Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2900 E. , 2024/5807 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2900 Karar No : 2024/5807 DAVACILAR : 1- ... 6- ... 2- ... 7-... 3-... 8- ... 4- ... 9- ... 5- ... 10- ... VEKİLİ : Av. ... 11- ... 12- ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ..., ve ... Mahallelerinde bulunan toplam 116 taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kan…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2900 E. , 2024/5807 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2900 Karar No : 2024/5807 DAVACILAR : 1- ... 6- ... 2- ... 7-... 3-... 8- ... 4- ... 9- ... 5- ... 10- ... VEKİLİ : Av. ... 11- ... 12- ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ..., ve ... Mahallelerinde bulunan toplam 116 taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Hazineye ait taşınmazların özelleştirilmesi işleminin 4046 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı, Hazine taşınmazlarının anılan Kanun'da sayılan kurum ve kuruluşlara ait olmadığı gibi kamu hizmetleri ile de doğrudan doğruya ilgili bulunduğu, özelleştirme uygulamalarında öncelikle taşınmazların hukuki ve mali olarak satışa hazırlanması gerektiği, dava konusu ihale sürecinde 4046 sayılı Kanun'un 3/a maddesinde kurala bağlanan bu hususa uyulmadığı, ihaleye çıkarılan taşınmazlardan bazılarının kadastral aykırılıklar sebebiyle satışının mümkün olmadığı, bazı parsellerin çakıştığı, çakışan parsellerin sınır ve yüzölçümü düzenlemesi yapılıp parsel çakışması giderilmeden ihaleyle satılmasının hukuka aykırı olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince zilyetlikle hak sahibi oldukları parsellerin Kadastro Kanunu'nun 6. ek maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmadığından tescil işlemlerinin henüz kesinleşmediği, ihaleye çıkarılamayacağı, özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazların ihaleye çıkarıldığı, ... ada ... parselin mescit, ... ada ... parselin mezarlık, ... ada ... parselin kanal olduğu, ... ada ..., ... ve ... parsel ile ... ada ... parselin imar planında "bölgesel/kentsel spor alanı"nda kaldığı, kamunun açık kullanımına ayrılan alanların satılarak özel mülkiyete konu edilmesinin hukuka aykırı olduğu, satışa konu taşınmazlar üzerinde şahıslara ait muhdesat ve zilyetlik olduğu halde taşınmazların usulüne uygun tahliyesi sağlanmadan satılmasının mevzuata aykırı olduğu, bu durumun ihale sonucunda yer teslimi aşamasında hukuki sorunlara sebebiyet vereceği, taşınmazların bir kısmının tapu kayıtlarında bulunan 2/B şerhleri kaldırılmadan satış ve devir işlemleri yapılmasının mümkün olmadığı, 116 ayrı parselde bulunan taşınmazların tek parça halinde satışa çıkarılmasının ihale yöntem ve ilkelerine de aykırı olduğu, İhale İlanı ve Şartnamesi incelendiğinde hukuka aykırılık halinin açıkça görüleceği, 2/B şerhlerinden doğan hakları gözetilmeden taşınmazların satışı halinde haklarını üçüncü kişilere karşı öne süremeyecekleri, hukukî sorumluluğun sadece tapu kayıtlarındaki beyanlar hanesindeki zilyede ve malik olan idareye yöneltilebildiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, davacıların davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, dava dilekçesinde yer alan taleplerin açık olmadığı ileri sürülmüş; Esasa ilişkin olarak ise, 11/12/2019 tarih ve 1817 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla dava konusu ihaleye çıkarılan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar verildiği, 4046 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereği taşınmazların İdare tasarrufuna geçtiği, anılan Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlar hakkında kapsamlı bir çalışma yürütüldüğü, ihaleye hazırlanmadıkları yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, tapu kayıtlarında davalı oldukları tespit edilen taşınmazlar hakkında bilgiler edinilerek davaları kesinleşmiş olanların üzerinde bulunan şerhlerin terkin ettirildiği, davaları devam eden ve tapu kayıtlarında ihtiyati tedbir şerhi bulunan parseller ile orman vasıflı 27 parselin ihaleye çıkarılmadığı, tapu kayıtlarında 3083 sayılı Toplulaştırma Kanunu'na göre şerh bulunan taşınmazların satışı hakkında Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün görüşleri alınarak satışa dahil edildiği, tapu kaydında arkeolojik sit ve korunması gerekli kültür varlığı şerhi bulunan taşınmazlara ilişkin gerekli izinlerin alındığı, taşınmazların bazılarındaki 2/B şerhlerinin geçerliliğini kaybettiğinin tespit edildiği, ayrıca kadastro çalışmaları sırasında tapu kayıtlarına işlenilen 2/B şerhlerinin terkin işlemleri hakkında Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görüşlerinin alındığı, bu doğrultuda toplulaştırma çalışmaları sırasında 2/B şerhi konulan taşınmazlar ile kadastro çalışmaları sırasında 2/B şerhi konulan taşınmazların terkin işlemlerinin Yumurtalık Tapu Müdürlüğünce yapıldığı, bu konuda İhale Şartnamesi'nin 15. maddesinde de gerekli açıklamaların yapıldığı, ekonomik değer ifade eden muhdesatların bedelinin alıcı tarafından ödeneceği, tespit edilen mükerrer kayıtların düzeltilmesinin talep edildiği, mükerrer parsellere muvafakat verilmediği, orman alanları ile mükerrerlik oluşturan parsellerde orman ve Hazine parsellerinin çakışarak mükerrerlik arz ettği, bu konunun şahıs parsellerini ilgilendirmediği, isabet eden mükerrerliğin, mevcut tapu ve kadastro kayıtlarına göre satışa engel bir durum teşkil etmediği tespit edilerek ihaleye dahil edildiği, ihaleye konu alanın geniş olması ve çok eski yerleşim yerleri çevresinde bulunması nedeniyle de mescit, mezarlık, kanal ve spor alanı vasfında parseller olabileceği, imar planı aşamasında bu alanların vasfına uygun olarak imar fonksiyonlarının verilebileceğinin değerlendirildiği, taşınmazlar üzerinde bulunan ekonomik değeri olan muhdesat bedellerinin alıcı tarafından ödeneceğinin şartnamede kurala bağlandığı, davacılardan bazılarının kendileri veya altsoy/üstsoyları tarafından 2/B listelerine itiraz talebiyle dava açtıkları, davaların reddedildiği, bir kısmının istinaf incelemesi sonucunda onanarak kesinleştiği, bir kısmının ise istinaf aşamasında olduğunun tespit edildiği, davacıların kötü niyetli olduğu, idarenin "zilyetlik" şeklinde ifade edilen işgali kaldırma gibi bir yasal yükümlülüğü bulunmadığı gibi bu durumun 4046 sayılı Kanun uyarınca devre engel teşkil etmediği, taşınmazları ihale sürecine hazırlamanın ve ihaleyi ihdas etmenin tamamen idarenin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, tek parça halinde satılmasına yönelik değerlendirmenin dikkate şayan bir beyan olmadığı, 30/03/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye 5 yatırımcının katıldığı ve ihalenin Cumhurbaşkanınca onaylandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Adana ili, Yumurtalık ilçesi, Akyuva, Demirtaş ve Hunutlu Mahallelerinde bulunan toplam 116 taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin Kurul'un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dosyanın incelenmesinden, davaya konu, Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde bulunan toplam 116 taşınmazın, 11/12/2019 tarih ve 1817 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, 30/03/2022 tarihinde, 4.058.685,13 metrekare yüzölçümlü 116 adet parselin/hissenin ve bu parseller üzerinde bulunan yapıların (bir bütün halinde) 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda verilen; "Maliye Hazinesi adına kayıtlı Adana İli, Yumurtalık İlçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde yer alan 116 adet parselin/hissenin toplamı 4.058.685,13 (bir bütün halinde) metrekare yüzölçümlü taşınmazların ve bu taşınmazlar üzerinde bulunan yapıların, 2.139.000.000 (ikimilyaryüzotuzdokuzmilyon) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren ... Anonim Şirketine İhale Şartnamesi çerçevesinde satılmasına, ... Anonim Şirketinin sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının idare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline" dair ... tarih ve ... sayılı kararın, 02/06/2022 tarih ve 5647 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı ve 03/06/2022 tarih ve 32855 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı anlaşılmıştır. 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu ihalenin dayanağı olan mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde yer alan toplam 4.058.685,13 metrekare yüzölçümlü 116 adet taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamakta olup, 4.058.685,13 metrekare yüzölçümlü 116 adet parselin/hissenin ve üzerinde bulunan yapıların (bir bütün halinde) 4046 sayılı Kanun hükümleri kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen dava konusu ihale işleminde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ: 11/12/2019 tarih ve 1817 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Adana ili, Yumurtalık ilçesi, Akyuva, Demirtaş ve Hunutlu Mahallelerinde bulunan mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazlar ile hissedar olduğu taşınmazlardaki Maliye Hazinesi adına kayıtlı hisselerin ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, bu alanlarda varsa kamu kurum ve kuruluşları adına olan tahsislerin kaldırılmasına, taşınmazların satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 29/10/2023 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmiştir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlarla ilgili olarak kapsamlı bir çalışma yürütülerek, taşınmazların ihaleye çıkarılmasına engel bir durum bulunup bulunmadığı hususlarında ilgili kurum ve kuruluşlardan (Orman Genel Müdürlüğü Adana Bölge Müdürlüğü, Adana Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Adana Orman İşletme Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı, ...) gerekli görüş ve izinler alınmıştır. Ardından Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde bulunan 116 adet parselin/hissenin toplamı 4.058.685,13 m2 (bir bütün halinde) son teklif verme tarihi 30/03/2022 tarihi olmak üzere ihaleye çıkarılmıştır. Bunun üzerine davacılar tarafından, gerçekleştirilecek olan söz konusu ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. 30/03/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye 4 teklif verilmiş olup, ihale teklif sahipleriyle yapılan pazarlık ve bilgilendirme görüşmeleri sonucunda en yüksek teklifi veren istekli üzerinde bırakılmış ve 02/06/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanmıştır. Dairemizin 12/10/2023 tarih ve E:2022/2249, K:2023/4044 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2024/1140, K:2024/1289 sayılı kararıyla, "(...) Davacılar tarafından, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Adana ili, Yumurtalık ilçesi, Akyuva, Demirtaş ve Hunutlu Mahallelerinde bulunan toplam 116 taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Devam eden süreçte, davacılar vekili Av. ... tarafından 09/01/2023 tarihinde sunulan dilekçe ile davacılardan ... ve ...'ın Yumurtalık Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile azledildiğini belirterek vekillik görevinin sona erdiğini beyan ettiği, buna rağmen 24/01/2023 tarihli savcı düşüncesinin adı geçen davacılara tebliğ edilmeyip 04/02/2023 tarihinde yalnız diğer davacıların vekili olan Av. ...'e tebliğ edilerek esas hakkında karar verildiği ve bu kararın da anılan davacılara tebliğ edilmediği görülmüştür. (...) Yukarıda maddi olay kısmında anlatılan süreç ile metnine yer verilen mevzuat hükmünün birlikte değerlendirilmesi sonucunda, savcı düşüncesinin davacıların tamamına tebliğ edilmemesi nedeniyle temyizen incelenmekte olan dosyanın usulüne uygun şekilde tekemmül etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dosyanın usulüne uygun şekilde tekemmül ettirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken bu durum dikkate alınmadan verilen temyize konu kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir. Devamında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtildiği üzere savcı düşüncesi davacılardan ... ile ...'a 11/11/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, savcı düşüncesine cevap verilebilmesi için gerekli olan 10 günlük süre beklenerek dosyanın tekemmülü sağlanmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurulun görevleri sayılarak, (c) bendinde, "Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek"; (d) bendinde, "Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamak" Kurulun görevleri arasında sayılmış; 37. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun kuralları gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların İdarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde özelleştirme yöntemleri, (B) bendinde değer tespiti, (C) bendinde ihale komisyonlarının oluşumu ile ihale usul ve işlemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilerek özelleştirme programına alınan kuruluşların değer tespiti çalışmalarının bu Kanun'a göre idarece oluşturulan değer tespit komisyonları tarafından, ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği belirtilmiş ve ihale usulleri arasında sayılan pazarlık usulüne ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir. Adana ili, Yumurtalık ilçesi, Akyuva, Demirtaş ve Hunutlu Mahallelerinde yer alan taşınmazların (116 adet parsel/hisse bir bütün halinde) satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin İhale Şartnamesi'nin "İhale Şartnamesi ve Tanıtım Dokümanı" başlıklı 3. maddesinde, "(...) Şartname ekindeki Tanıtım Dokümanı, taşınmaz ile ilgili bilgi, belge ve açıklamaları içermektedir. İdare ve/veya Hazine, Tanıtım Dokümanı'nda yer alan bilgi, belge ve açıklamaların doğruluğundan, tamlığından ve maddi hatalardan sorumlu değildir. Tanıtım Dokümanı'nda yer alan bilgi, belge ve açıklamalar hiçbir surette idare ve/veya Hazine'yi ilzam etmez. Teklif sahiplerince, son teklif verme tarihinden önce taşınmazın yerinde, ilgili Belediye ve Tapu Müdürlüğü'nde incelenmesi esastır. Teklif sahiplerinin ihalenin her aşamasında, sözleşmenin imza tarihi ve tapu devrinin yapıldığı tarih itibarıyla taşınmaz hakkında tam bilgi sahibi olduğu kabul edilir. İhaleye teklif verildiği anda İhale İlanı ve Şartname'de yer alan hükümler aynen kabul edilmiş sayılır."; “Teklif Sahibi ve/veya Alıcının Yükümlülükleri” başlıklı 15. maddesinde ise, “Teklif sahibi ve/veya alıcı, şartnamede belirtilen diğer yükümlülüklerinin yanı sıra; a) Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan alandaki Hazineye ait taşınmazlardan bir kısmının tapu kayıtlarında '6831 sayılı Kanun'un 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan sahada kalmaktadır.' beyanlarının bulunduğu, hak sahiplerinin satın alma talebinde bulunup bulunmadıkları tespit edilememiş ancak satış işlemlerinin yapılmadığı ve satın alma başvuru süresinin de bittiği tespit edilmiştir. Bu konuda Milli Emlak Genel Müdürlüğünün; ... tarih ve ... sayılı yazısı, (...) uyarınca gerek kadastro çalışmaları gerekse de toplulaştırma çalışmaları sırasında tapu kayıtlarına işlenilen söz konusu parsellerin 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrası gereğince satış kapsamı dışına çıkarıldıkları, bu nedenle şerhlerin terkin edilmeleri uygun görülmüştür. Bu doğrultuda şerhlerin terkin işlemleri yaptırılmıştır. Ayrıca taşınmazların üzerinde bulunan her türlü muhdesatla ve varsa yapılarla ilgili her türlü sorumluluk alıcıya aittir. Bu kapsamda teklif sahibi/alıcı bu konuda gerekli incelemeleri yapmakla yükümlü olduğunu, bu konuyu bilerek teklif verdiğini, taşınmazı devir alacağını, sözleşmeyi imzalayacağını, bunlarla ilgili olarak daha sonra açık veya gizli ayıp iddiasıyla ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanarak idare ve/veya Hazine'den herhangi bir maddi talepte bulunmayacağını ve bedel indirimi talep etmeyeceğini, Bu konularda açılan/açılacak her türlü davalarda verilecek karar dolayısıyla idare ve/veya Hazine'den sözleşme bedelinden indirim de dahil olmak üzere herhangi bir hak talebinde bulunmayacağını, (...) k) Taşınmaz ile ilgili olarak tapu devrinden sonraki her türlü yükümlülüğün kendisine ait olduğunu, (...) kabul, beyan ve taahhüt eder.”; "Diğer Hususlar" başlıklı 21. maddesinde, "(...) c) Taşınmaz içerisinde yer alan hisseli parsellerde diğer hissedarın/hissedarların önalım hakkı bulunmakta olup, diğer hissedara/hissedarlara ait önalım hakkının kullandırılmasına ilişkin iş ve işlemler mevzuat çerçevesinde alıcı tarafından yapılacaktır. Alıcı önalım hakkı ile ilgili olarak muhatabın kendisi olduğunu, önalım hakkına ilişkin idare ve/veya Hazine'den her ne suretle olursa olsun hiçbir zarar ziyan vb talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. (...)" kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kurallara göre, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilebileceği; kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin ve özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamanın Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Cumhurbaşkanı) görevleri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından, ihaleye çıkarılan taşınmazlardan bazılarının kadastral aykırılıklar sebebiyle satışının mümkün olmadığı, bazı parsellerin çakıştığı, çakışan parsellerin sınır ve yüzölçümü düzenlemesi yapılıp parsel çakışması giderilmeden ihaleyle satılmasının hukuka aykırı olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince zilyetlikle hak sahibi oldukları parsellerin Kadastro Kanunu'nun 6. ek maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmadığından tescil işlemlerinin henüz kesinleşmediği, özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazların ihaleye çıkarıldığı, ... ada ... parselin mescit, ... ada ... parselin mezarlık, ... ada ... parselin kanal olduğu, ... ada ..., ... ve ... parsel ile ... ada ... parselin imar planında "bölgesel/kentsel spor alanı"nda kaldığı, kamunun açık kullanımına ayrılan alanların satılarak özel mülkiyete konu edilmesinin hukuka aykırı olduğu, satışa konu taşınmazlar üzerinde şahıslara ait muhdesat ve zilyetlik olduğu halde taşınmazların usulüne uygun tahliyesi sağlanmadan satılmasının mevzuata aykırı olduğu, bu durumun ihale sonucunda yer teslimi aşamasında hukuki sorunlara sebebiyet vereceği, taşınmazların bir kısmının tapu kayıtlarında bulunan 2/B şerhleri kaldırılmadan satış ve devir işlemleri yapılmasının mümkün olmadığı, 2/B şerhlerinden doğan hakları gözetilmeden taşınmazların satışı halinde haklarını üçüncü kişilere karşı öne süremeyecekleri, hukuki sorumluluğun sadece tapu kayıtlarındaki beyanlar hanesindeki zilyede ve malik olan idareye yöneltilebildiği ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır. Her ne kadar davacılar tarafından söz konusu iddialar ileri sürülmüş ise de, davalı idarece özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlar hakkında kapsamlı bir çalışma yürütüldüğü, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan görüşler doğrultusunda taşınmazların ihaleye çıkarıldığı, tapu kayıtlarında davalı oldukları tespit edilen taşınmazlar hakkında bilgiler edinilerek davaları kesinleşmiş olanların üzerinde bulunan şerhlerin terkin ettirildiği, davaları devam eden ve tapu kayıtlarında ihtiyati tedbir şerhi bulunan parseller ile orman vasıflı ... parselin ihaleye çıkarılmadığı, tapu kayıtlarında 3083 sayılı Toplulaştırma Kanunu'na göre şerh bulunan taşınmazların satışı hakkında Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün görüşleri alınarak satışa dahil edildiği, tapu kaydında arkeolojik sit ve korunması gerekli kültür varlığı şerhi bulunan taşınmazlara ilişkin gerekli izinlerin alındığı, taşınmazların bazılarındaki 2/B şerhlerinin geçerliliğini kaybettiğinin tespit edildiği, ayrıca kadastro çalışmaları sırasında tapu kayıtlarına işlenilen 2/B şerhlerinin terkin işlemlerinin Yumurtalık Tapu Müdürlüğünce yapıldığı, İhale Şartnamesi'nin 15. maddesine göre, ekonomik değer ifade eden muhdesatların bedelinin alıcı tarafından ödeneceği, ihaleye konu alanın geniş olması ve çok eski yerleşim yerleri çevresinde bulunması nedeniyle de mescit, mezarlık, kanal ve spor alanı vasfında parseller olabileceği, imar planı aşamasında bu alanların vasfına uygun olarak imar fonksiyonlarının verilebileceğinin değerlendirildiği, davacılardan bazılarının kendileri veya altsoy/üstsoyları tarafından 2/B listelerine itiraz talebiyle açtıkları davaların reddedildiği, bir kısmının istinaf incelemesi sonucunda onanarak kesinleştiği belirtilmiştir. Bu itibarla, 11/12/2019 tarih ve 1817 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde bulunan mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazlar ile hissedar olduğu taşınmazlardaki Maliye Hazinesi adına kayıtlı hisselerin ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanların, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, bu alanlarda varsa kamu kurum ve kuruluşları adına olan tahsislerin kaldırılmasına, taşınmazların satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 29/10/2023 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği, söz konusu taşınmazlara ilişkin olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan gerekli izin ve görüşler ile yapılan kapsamlı çalışma sonucunda taşınmazların satışına ilişkin olarak davalı idarece pazarlık usulüyle ihaleye çıkıldığı, 4 teklif verilen ihalenin en yüksek teklifi veren istekli üzerinde bırakıldığı ve ihalenin Cumhurbaşkanınca onaylandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlama ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacına uygun olarak gerçekleştirilen dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.