Başvuru, evliliğin mutlak butlan gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının; yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve eksik inceleme ile hatalı bir karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, evliliğin mutlak butlan gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının; yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve eksik inceleme ile hatalı bir karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 30/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ileS.Ş. 20/8/2004 tarihinde resmî nikah yaparak evlenmişlerdir. Başvurucunun eşi 25/1/2006 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmıştır. Mahkeme başvurucu lehine 10/12/2007 tarihinde tedbir nafakasına hükmetmiştir. Başvurucu nafakanın tahsili için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Nafaka Bürosuna (Nafaka Bürosu) başvurmuştur. Nafaka Bürosu Pazar Cumhuriyet Başsavcılığına 13/12/2011 tarihinde, Alman makamlarınca yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması sonucunda nafaka borçlusunun gelirinin nafaka yükümlülüğünü yerine getiremeyecek kadar düşük olduğunu ve dava açılsa bile sonuç alınamayacağını bildirmiştir. Aynı yazı ilebaşvurucunun dosyanın kapatılmasına itirazı olup olmadığı yönünde beyanının alınması ve bazı belgelerin tamamlanması istenmiştir. Başvurucu vekili tarihsiz dilekçesi ile alacak taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir. Nafaka Bürosu 7/3/2012 tarihli yazısı ile başvurucunun beyanının alınması gerektiğini belirterek ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığından eksikliğin giderilmesini istemiştir. Öte yandan şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan boşanma davası, davacı eş vekilinin 18/5/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile akıl hastalığı nedeniyle mutlak butlan davasına dönüştürülmüştür. Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) aile mahkemesi sıfatıyla görülen davada, başvurucunun eşinin akıl hastalığı ile ilgili rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin 30/9/2011 tarihli raporunda, davacı S.Ş.de hafif derecede zekâ geriliği tespit edildiği, bu durumun ömür boyu devam eden bir akıl zayıflığı olduğu, şifasının mümkün olmadığı ve evlilik tarihi itibarıyla da bu durumun mevcut olduğunun tıbbi bilgiye uygun olduğu belirtilerek evliliğin üzerine yüklediği görevleri yerine getirmesinin kendisinden beklenemeyeceğiyönünde kanaat bildirilmiştir. Mahkeme12/2/2013 tarihli kararıyla davanın kabulüne, evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptaline ve başvurucu lehine tedbir nafakasıilemaddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Karar gerekçesinde, ilgili mevzuata göre eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması hâlinde evliliğin mutlak butlanla batıl olacağı, anılan bilirkişi raporuna göre davacının evlilik tarihi itibariyle akıl hastalığı olduğunun sabit olduğu belirtilmiştir. Karar başvurucutarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 8/9/2014 tarihli ilâmıyla kusur sorumluluğu olmayan eş aleyhine tazminata hükmolunamayacağı gerekçesiyle anılan kararın bu yönüyle bozulmasına, hükmün diğer yönleriyle onanmasına karar vermiştir. Anılan karar, aynı Dairenin 13/5/2015 tarihli karar düzeltme talebinin reddi yönündeki ilamıyla onanan kısım yönünden kesinleşmiştir. Nihai karar 8/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 18/12/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Aşağıdaki hallerde evlenme mutlak butlanla batıldır:... Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması..."6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir. “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.” Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 16/11/2011 tarihli 64/2 sayılı Nafaka Alacaklarının Yabancı Devletlerde Tahsili Hakkında Genelge'sinin (Genelge) "Nafaka alacaklarının yabancı devletlerde tahsili mevzuatı" kenar başlıklı düzenlemesi şöyledir: (1) Nafaka alacaklarının yabancı devletlerde tahsiline ilişkin Türkiye açısından yürürlükte olan konuyla ilgili uluslararası sözleşmeler şunlardır:a) Nafaka Alacaklarının Yabancı Ülkelerde Tahsiline İlişkin 1956 tarihli New York Sözleşmesib) Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin 1958 tarihli Lahey Sözleşmesic) Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin 1973 tarihli Lahey Sözleşmesi Genelge'nin "Anlaşmaların kapsamı ve uygulama" kenar başlıklı düzenlemesinin ilgili kısmı şöyledir: (10) Türkiye Cumhuriyeti açısından Sözleşmenin uygulanmasında “merkezî makam” Bakanlığımız Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü olup, bu görev yerel Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirilmektedir. Cumhuriyet başsavcılıklarının bu görevleri iki bölümden oluşmaktadır:a) Gönderici makam olarakAlacaklısı Türkiye’de, borçlusu yabancı devlette bulunan nafaka işlemlerinde Cumhuriyet başsavcılıkları “gönderici makam” durumundadır. Cumhuriyet başsavcılıklarının bu konudaki en önemli görevleri, gerekli belgeleri Sözleşmenin öngördüğü şekilde düzenlettirerek yabancı devlet yetkili makamlarına iletilmek üzere “merkezî makam” durumundaki Bakanlığımıza göndermektir. Belgelerin nasıl düzenleneceği ayrıntılı bir şekilde ve örnekleriyle birlikte Genelgemiz ile web sitemizde mevcut olan başvuru kitapçığında açıklanmıştır.