10. Hukuk Dairesi 2024/5517 E. , 2025/256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/349 E., 2023/961 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uyma
**10. Hukuk Dairesi 2024/5517 E. , 2025/256 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/349 E., 2023/961 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 24.07.2004 tarihinden 16.05.2008 tarihine kadar aynı adreste faaliyet gösteren ve hakim ortaklarının aynı olan davalı işyerlerinde çalıştığını, basın ve halkla ilişkiler koordinatörü olarak görev alan davacının ilk işe girişinden itibaren sigorta kayıtlarında bir dizi usulsüzlük yapıldığnı, sigorta primlerinin de bahsi geçen dönem içinde eksik ödendiğini, işten çıkartılmadan önceki net ücretinin 1.500 TL olduğunu, haksız ve dayanıksız olarak işlen çıkartıldığını, bu nedenle işçilik alacaklarının tahsili için İstanbul 2. İş Mahkemesinin 2008/20 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını da belirterek davacının işe başlama tarihinin 24.07.2004 olarak tespitine, bildirilmeyen sürelerin sigortalı hizmet sürelerine eklenmesine, davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak asgari ücret üzerinden prim ödenmiş olması nedeni ile Kurum tarafından talep edilebilecek olan ve yatırılması gereken gerçek prim ve ücretin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava dilekçesinde bu yönde bir açıklık bulunmadığından hangi şirket nezdinde 24.07.2007 tarihinde işe başladığının tespitinin istenildiğinin bildirilmesi ve açıklattırılmasının gerektiğini, davacı tarafından sadece işe başlama tarihinin 24.07.2004 alarak tespiti talebinde bulunulmakla birlikte tarih aralığı bildirilerek hangi süreler için hizmet tespitinde bulunulduğunun bildirilmesinin gerekliğini, eda davasına konu olabilecek hususların tespit isteminde bulunulmasının yasal olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarını yazılı ve resmi belgelerle ispatının gerektiğini, davacının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia etmekte olduğunu, bu nedenle hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediğinin yada çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının işyerinde çalıştığını tanık beyanları dışında resmi yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini, tanık anlatımlarına dayanarak davanın ispatlanma olgusunun kabul edilemez olduğunu, işyerinin varlığının ve yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, çalışmanın hizmet akdine dayalı olarak olduğunun ispatlanması gerektiğini ücretinde somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.06.2015 tarihli kararı ile açılan davanın kısmen kabulüne 1-Davacının dava işverenlerden ... Ulularası Fuarcılık San. Ltd. Şti. işyerinde sigortalılık başlangıcının 24.07.2004 olduğunun tespiti ile davalı işverenlik yanında 24.07.2004 ile 25.10.2004, arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 2-Diğer davalı hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, 3-SGK’ya bildirilen ücretin gerçek olmadığı yönündeki talebin kısmen kabulü ile kesinleşen işçilik alacakları dosyasında belirlenen en son ücretinin brüt 2.093,51 TL olduğu anlaşılmakla bu ücretin davacının son aylık bildirimde esas alınmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 03.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nce (kapatılan) "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı davalıya ait işyerinde halkla ilişkiler koordinatörü olarak çalıştığını ve son ücretinin aylık net 1.500,00 TL olduğunu iddia ettiği, davacı adına davalı işverenler tarafından 25.10.2004 ve 01.05.2007 tarihli ve imzalı işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, 25.10.2004-16.05.2008 tarihleri arası çalışmaların tamamının bildirildiği, 2004/7-2008/5. aylar arası dönem bordrolarının getirtildiği, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen alacak davasında brüt ücretin, 2.191,00 TL olarak belirlendiği, 2004/10-2008/4. aylar arası imzalı ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, davalı tarafından gösterilen ve aynı zamanda bordrolu olan tanıklar beyanlarında, her iki şirketinde aynı binada faaliyet gösterdiğini, ortaklarının aynı kişiler olduğunu, davacının 2004 yılı sonbahar aylarında çalışmaya başladığını, ücretini bilmediklerini ancak ücretlerin bordrolar imzalatılarak ödendiğini, davacı tarafından gösterilen ve yine bordrolu olan tanıklar ise, davacının Temmuz/2004 tarihinde çalışmaya başladığını,halkla ilişkiler görevlisi olduğunu, ücretin bir kısmının elden, asgari ücrete tekabül eden kısmının ise bordrolar imzalatılarak ödendiğini, alınan bilirkişi raporunda kesinleşen alacak davasında belirlenen ücretin esas alınarak hesaplama yapıldığı ve mahkeme tarafındanda bilirkişi raporuna göre sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, hizmet tespitine yönelik taleple ilgili olarak, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, bordro tanıkları resen tespit edilip beyanları alınmadan, sigorta primine esas kazanca yönelik talebe gelince, alacak davalarında Kurum taraf olmayıp, bu tür davalarda belirlenen ücretlerin Kurum açısından bağlayıcı olmadığı, yine dosyada bulunan ücret bordrolarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususları belirlenmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; 1-) Hizmet tespiti talebiyle ilgili olarak, öncelikle dosyadaki dönem bordrolarından 2004/7-10. aylar arası bildirimi olan tanıkları resen tespit edip dinlemek, gerekirse Kurum, vergi idaresi, belediye ve emniyet müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, tanık beyanları arasında oluşan çelişkileri gidermek; 2-) Sigorta primine esas kazanca gelince, öncelikle dosyada bulunan ücret bordrolarındaki imzalar davacıya sorularak, gerektiğinde imza incelemesi yaptırılarak, imzaların davacıya ait olup olmadığını tespit etmek, imzaların davacıya ait olmadığı belirlenirse, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile işyerinin kapsam ve kapasitesini belirlemek, gerektiğinde işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden veya gerektiğinde ilgili meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir. ..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "a) Davalı ... Ulularası Fuarcılık San. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı ... Ulularası Fuarcılık San. Ltd. Şti. işyerinde sigortalılık başlangıcının 24.07.2004 olduğunun tespiti ile davalı nezdinde; 24.07.2004 - 25.10.2004 tarihleri arasında 91 gün, günlük 14.805.000 TL (Eski TL üzerinden) sigortalı olarak çalıştığının tespitine, b) Davalı ... Tanıtım Ve Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, c) Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; şirketler arasında organik bağ bulunduğunun anlaşılmasına rağmen davalı ... Tanıtım ve Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. yönünden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, prime esas kazancın tespiti bakımından kesinleşen işçilik alacakları dosyasına göre taleplerinin kabulü gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı işverenler vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava dilekçesindeki talebinin sigorta başlangıcının tespitine yönelik olduğunu, mahkemece talep aşılarak 24.07.2004 - 25.10.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının 25.10.2004 tarihinden önce işyerinde çalıştığının ispatlanamadığını, 25.10.2004 tarihinde verilen işe giriş bildirgesinin davacı tarafından imzalanmış olduğunu, bu nedenle imzalı işe giriş bildirgesinden önceki dönem yönünden tanık beyanı ile davanın ispatlanamayacağını, davalı ... Tanıtım ve Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. yönünden ret kararı verilmesine rağmen lehine vekalet ücreti verilmemesinin de bozmayı gerektirdiğini beyan etmektedir. 3. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının fiili çalışmasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatının gerektiğini, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, aksinin tanık beyanları ile ispatının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 506 sayılı Kanun'un “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında ise sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10 - 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; davacının hizmet tespiti talebi yönünden bozma öncesi ve sonrası dinlenen tanık beyanlarına göre 24.07.2004 - 25.10.2004 tarihleri arasında 91 gün daha hizmetinin bulunduğu, prime esas kazanç talebi yönünden ise imzası inkar edilmeyen ücret bordrolarının aksinin aynı kuvvetli delil ile ispatlaması gerektiği gözetilerek davacının ücretinin asgari ücret olduğu değerlendirilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. Davacının bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasına ilişkin kesinleşen İstanbul 2. İş Mahkemesi 2023/164 E. sayılı dosyasında, davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatları ile 534,00 TL yıllık izin alacağı, 8.115,42 TL fazla çalışma alacağı yönünden kısmen kabul ile hüküm kurulduğu, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01.07.2014 tarihli onama ilamı ile kesinleştiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 12.08.2014 tarihli tahsilat makbuzu ile ilama konu alacakların davacıya ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, yargı kararı ile hak kazanılan ücret ve ikramiye alacaklarının, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi mümkün olmakla, bu kapsamında yapılacak değerlendirme ve hesaplama sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Öte yandan; kesinleşen işçilik alacakları davasının hizmet tespiti davası yönünden kuvvetli delil niteliğinde olduğu, anılan davada davacının 24.07.2004 tarihinden itibaren işyerinde çalıştığı ispatlanamadığından 25.10.2004 - 16.05.2008 tarihleri arasında 3 yıl 6 ay 21 gün davalı işverenler yanında çalıştığı değerlendirilerek işçilik alacaklarının hesaplandığı ve buna göre talebin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafça işçilik alacakları dosyasına karşı temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmış olup inceleme konusu davada dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olması ve soyut ifadeler içermesi karşısında davacının 24.07.2004 - 25.10.2004 tarihleri arasında hizmet tespitinin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi