Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5440 E. , 2024/5172 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5440 Karar No : 2024/5172 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ..., ... köyü, ... pafta, ... ve …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5440 E. , 2024/5172 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5440 Karar No : 2024/5172 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ..., ... köyü, ... pafta, ... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan parselasyonun kabulüne ilişkin ... Belediye Encümeninin... tarih ve ... karar sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu parselasyona ilişkin belediye encümeni kararının dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine ilişkin ... Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararının, Mahkemenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden, dayanağı kalmayan dava konusu ... Belediye Encümeninin... tarih ve ... sayılı kararında da hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parselasyona ilişkin düzenleme sahası kapsamında davacının tapulu mülkü bulunmadığından parselasyona karşı dava açmakta menfaatinin bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlıkta, davacının mülkiyetinde bulunan kadastral parselden yapılan bedelsiz terk işlemi sonucunda davacının mülkiyetinden çıkarılmak suretiyle oluşturulan dava konusu parseller yönünden; yapı yapmaya elverişli imar parsellerinin oluşturulduğu ve yapılaşma koşullarının her parselde net olarak ortaya konulduğu başka bir deyişle bizzat hak sahibini etkileyen işlem niteliğinde bulunan parselasyon işlemine tapuda maliki veya hak sahibi olmayan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerekmekte olup dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... ili, ..., ... köyü, eski ... ada, ... ve ... sayılı kadastral parsellerin yol, yeşil alan ve otopark alanında kalan kısımlarının bedelsiz olarak terk edilmesi sonucunda davacıya kadastral parselin bulunduğu alanda yeni oluşturulan ve yoğunluk artışı verilen ... ada, ... sayılı imar parseli tahsis edilmiştir. Uyuşmazlık konusu, davacıya ait kadastral parselin bedelsiz terk edilen kısımda oluşturulan ... pafta, ... ve ... sayılı parseller, alana yönelik olarak ... Belediye Meclisinin... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği sonucunda "konut alanı"na çevrilmiş ve dava konusu parselasyon işlemine tabi tutularak 15/02/2019-18/03/2019 tarihleri arasında ilanen askıya çıkarılmıştır. Davacı tarafından idareye yapılan 15/03/2019 tarihli itiraz ile, alanda imar planı değişikliği yapılarak uyuşmazlık konusu parsellerin konut alanı fonksiyonundan önceki kullanım kararlarına dönülmesi, parselasyona yönelik belediye encümeni kararının iptal edilmesi, aksi durumda uyuşmazlık konusu parsellerin tarafına iadesi yönünde istemde bulunulmuştur. ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarihli, E... sayılı yazısı ile itirazın reddedilmesi üzerine parselasyonun kabulüne ilişkin ... Belediye Encümeninin... tarih ve ... karar sayılı kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği hükmüne yer verilmiştir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesi için ön koşullardan olan ehliyet, yani idari işlemle dava açacak kişi arasında "menfaat ilgisi"nin bulunup bulunmadığının yargı yerince takdir edileceği açıktır. İptal davasına konu edilecek işlem ile davacı arasında menfaat ilişkisinin kurulabilmesi gerek doktrinde gerekse yargı içtihatlarında belirlendiği üzere ancak kişisel, meşru ve güncel bir ilginin varlığıyla mümkündür. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olunmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her uyuşmazlığın niteliğine göre davacıların dava açmaktaki menfaatini değerlendirmek yargı yerinin görevindedir. Bu kapsamda idari işlem türleri arasında düzenleyici ve bireysel işlemler ayrımı yapılmaktadır. Örneğin, imar planları her ölçekteki planlama hedefi değişse bile bir bölgenin veya şehrin arazi kullanımlarını, gelişme yön ve büyüklüklerini gösteren ve plan notları ve açıklama raporlarıyla bir bütün halinde olan düzenleyici işlemlerdir. Oysa parselasyona ilişkin işlemlerin bireyin hukukunu etkilediğinde şüphe yoktur. 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemleri arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı alınmaksızın tesis edilebileceğinden bu işlemlere karşı açılan davaların da tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından açılabileceği açıktır. Uyuşmazlıkta dava konusu parseller, davacının kadastral parselinden yapılan bedelsiz terkler sonucu oluşturulmuş parsellerdir. Davacının kadastral parseli her ne kadar bedelsiz olarak terke konu edilmiş ise de yapılan bu terk işlemi karşılığında öncesinde arazi vasfında olan kadastral parselinin, üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli niteliğine kavuşması sonucunda bedelsiz terk işleminin karşılığının arazinin arsa vasfına dönüşmesi suretiyle elde edildiği görülmektedir. Sonuç olarak dava konusu parseller yapılan terk işlemi neticesinde davacının mülkiyetinden çıkmıştır. Bu nedenle yapı yapmaya elverişli imar parsellerinin oluşturulduğu ve yapılaşma koşullarının her parselde net olarak ortaya konulduğu başka bir deyişle bizzat hak sahibini etkileyen işlem statüsünde bulunan parselasyon işlemine tapuda maliki veya hak sahibi olmayan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı kuşkusuzdur. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.