13. Hukuk Dairesi 2016/4627 E. , 2016/6100 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ...' un eşi olduğunu, diğer davalının ise çalışanları olduğunu, eşi ...' un davacıya ait kuyumcu dükkanında diğer davalı ile b…
**13. Hukuk Dairesi 2016/4627 E. , 2016/6100 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ...' un eşi olduğunu, diğer davalının ise çalışanları olduğunu, eşi ...' un davacıya ait kuyumcu dükkanında diğer davalı ile birlikte çalıştığını, mal almaları gerektiğinde kendisinden para istediklerini ve kendiside davalılardan Yaşar' ın hesabına diğer davalıya verilmesi ve mal alınması için havale yoluyla paralar yolladığını ancak davalıların davacı tarafından yollanan paralar ile mal almadıkları gibi parayı da geri ödemediklerini beyanla havale ile gönderilen miktarın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, davacı, sahibi olduğu kuyumcu dükkanına mal alınması amacıyla davalılara havale yoluyla ödediği paraların mal alımında kullanılmadığı ve geri de ödenmediğini ileri sürmüş, davalılar ise havalelerde borç olarak yollandığına dair bir açıklama olmadığından ve davacının davasını ispatla yükümlü olduğundan bahisle davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davacının parayı borç olarak yolladığını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle, ispat hukuku yönünden geçerli kuralların neler olduğu ve bu kuralların somut olayda tarafların kayınbaba-damat olmaları nedeniyle, ne şekilde uygulanması gerektiği irdelenmelidir; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HUMK) 288. (Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 200.) maddesinde, miktar ve değeri belli bir miktarın (HUMK’da 400,00 TL’nin, HMK’da 2.500,00 TL’nin) üzerinde olan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerektiği, aynı Kanunun 290. (Hukuk Muhakemeleri Kanununun 201.) maddesinde de, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmış, yine aynı Kanunun 293.(Hukuk Muhakemeleri Kanununun 203.) maddesinde de, senetle ispat zorunluluğunun istisnaları belirtilmiştir. Bu istisnalardan biri de, karı koca arasındaki hukuki işlemlerdir.Somut olaya bakıldığında; karı koca olan taraflar arasında alacak ilişkisinin bulunduğu, nitekim davacı tarafından davalı ...' ın hesabına diğer davalı eşi ...' a verilmek üzere EFT yoluyla para havale edildiği sabittir. Sonuç olarak dava, değer itibariyle senetle ispat sınırında kalmakla birlikte, taraflar arasında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 293.(Hukuk Muhakemeleri Kanununun 203.) maddesinde öngörülen, senetle ispat kuralının istisnası mevcut olup, bu durumda davanın tanıkla ispatı mümkündür. Ancak mahkemece, ön inceleme aşamasına kadar tanık listesi sunulmadığından bahisle davacının tanık dinletme talebi reddedilmiştir. Tarafların uyuştukları ve ayrıştıkları hususlar henüz belirlenmeden taraflardan, ön inceleme duruşmasından önce davanın daha başında (tensiple) "delillerini bildirmelerini" beklemek doğru olmadığı gibi, bu yönde tensiple kesin mehil verilse bile, bu hukuki sonuç doğurmaz. Çünkü delil çekişmeli vakıalar için gösterilir (HMK m. 187/1). Taraflar arasındaki çelişmeli hususlar ise ön inceleme duruşmasında belirlenir (HMK m. 140/1). Tahkikat, tespit edilen çekişmeli hususların çözümü için yürütülür. O halde, ön inceleme duruşmasında taraflara delillerini göstermeleri için süre verilmeli, tahkikat duruşması için gün belirlenip, taraflar davet edilmeli, delil gösterildiği takdirde, tanıklar dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmelidir. Bu bilgiler ışığında, mahkemece ön inceleme safhası geçtikten sonra davacı tarafından cevaba cevap dilekçesi ile getirilen hususlarda taraflara tanık listelerini bildirmek üzere süre verilip, tanıklar da dinlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken ve ayrıca davalıların İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında Balaban Polis Merkezinde verdikleri ifadelerde paranın mal alımı için yollandığı ve bu para ile dükkana mal alınıp davacıya da teslim edildiği yönündeki ifadelerinin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğu da dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.