuttuğunu ve kendine gelmesi gerektiği noktasında uyardığını, mağdurun saygısız davranışlarına devam etmesi üzerine iki elini tutup esas duruşa geçmesi için birleştirdiğini, burada da kesinlikle vurma gibi bir durumun olmadığını, olaylar sırasında yanlarında ...'un olduğunu, onun da gördüğünü anlatırsa ifadelerini destekleyeceğini düşündüğünü, hakkındakı suçlamayla ilgili mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğini eğer mahkeme aksi kanaatte olursa cezaevinde yatmaya razı olduğunu ifade etmiştir. 4.Sanık Askerî Yargıtayın bozma ilâmına karşı özetle; mağdurun ensesine sert bir şekilde vurduğu iddiasını kabul etmeyerek, Kars ... Hastanesinden alınan raporun da araştırılmasını talep etmistir. 5.Tanık ... kovuşturma aşamasında sanığın mağduru darp etme maksadıyla yapmış olabileceğini düşünmediğini beyan etmesine karşın; hazırlık ifadesinde Erdem Başçavuş konuşmayı yaparken Musatafa ...'na esas duruşunu düzeltmesini söyledi ve ense kısmına uyarmak maksadıyla vurdu bunun üzerine ...'nun bakışları değişerek komutanımıza sertçe bakmaya başladı, komutanımız ikinci kez ensesine vurdu ve düzgün durması için silkeledi. …Komutanımız, Mu.Onb.M.R.‟na elleri açık olduğu için "Esas duruşun bozuk, sen esas duruşta durmayı öğrenememişsin, bu eller birleşik olacak" diyerek ellerine vurdu ve birleştirtti şeklinde beyanda bulunmuştur. 6. Mağdurun aşamalardaki değişmeyen ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir. 7.Kars ... Hastanesinin 30.04.2014 tarihli ve 571281 numaralı genel adlî muayene raporunda hastanın kafasının alt tarafında hassasiyetinin mevcut olduğunun bildirildiği görülmüştür. 8.Olay tespit tutanağı, idarî tahkikat raporu, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunana diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 9.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrasında “Madununu kasten itip kakan, döven veya sair suretlerle cismen verecek veya sıhhatini bozacak hâllerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelede bulunulmasına müsamaha eden âmir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Müessir fiil suçunda korunan hukuki menfaat, kişilerin vücut bütünlüğü ile bedeni, ruhi ve akli sıhhatlerini koruma hakları olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, müessir fiil suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un ve 1632 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri incelendiğinde, müessir fiil sonucunu doğuran hareketlerin esas olarak bedene yönelik olan ve bedene tesir eden hareketler olduğu görülmektedir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında da, astının yakasından tutma, itme ve şiddetle bedeni sarsma gibi hareketlerin kişinin psikolojik durumunu ve sıhhatini etkileyen bir eylem olarak görülmektedir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; sanığın mağdura yönelik ensesine ve ellerine vurmak şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin asta müessir fiil suçunu oluşturduğu sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, kabul etmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, adli para cezası seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasında ve bir gün karşılığı olarak adlî para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenmesi ve adlî para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3.Sanık hakkında kurulan hükümde, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 ... maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2017 tarihli ve 2014/911 Esas, 2017/229 Karar sayılı kararına yönelik ((Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 03.04.2017 tarihli ve 2016/986 Esas, 2017/559 Karar sayılı kararı) sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafta yer alan "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.