T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/04/2025 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 29/12/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/04/2025 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 29/12/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ... tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ve davalı ... Başkanlığının maliki bulunduğu ... plakalı araç ile kazası sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalıya ait ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası davalı şirket ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığı, kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacının aracında kaza sebebi ile meydana gelen değer kaybının tamamından davalıların sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine ilgili değer kaybına istinaden zorunlu arabuluculuk sürecinde önce başvuruda bulunulduğu ancak sigorta şirketi teminat limiti dolmamasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadığı, davalıların araçta oluşan değer kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 500,00 TL değer kaybı bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin idari yargı olduğunu, davacı tarafın süresi içerisinde davayı ikame etmediğini, zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, kendilerine dava yönetilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, asli olarak kusurlu olan ... plaka sayılı araç sürücüsüne atfedilmesi gerektiğini, davacının kendi kusuru sebebiyle gerçekleşen olay nedeniyle belediyeyi sorumlu tutmaya çalıştığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ....A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerinin sabit olduğu, davacının taleplerinin karşılandığını, diğer taleplerin gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket tarafından, hasar rücu ödemesinin 24/11/2023 tarihinde 105.697,98 TL olarak .... A.Ş'ye ödendiğini, kaza tarihinde ki poliçe limitinin 120.000,00TL'den teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, müvekkili şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğu 14.302,02 TL ile sınırlı olduğunu, kusur raporu aldırılarak hesaplamaların ona göre yapılmasını, aracın daha önceki kazalarının tespiti gerektiği, araçta değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kabulü ile 50.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti 14.302,02 TL ile sınırlı olmak ve temerrüt tarihi olan 20/11/2023 tarihinden itibaren diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 19/08/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından özetle idari yargının görevli olduğu, zamanaşımı süresinin dolduğu, kusurun davacıda olduğu, ATK’den rapor alınması gerektiği, değer kaybının sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiği, önceki hasarın dikkate alınmadığı, zararın yüksek belirlendiği, bilirkişi raporunda davacının kusuruna ilişkin değerlendirme bulunmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. Araçta meydana gelen değer kaybının, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir. Dava konusu aracın öncesinde karıştığı trafik kazası nedeniyle aynı bölgeden hasar gördüğünün tespiti halinde değer kaybı oluştuğu kabul edilemez (Yargıtay 17. HD’nin 2017/1807 Esas ve 2018/3201 Karar sayılı kararı). Somut olayda dava konusu ... plakalı aracın SBM (TRAMER) kayıtlarında kaza tarihinden önceki farklı tarihlerde gerçekleşmiş beş farklı trafik kazasına ilişkin hasar kaydı bulunduğu, bu kazalarda aracın hangi bölgeden hasar aldığının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu aracın öncesinde karıştığı trafik kazası nedeniyle aynı bölgeden hasar gördüğünün tespiti halinde değer kaybı oluştuğu kabul edilemeyeceğinden öncelikle hasar dosyaları getirtilmeli ardından değer kaybı yönünden bilirkişiden ek rapor alınmalıdır. İlk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2- Başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvurana iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak 18/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.