T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/894 - 2025/1176 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/894 KARAR NO : 2025/1176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.05.2023 NUMARASI : 2022/737 Esas 2023/304 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/894 - 2025/1176 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/894 KARAR NO : 2025/1176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.05.2023 NUMARASI : 2022/737 Esas 2023/304 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.11.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.05.2015 tarihinde davalı ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı idaresinde bulunan araç ile çarpışması sonucu davacının yaralanarak malül kaldığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek; 500,00 TL maddi tazminatın (geçici ve kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri) 30.05.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 30.05.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, açıklama dilekçesi ile; 300,00-TL tedavi gideri, 50,00-TL kazanç kaybı, 50,00-TL ulaşım gideri, 50,00-TL bakıcı gideri, 50,00-TL maluliyet tazminatı talep ettiklerini beyan etmiş, ıslah dilekçesi ile; talebini 46.653,80-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; trafik kazası tespit tutanağında davacı yanın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, davacının önünde boş bir şerit var iken aşırı hızlı olması nedeniyle aracının hakimiyetini kaybettiğini ve davalının aracına çarptığını, yavaşlayamadığını, sonrasında refüjü aşarak ağaca çarptığını, yine de yavaşlamayarak ağaçtan sonra demirleri aşarak bahçeye uçtuğunu, davalının olay yerinden kaçtığı iddia edilmiş olsa da, davacının başına kalabalık biriktiğini ve ambulansın arandığını görünce, kendisince yapılacak bir şey kalmadığından ve gösterilecek tepkiden korkarak oradan uzaklaştığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını, davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece daha önce verilen 17.02.2020 tarihli, 2015/475 E. 2020/94 K sayılı kararın, davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemiz 30.09.2022 tarihli 2020/1467 Esas 2022/1962 K. Sayılı kararı ile kaldırılması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; Davanın, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan diğer davalının ise maliki ve sürücüsü olduğu araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının malul kalması nedeniyle davalılara karşı açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu; dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre; olay tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, davalı ...'ın kullandığı ve maliki olduğu araç ile davacının kullandığı aracın çarpışması nedeniyle yaralamalı trafik kazasına meydana geldiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.01.2019 tarihli rapora göre, davacının 30.05.2015 tarihli trafik kazasına bağlı olarak vücut çalışma gücü kaybının %2,3 olduğu, 9 ay kadar geçici iş göremezliğinin bulunduğu, davacının 72.662,98-TL sürekli iş göremezlikten, 343,94-TL geçici iş göremezlikten ve 10.316,02-TL bakıcı giderinden kaynaklı maddi tazminat talep hakkı bulunduğu, ancak önceki hükümde 35.993,84-TL sürekli iş göremezliğe karar verilmiş ve davacı vekilince istinaf edilmemiş olmakla davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle önceki hükümdeki miktarlar üzerinden karar verildiği, öte yandan davacı önceki kararı istinaf etmemiş olmakla o kararda hüküm kurulmayan tedavi gideri ve kazanç kaybı yönünden ayrıca bir kabul kararı da kurulamadığı, davalıların haksız fiil sorumlusu ve araç maliki olan kişi ile trafik sigortasını düzenleyen sigorta şirketi olduğundan meydana gelen maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu miktarlara davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğünden temerrüt tarihinin dava tarihinden itibaren, sigortalı aracın cinsi ve kullanım şekli gereği dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde belirtilen tutarlar üzerinden davanın kısmi dava olması gözetilerek yasal faiz işletilmesi gerektiği; davacı tarafın haksız fiil sorumlusu ve araç maliki olan davalı ...'a karşı talep olunan manevi tazminat talebine gelindiğinde, 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre talep edilen manevi tazminatın yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "Davacının davasının kabulüne; 35.993,84TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.316,02TL bakıcı gideri, 343,94TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; 7.500TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, hesap tarihine göre gelirin esas alınması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olup, asgari ücret artışlarının kaldırma kararından sonra da nazara alınması gerektiğini, kararın taraflarınca istinaf edilmemiş olmasının asgari ücret artışının uygulanmasına engel olmayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiş, davacı vekili ek beyanı ile faiz başlangıcının kaza tarihi olduğunu belirterek kararın düzeltilmesine istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, Ankara BAM 26 H.D. kaldırma kararı gereğince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre %2,3 maluliyet oranı tespit edilmiş iken, mahkemece yine uygulanma imkanı olmayan Özürlülük Ölçütü…. Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen raporla belirlenen %5 engellilik oranına göre tazminata hükmediliğini, kararın hatalı olduğunu, ayrıca olay nedeniyle ceza soruşturmasında uzlaşma olup olmadığının araştırılmadığını, uzlaşma olması halinde davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı açısından da, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ayrıca 9 ay başka birisinin bakımına muhtaç kaldığının kabulünün de, mevcut yaralanmasına göre uygun olmadığını belirterek kararı kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, ilk derece mahkemesi kararının daha önce sadece davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, kaldırma kararı sonrasında usulü kazanılmış haklar ve aleyhe hüküm verme yasağına ilişkin içtihatlar gözetilerek, yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, karşı araç ZMMS sigortacısından ve araç sürücüsünden maddi tazminat, araç sürücüsünden manevi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacının, 30.05.2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle, kusurlu olduğunu ileri sürdüğü karşı araç sürücüsü ve ZMMS sigortacısından tazminat talebine ilişkin olarak ilk derece mahkemesi 17.02.2020 tarihli, 2015/475 E. 2020/94 K sayılı ilk kararında, kazanın meydan gelmesinde, alınan raporda davacının %15 oranında, davalının ise %85 kusuru olduğu kabul edilerek, AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının çalışma gücü kaybının %2,3 olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılmasına ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporuna göre %5 oranında malul kaldığının belirlenmesi sonrasında, aktüer bilirkişi tarafından %5 engel oranına göre hesaplanan 35.993,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 343,94 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 10.316,02 TL geçici bakıcı giderinin kabulüne, manevi tazminat talebininde de 7.500,00 TL olarak kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış,, Dairemizce, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları gereğince, 01.06.2015 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda uygulanacak olması, 30.05.2015 tarihinde meydana gelen kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleriYönetmeliğinde ise, iş kazası ve meslek hastalığına yönelik cetvellerin bulunmaması ve bu nedenle söz konusu Yönetmeliğe göre maluliyet tespiti imkanın bulunmaması nedeniyle, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "iş kazası ve meslek hastalığına" ilişkin hükümlerinin yürürlükte olması (Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu hükümler yürürlükten kaldırılmamış ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde ayrıca düzenlenmemiş olduğundan ve SGK tarafından da uygulanamaya devam edildiğinden) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerince, tespit edilen maluliyet oranına göre, usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi için kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesi tarafından alınan raporlarda, alternatifli hesaplama yapılarak, daha önce verilen karara esas rapor tarihindeki veriler ve %2,3 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik tazminatı 16.557,16 TL olarak belirlenmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine kaldırma kararından sonraki karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplamada sürekli iş görmezlik tazminatının 72.622,98 TL olduğu tespit edilmiş, mahkemece davalının karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanan miktarda sürekli iş göremezlik zararı olduğu, ancak davacı ilk kararı istinaf etmediğinden, ilk kararda hüküm altına alınan miktarı geçmemek üzere zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine yönelik olarak ilk kararda hükmedilen miktarların davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 1-Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmemiş olmasına, daha önce verilen kararın HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmasına, istinaf incelemesi sonrasında bir taraf lehine kararın kaldırılması sonrasında, içtihatlarla oluşturulan usuli kazanılmış hak müessesinin ve kanun yoluna giden taraf aleyhine yeniden yapılacak yargılamada "aleyhe hüküm verme yasağının" uygulanacak olmasına, davanın ücret alacağına yönelik olmayıp, niteliği itibariyle tazminat alacağı olması ve belirli bir tarih itibariyle hesaplanan tazminata itiraz etmeyen taraf açısından, usuli kazanılmış haklar gözetilerek (özellikle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu üstlendiği işleten hakkındaki tazminat o tarihteki veriler ve hesap yöntemi çerçevesinde maddi anlamda kesinleşmiş iken), söz konusu tarihteki verilere göre hesaplama yapılmasının, tazminata da faizi ile birlikte hükmedilmiş olması karşısında, taraflarca itiraz edilmese dahi re'sen girilecek kamu düzenine ilişkin sebeplerden olmamasına, kararı istinaf etmeyen davacının ilk kararda hüküm altına alınan miktardan fazla tazminat alacağını ileri sürmeyecek olmasına, (aksine uygulamanın, hatalı olarak verilen bir karar sonrasında, ilk karar tarihinden sonraki verilerin nazara alınması, kişilerin hatalı olduğunu düşündükleri karara karşı kanun yoluna gitmesini engelleyebilecek ya da kanun yolu neticesinde verilen kararı kanun yoluna giden taraf aleyhine sonuç doğurabileceğinden kanun yollarına müracaat açısından, Anyasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki, bireyin mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacak sonuçlar yaratacağı) göre davacının usulü kazanılmış hakkın uygulanmayacağına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Olay tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, olay yerine geldiğinde, park halindeki davalıya ait aracın, manevra yaparak davacının şeridine girmesi sonucunda, davacının aracın sağ ön kısmı ile davalının aracının sol ön çamurluk kısmına çarpması, akabinde davacıya ait aracın yolun solundan çıkarak site bahçesine düşmesi ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince, Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda, davacıya ait aracın çarpma sonrasında kontrolden çıkması ve kaza mahalinin meskun mahal olduğu da değerlendirilmek suretiyle, kazanın meydana gelmesinde, şeridinde seyreden araçlara ilk geçiş hakkı vermeden, park ettiği yol kenarından sola manevra yapan davalının asli %85 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kazanın meydan gelmesine tali %15 oranında etken olduğunun mütala edildiği görülmüştür. Yine ilk derece mahkemesi tarafından, davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu üzerine kararın kaldırılması sonrasında, alınan 16.04.2016 tarihli raporda; geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri yönünden zararın daha önce alınan rapordaki miktar kadar olduğu belirtilerek, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak ise kaldırılan ilk derece mahkemesi kararına esas alınan rapor tarihindeki verilere göre sürekli iş görmezlik tazminatının 16.557,16 TL, 16.04.2023 tarihindeki verilere göre 72.622,98 TL olduğu belirlenmiş, ilk derece mahkemesi 16.04.2023 rapor tarihine göre hesaplanan miktarda davacının zararı olduğu kabul edilerek usuli kazanılmış haklar gözetilerek ilk karardaki miktarla sınırlı olarak esas hakkında karar verilmiştir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere, mahkemenin SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesini hesaplamalarda nazara almış olmasına, maluliyet raporunda tespit edilen bakıcı ihtiyacı süresinin mevcut yaralanması değerlendirilerek tespit edilmiş ve dosya kapsamına uygun olmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm itirazlarının reddi gerekmiştir. 3-Davalı vekilinin, kabul edilen maddi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelemesinde; ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen karar, sadece davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmiş olup, Dairemizce de, davacının %5 engel oranı yerine, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen %2,3 maluliyeti çerçevesinde hesaplanacak tazminata göre karar verilmesi gerektiğinden, karar davalı sigorta şirketi lehine kaldırılmıştır. Davacı ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı gibi, diğer davalı da başvurmamıştır. Bu durumda, karar sadece davalı sigorta şirketi lehine kaldırıldığına göre (ayrıca istinaf etmeyen diğer davalı açısından önceki rapor tarihine göre hesaplama yapılmış olduğu da gözetildiğinde), kaldırma kararı sonrasında ilk hüküm tarihindeki veriler çerçevesinde hesaplanan tazminata göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, istinaf edenin kanun yoluna başvurmasındaki amacı gözetildiğinde, kanun yoluna başvurmasını, etkisiz ve gereksiz kılacak, aksine hüküm tarihi itibariyle takdir edilecek vekalet ücreti nazara alındığında kanun yoluna başvurmakta beklediği faydayı ortadan kaldıracak şekilde, işleten ile aynı zarardan sorumlu olmasına rağmen, işleten ilk karar tarihindeki verilere göre zarardan sorumlu tutulmuş iken davalı sigorta açısından kaldırma kararından sonra alınan rapor tarihindeki verilere göre tazminat miktarı tespit edilerek, bu miktar kadar zararı olduğu kabul edilerek, ilk karadaki miktar kadar tazminata karar verilmiş olması doğru olmadığından davalının buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf tbaşvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında davalı sigorta şirketi aleyhine kabul edilen tazminat kalemlerinden sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin kısmın düzeltilmesine; buna göre ilk derece mahkemesi tarafından alınan raporda, ilk karara esas alınan rapor tarihine göre %2,3 maluliyet çerçevesinde sürekli iş göremezlik tazminatı 16.557,16 TL olarak hesaplandığından, sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik olarak davalı sigorta şirketinin bu miktarla sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE; II-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2023 tarih 2022/737 Esas 2023/304 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının davasının kabulüne; 35.993,84 TL (davalı ... Sigorta Şirketi 16.557,16 TL'si ile sınırlı olacak şekilde) sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.316,02 TL bakıcı gideri, 343,94TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 46.653,80 TL'nin (Davalı ... Sigorta Şirketi 27.217,12 TL'si ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7.500TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Harçlardan sorumluluk : a)Maddi tazminat yönünden alınması gereken 3.186,92-TL (davalı ... Sigorta Şirketi 1.859,20 TL'si ile sınırlı sorumlu olacak şekilde) harçtan peşin alınan 70,02-TL harç ve 158,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.958,90-TL harcın (davalı ... Sigorta Şirketi 1.631,18 TL'si ile sınırlı sorumlu olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, b)Manevi tazminat yönünden alınması gereken 512,35-TL harcın davalı ...'dan TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Vekalet Ücretleri : I- Manevi tazminat talebi bakımından vekalet ücretleri: a)Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, b)Davalı ...'ın yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, II- Maddi tazminat talebi bakımından vekalet ücretleri: a)Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 27.217,12 TL (davalı ... hakkındaki ilk karara yönelik tarafların istinafının bulunmaması, incelemeye konu son kararın ise davalı ... tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle davalı ... 9.200,00 TL ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, b)Davalı ... Sigorta Şirketi yargılamada vekil ile temsil edildiğinden reddedilen miktar üzerinden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 19.436,68 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketine ödenmesine, 4-Yargılama giderleri: a) Dava açılışında alınan 70,02 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 158,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 228,02 TL harcın yargılama gideri olarak kabulü ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 27,70 TL başvurma harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 365,50 TL posta gideri, olmak üzere toplam 1.393,20 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınmak suretiyle 1.131,92 TL'sinin (Davalı ... Sigorta Şİrketi 700,21 TL'si ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, c) Davalı ...'ın yargılama sırasında yapmış olduğu 50,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 50,00 TL yargılama giderinden davanın ret oranı dikkate alınmak suretiyle 9,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, d) Davalı ... Sigorta AŞ'nin yargılama sırasında yapmış olduğu 80,50 TL posta gideri, olmak üzere toplam 80,50 TL yargılama giderinden davanın ret oranı dikkate alınmak suretiyle 46,96 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ne verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-İstinaf başvurusu reddedilen davacıdan alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf ve karar harcından, peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile 435,50 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-İstinaf başvusuru reddedilen davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf tbaşvurusu kabul edilen davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ilam harcının talebi halinde davalı ... Sigorta Şirketi'ne iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcı ve 177,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 669,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine, 5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.