T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1709 KARAR NO:2026/358 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:22/05/2025 NUMARASI:2023/166 Esas - 2025/445 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ:13/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1709 KARAR NO:2026/358 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:22/05/2025 NUMARASI:2023/166 Esas - 2025/445 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ:13/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/08/2006 tarihinde Çaldıran Doğubeyazıt Karayolu üzerinde seyir halindeki sürücü ... yönetimindeki ... İran plakalı aracın, önünde aynı yöne doğru seyir halinde bulunan sürücüsü ... olan olan ...plakalı kamyona arkadan çarparak ölümlü trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza yapan araçlardan ... plakalı yolcu otobüsünün sürücüsü davacıların murisi ...i'nin vefat ettiğini, bu aracın ... sigortacısının ...A.Ş., ... plakalı aracın sigortacısının ise ... A.Ş. olduğunu, kaza sebebiyle Ercis Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/164 Esas 2009/69 Karar sayılı dosyasıyla yapılan yargılamada ...plakalı araç sürücüsü ... hakkında cezaya hükmedildiğini, kazadan sonra müteveffa ...'nin desteğinden yoksun kalan davacıların sigorta şirketlerine tazminat talebinde bulunmuş olmalarına rağmen olumlu sonuç alamadıklarını belirterek, davacıların her biri için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tasiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "İspat edilemeyen davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin davacıların tazminat hesaplaması yönünden medeni durumlarının tespit edilmesi gerektiğini ve davacı tarafların bu belgeleri dosyaya sunmaması nedeniyle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, müteveffanın anne ve babası için bir talepte bulunulmadığını, dava açılırken vekaletnamenin ekinde İran İslam Cumhuriyeti İç İşleri Bakanlığı Ülke Sicil Ve Tescil Kurumu tarafından verilen tarafların kimlik bilgileri ve nüfus kayıtlarını gösteren belgenin dosyaya sunulduğunu, belgeye göre davacılardan ...'ın eşi olarak müteveffa ...'nin göründüğünü, başka bir evlilik yada 2. eşe kayıtlarda rastlanmadığını, mahkemenin tespit edilmediğini düşündüğü hususlar için İran Büyükelçiliğine ve ilgili diğer kurumlara müzekkere yazarak gerekli bilgi ve belgeleri isteyebileceğini, mahkemenin yeterli araştırma ve incelemeyi yapmadan davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/02/2023 tarih, 2022/1852 Esas ve 2023/216 Karar sayılı kararı ile " ...Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi 18/08/2006 tarihidir. Kaza tarihinden itibaren başlayan 15 yıllık zamanaşımı süresi davacıların arabuluculuk bürosuna başvuru tarihi 12/08/2021 tarihi ile arabuluculuk son tutanağın düzenlendiği 03/09/2021 tarihleri arasında geçen süre kadar durmuştur. Duran sürenin işlemeye başlaması ile zamanaşımı 09/09/2021 tarihinde dolacağından 06/09/2021 tarihinde açılan dava süresindedir. İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kabul görmüş pay esasına göre "çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edildiği; Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalı olduğu; Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak payların düşeceği, Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun paylarının destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılarak, anne ve babaya verilmeyeceği; Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payının artacağı;Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payının diğerine aktarılacağı, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminatın bu ilkelere göre hesaplanmasının" benimsenmiştir.Aktüerya hesabında; kaza tarihinde desteğin anne ve babasının hayatta olup olmadığı belli olmadığından, hesaplama anne ve babaya pay ayrılmadan yapılmış, müteveffanın eşine ve hayattaki 22 yaşın altındaki çocuklarına pay ayrılmış, müteveffanın eşinin evlenme ihtimali de değerlendirilerek, geliri asgari ücret kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.Fakat hesaplama tarihinde desteğin eşinin yeniden evlenip evlenmediği, desteğin kızlarının evli olup olmadıkları, kaza tarihinde desteğin anne ve babasının sağ olup olmadıklarının mutlaka tespiti gerekli olup, Mahkemece bu konuda İran resmi makamlarına yazı yazılarak, cevabına göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, bu konuda davacılar vekiline kesin süre verilip, kesin sürede bilgi verilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2026