11. Ceza Dairesi 2008/12707 E. , 2010/6781 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : 765 SK 64/1, 346, 342/1, 80 m. uyarınca 2 yıl 4 ay hapis. Hükmolunan ceza miktarına göre 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231.maddesinden yararlanamayacakları anlaşılan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair …
**11. Ceza Dairesi 2008/12707 E. , 2010/6781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : 765 SK 64/1, 346, 342/1, 80 m. uyarınca 2 yıl 4 ay hapis. Hükmolunan ceza miktarına göre 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231.maddesinden yararlanamayacakları anlaşılan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak; 1-) Güzellik Ürünleri Tanıtım Paz. Tic. Ltd. Şt. nin genel müdürü olan sanık ...’un, “...200’ün üzerinde çalışan personelleri olduğuna, hiçbir ihracat işleminden doğrudan doğruya haberinin olmadığına...” sanık ...’nin “..kendisinin pazarlama müdürü olarak görevli olup, ihracat işlemleri ile bir ilgisinin olmadığına...” ve sanık ...’nun ise “...dava konusu ihracat işleminin kendisinin sorumlu olduğu departmanca gerçekleştirildiğine, diğer sanıkların bu işlemlerle bir ilgilerinin olmadığına, ihracata ilişkin yapılan tüm işlemlerin gerçek olduğuna..” ilişkin savunmaları da dikkate alınarak; Ceza Genel Kurulu’nun 17.12.1990 gün ve 312/340 Sayılı kararında açıklandığı üzere suç ve suçlu arasındaki illiyet bağı dikkate alınmak ve temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar araştırılıp, suçun ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan temsilcinin belirlenmesi yönünden, şirkette ihracat işlemlerinden kim ya da kimlerin sorumlu olduğunun araştırılmasından sonra toplanan delillerin bir bütün halinde değerlendirilip, suça iştirak halleri de tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesindeki teselsül hükmünün, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinden farklı düzenlenmiş olup, suça konu gümrük çıkış beyannamelerin aynı tarihte düzenlenmiş oldukları da gözetildiğinde; 5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesinin uygulama koşulları oluşmadığı, bu nedenle 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, 765 Sayılı TCK. 80.maddesindeki artırım oranın az olması nedeniyle lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulaması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.