2. Hukuk Dairesi 2013/15736 E. , 2013/29011 K. "" MAHKEMESİ :Söke 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :04.04.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, dava tarihinden önce davacı kadının yerleşim yeri adresi…
**2. Hukuk Dairesi 2013/15736 E. , 2013/29011 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Söke 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :04.04.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, dava tarihinden önce davacı kadının yerleşim yeri adresinin Söke olarak belirlendiğinin anlaşılmasına, yine boşanma davası içinde talep edilen ve hüküm altına alınan ve boşanmanın eki sayılan Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesindeki tazminatlar ile 175. maddesindeki yoksulluk nafakasının kabulü veya reddi halinde taraflar lehine ayrıca vekalet ücreti verilemeyeceğinin tabi bulunmasına göre, davalı kocanın gerek bu yönlere gerekse aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair yönlere ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.12.2013(Pzt.)