Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3738 E. , 2024/3656 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3738 Karar No : 2024/3656 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Gürcistan'da mukim ... f…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3738 E. , 2024/3656 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3738 Karar No : 2024/3656 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Gürcistan'da mukim ... firması adına kayıtlı, ticari kullanıma mahsus ... plakalı aracın yurda giriş yaptığı 01/09/2020 tarihinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen halen yurt içinde olduğu ve bu şekilde geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, araç şoförü olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, geçici ithalat rejimi kapsamında yurda getirilen aracın süresi içerisinde yurttan çıkarılmadığı ve aracın halen yurtta olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, hukuka aykırılık (kabahat) oluşturan eylemin gerçekleştiği ancak, davacının iştirak hükümleri kapsamında dava konusu fiilden sorumlu tutulabilmesi için dava konusu fiili bildiği ve fiilin işlenmesine ilişkin iradesinin (kastının) bulunduğunun da somut verilerle ispatlanmasının gerektiği, 27/03/2023 tarihli ara kararıyla davalı idareden; davacının, dava konusu aracın süresi içerisinde yurttan çıkarılmaması fiiline iştirak ettiğine ilişkin somut tespitler istenilmişse de, davalı idarece, davacının dava konusu fiili bildiği ve bu fiilin gerçekleşmesine katkısının bulunduğuna dair hiçbir somut tespitin dosyaya ibraz edilmediği, davacının çalıştığı firma yetkilileri tarafından verilen talimat doğrultusunda aracı yurda getirmesinin dava konusu fiile iştirak için yeterli olmadığı, davacının iştirak hükümleri kapsamında sorumlu tutulabilmesi için eylemin gerçekleşmesinde kasıtlı bir fiilinin bulunduğunun somut verilerle ispatlanamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şoförün, Gürcistan'da mukim ... firması adına kayıtlı olan ticari kullanıma mahsus olan ... plakalı aracı 01/09/2020 tarihinde, gene aynı firmaya ait olan ... plakalı aracı 29/10/2022 tarihinde yurda getirdiği, her iki aracın da yurt dışına çıkarılmadığı, davacının bu fiillerde kastının ve hukuka aykırı eyleminin bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu idari para cezasının, şoför olan davacının idaresinde 01/09/2020 tarihinde yurda girişi yapılan aracın yurtta kalış süresini aşarak geçici ithalat rejimi hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle tesis edildiği, dosyada, davacı şoförün aynı firmaya ait başka bir aracı da 29/10/2022 tarihinde yurda getirdiği bilgisinin mevcut olduğu, yurttan çıkışının yapılmadığı belirtilen ... plakalı aracın yurda girdiği tarihten ve mevzuat gereği yurttan çıkışının yapılması gereken tarihten sonra da davacının aynı firma ile şoför olarak çalışmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, davacının, 01/09/2020 tarihinde geçici ithalat rejimi hükümleri kapsamında yurda getirdiği aracın süresinde yurt dışına çıkarılıp çıkarılmadığını bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşıldığından, davacının eylemin gerçekleşmesinde kasıtlı bir fiilinin bulunduğunun somut verilerle ispatlanmadığı gerekçesi ile verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Gürcistan'da mukim ... firması adına kayıtlı, ticari kullanıma mahsus ... plakalı aracın yurda giriş yaptığı 01/09/2020 tarihinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen halen yurt içinde olduğu ve bu şekilde geçici ithalat rejimi hükümlerini ihlal edildiğinden bahisle araç şoförü olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, (a) bendinde, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, 2. fıkrasında, 1. fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, anılan maddede atıf yapılan 241. maddesinin 3. fıkrasının (l) bendinde; geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen taşıtın verilen sürenin bitimini takiben bir ay içerisinde yeniden ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması halinde usulsüzlük cezasının 1. fıkrada belirtilen miktarın iki katı, 4. fıkrasının (g) bendinde, aynı eylemin iki ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde dört katı, 5. maddesinin (b) bendinde, üç ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde altı katı olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı, 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre; (a) eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, (b) bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (c) söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (d) eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin gümrük vergilerinden sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin (Seri No:1) 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarına otuz güne kadar süre verileceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında, taşıt sahipleri, sürücüleri veya firma yetkilileri tarafından herhangi bir gümrük idaresine süresi içerisinde yapılacak müracaatla; kaza, yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı durumlar, hastalık ve tutukluluk hali gibi olayların taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması ya da ihracatçının yükünü zamanında tedarik edememesi nedeniyle yüklemenin gecikmesi hâlinde bunun ihracatçıdan alınacak belge ile kanıtlanması durumunda, süre uzatım talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiş; olay tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, yurtta kalma süreleri içerisinde yurt dışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanun'un 238. maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılacağı ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıtın gümrük idaresince teslim alınacağı; 20. maddesinde ise giriş gümrük idarelerince, şartların ihlali nedeniyle tahakkuk ettirilecek gümrük vergileri ile ilgili olarak herhangi bir belge ibraz edilmeksizin programa kayden Türkiye’ye geçici girişi yapılan taşıtlar ile yabancı taşıtlar geçici giriş formu kapsamı taşıtlar için ilgili kişinin nezdinde takibat işlemlerine başlanılacağı kuralı öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda izah edilen mevzuat hükümlerinden, 4458 sayılı Kanun'un 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinde, rejim hükümlerinin ihlali ile yurtta kalış süresinin ihlali şeklinde ikili bir ayrıma gidildiği ve süre ihlali halinde ceza miktarında yükümlüler lehine değişiklik yapıldığı, geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının yurtta kalış süresinin ihlali halinde öncelikle 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ve 5. fıkrasının (b) bentleri dikkate alınarak izin süresinin bitiminden itibaren üç ayı aşmayan süreler için anılan bentler uyarınca işlem yapılması, üç ay dolduktan sonra ise, 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendine göre gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, akabinde, eşyanın, yapılacak tebligattan itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin hükme bağlandığı, 4458 sayılı Kanun'un 183. maddesine göre idari para cezasına bağlanan eyleme iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Olayda ise, Gürcistan'da mukim ... firması adına kayıtlı, ticari kullanıma mahsus ... plakalı aracın, 01/09/2020 tarihinde şoför olan davacı tarafından yurda girişinin yapıldığı, beyannamenin şoför tarafından verildiği, aracın hangi tarihte yurttan çıkışının yapılması gerektiğinin şoföre ihtar edildiği hususları dikkate alındığında, ceza tarihi itibariyle çıkış işlemlerinin gerçekleştirilmemesi sebebiyle yurtta kalış süresinin ihlal edildiği açık olan ihtilafta aracın şoförü olan davacının, ilgili maddede ifadesini bulan eylemi bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerden olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca süresi içerisinde yurttan çıkarılmayan aracın şoförü olarak sorumluluğu bulunan davacı adına (a) bendine göre tesis edilen dava konusu işlemin, (d) bendi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 23/09/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, şoför olan davacının idaresinde yurda girişi yapılan aracın yurtta kalış süresini aşarak geçici ithalat rejimi hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle alınan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.