Başvuru, başvurucunun; somut delil olmaksızın mahkûm edilmesi, kendisi için ayrı bir avukat atanmaması, gerekçeli kararın geç tebliğ edilmesi ve sadece İran uyruklu sanıkların örgüt kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.
Başvuru, başvurucunun; somut delil olmaksızın mahkûm edilmesi, kendisi için ayrı bir avukat atanmaması, gerekçeli kararın geç tebliğ edilmesi ve sadece İran uyruklu sanıkların örgüt kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiaları hakkındadır. Başvuru, 31/7/2014 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvuruda, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/3/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 29/11/2013 tarihli ve E.2012/123, K.2013/69 sayılı kararıyla, başvurucunun da aralarında bulunduğu İran nüfusuna kayıtlı beş sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan ve başvurucu ile birlikte dört sanığın örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına hükmetmiştir. Mahkeme, Türk vatandaşı olan ve aynı dosyada yargılanan dokuz sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan beraatine karar vermiş fakat aynı kişileri uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkûm etmiştir. İran doğumlu iki sanık hakkındaki dosya ise ifadelerinin alınamaması nedeniyle tefrik edilmiştir. Başvurucu 2/12/2013 tarihinde, kararı temyiz ettiğine ilişkin bir dilekçeyi İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine sunmuştur. Dava, daha sonra İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/1 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Gerekçeli karar, başvurucuya tebliğ edilmesi için 16/6/2014 tarihinde ceza infaz kurumuna gönderilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararının temyiz incelemesi, hâlen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aşamasında devam etmektedir. Başvurucu 31/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Esas hakkında inceleme” kenar başlıklı maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir:“(7) Bireysel başvuruların incelenmesinde, bu Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanır.” Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) “Bireysel başvuru harcı ve adlî yardım” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“(2) Adlî yardım talepleri, genel hükümlere göre başvuruların kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm veya Komisyonlar tarafından hükme bağlanır.” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.… (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.”