Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2118 E. , 2024/2375 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2118 Karar No : 2024/2375 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gümlükleme Gıda Pazarlama Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmas
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2118 E. , 2024/2375 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2118 Karar No : 2024/2375 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gümlükleme Gıda Pazarlama Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına 2018 ve 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 19 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen muhtelif cins eşya kıymetinin referans kıymet üzerinden yurt dışı gidere eklenmek suretiyle beyan edilerek fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturalarda gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca geri verme başvuru tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ithal edilen eşyanın kıymetinin fatura kıymeti yerine gözetim kıymeti üzerinden beyan edilerek ödenmesinden sonra iadesine ilişkin istemin davalı idarece, eşyaların gözetim uygulamasına tabi olmadığı ve kanunen ödenmemesi gerekirken ödenen bir verginin bulunmadığı ileri sürülerek reddedildiği anlaşılmakta ise de; ortada, eşya gümrükten çekildikten sonra fuzulen tahsil olunduğu anlaşılan vergilerin söz konusu olduğu ve geri istenilebileceği, tahsil edilen vergiler eşyanın gümrük kıymeti üzerinden hesaplandığından, idarece öncelikle, eşyanın satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi ve sonrasında sırasıyla 4458 sayılı Kanun'da yer alan diğer yöntemlere geçilerek eşyanın bedelinin belirlenmesi ve belirlenen bedel üzerinden tahsil edilmesi gereken vergilerin hesaplanması suretiyle geri verme başvurusu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu eşyanın kıymeti konusunda hiç bir değerlendirme ve araştırma yapılmadan ve davacının fazla veya fuzuli ödemesinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, beyanın bağlayıcılığından hareketle davacı tarafından beyan edilen yurt dışı giderin eşyanın kıymetinin bir unsuru olarak kabul edilmesi suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, iade edilecek vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesi uyarınca idareye başvuru tarihinden itibaren tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu vergi mahkemesi kararının, 2018 yılında tescilli 3 adet beyannameye ait fazladan tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faize kadar olan kısmı ile dava konusu diğer 16 adet beyannameye isabet eden hüküm fıkraları açısından istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın anılan kısımlarını kusurlandıracak nitelikte bulunmadığı; kararın, dava konusu işlemin 2018 yılında tescilli beyannamelere isabet eden vergilerin geri verilmesinde ödenecek faizin, yasal faizi aşan kısmının incelenmesinden ise, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrası ile gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ile ödeneceği hükmünün getirildiği, anılan beyannamelerin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olmaları nedeniyle tescil tarihleri itibarıyla, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle vergilerin iadesi icap ettiğinden, kararın anılan beyannameler açısından yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulü ile davanın 2018 yılında tescilli beyannameler açısından yasal faizi aşan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına tescilli beyannameler kapsamındaki eşyalar için hiçbir açıklama yapılmadan kıymet beyanında bulunulduğu ve beyan edilen kıymet üzerinden hesaplanan vergilerin tahsil edildiği, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında açıkça anlaşılan fazla veya fuzuli ödemeden söz edilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına 2018 ve 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 19 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen muhtelif cins eşya kıymetinin referans kıymet üzerinden yurt dışı gidere eklenmek suretiyle beyan edilerek fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturalarda gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca geri verme başvuru tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 61. maddesinin 2. fıkrasında, aksine hüküm bulunmadıkça, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarihin, beyannamenin tescil edildiği tarih olduğu, 3. fıkrasında, beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş olması halinde bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükümleri yer almaktadır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Olayda, davacı tarafından 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında yapmış olduğu iade başvurusuna konu beyannameler kapsamında ithal edilen eşyalarla ilgili olarak referans kıymet belirlendiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu kıymetler yalnızca emsal nitelikte olup, yükümlüler nezdinde ithalata konu eşyanın kıymetini referans kıymet üzerinden beyanda bulunmayı zorunlu kılan bir uygulama niteliğinde olmadığından, uyuşmazlığın çözümü için zorlayıcı nitelikte bulunmayan uygulamanın gerekçe gösterilerek davacının kendi iradesi ile ithale konu eşyanın kıymetini yükseltmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük vergilerinin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iadeye konu edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, ithalata konu eşyanın kıymetinin referans kıymet üzerinden beyan etmeye zorlayıcı yasal bir düzenlemenin söz konusu olmadığı, tamamen yükümlünün kendi iradesiyle beyan edilen kıymetin esas alındığı anlaşıldığından, yukarıda değinilen Danıştay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine istinaden kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş, tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilmiş vergilerin iade istemine konu olabilmesi için aranan yanlışlıkla alındığı veya fuzulen tahsil olunduğu anlaşılan bir verginin söz konusu olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf kararının temyize konu hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ve temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.