Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun yakınlarına gönderdiği mektupta yer alan ifadeler nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun yakınlarına gönderdiği mektupta yer alan ifadeler nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. 2018/24991 numaralı başvuru incelenen başvuruyla birleştirilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan tutuklu olarak Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.A. 2018/24272 No.lu Bireysel Başvuruya Konu 4/12/2017 Tarihli Mektup Yönünden Başvurucu, başka ceza infaz kurumunda bulunan bir arkadaşına gönderilmek üzere hazırladığı mektubu 4/12/2017 tarihinde Ceza İnfaz Kurumuna vermiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu) mektubu incelemiş ve mektupta kurum görevlilerine yönelik sarf edilen uygunsuz sözlerin bulunduğuna, bu kısımların kapatılarak alıcısına gönderilmesine karar vermiştir. Disiplin Kurulu başvurucu hakkında mektupta geçen sözler nedeniyle disiplin soruşturması başlatılmasına da karar vermiştir. Disiplin Kurulu disiplin soruşturması sonucunda 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (j) bendinde düzenlenen "kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak" eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle başvurucu hakkında 7 gün hücreye koyma cezası verilmesine karar vermiştir. Disiplin Kurulu, hakaret ve tehdit oluşturduğunu kabul ettiği sözlere yer vererek başvurucunun eyleminin anılan disiplin suçunu oluşturduğu belirtmiştir. Disiplin Kurulu kararında açıklanan sözler şu şekildedir:"Hem mahkumlarda, hem başkalarında insanlara daha çok nasıl eziyet ederim, işlerini daha çok nasıl zorlaştırırım, zulüm benim için bir meslek nasıl olur? Bu işlerin peşine düşüyorlar. Yani kafalar boş olunca şeytanla oturup şeytanla kalkıyorlar. Kendilerine sadistçe meşgaleler bularak vakitlerini akşam ediyorlar. Kim mi yapıyor bunları? iki ayaklı, zombi kılıklı, beyinciği, pardon beyni alınmış kuş edalı, karanlık yüzlü mahlukat ... Daha iyi oturan tasvirleri mümkün ama ağzımı kirletemem o değersiz şeyler için. Neyse burada mahkumlarda böyle zor günler geçiriyor. Onlar için de imtihan var burada ya bu ahlaksızlara tahammül edecekler ya da etmeyerek kendileri şeytanca düşüncelere bırakmayıp iyiye doğru tevessül teveccüh edecekler. ... insanda yüz olur kızaracak denir, insanda yüz yoksa ağzını kirlettiğinle kalırsın. Ben de söylemiyorum bu nedenle bazen kafama esiyor böyle şeyler. Adamın dışarıda dilini keserler. Hadi yiyorsa delikanlıyım diyen çıksın dışarıda başkasına söylesin. Sen kime terörist muamelesi yapmaya kalkıyorsun lan! deyip yakasından tutup pas pas ederler adamı, Aslan kafeste, kim korkar kükremesinden derler hayvanat bahçesinde gezenler. Ayılana gazoz bayılana limon diye bir reklam filmi vardı. Orada kız arkadaşıyla yürüyen bir genç tel örgünün arkasından doberman köpeklerine artistlik yapıp poposunu sallayarak ilerliyordu. Belki hatırlamışsındır sen de, ilerde tel örgü bitince köpekle karşı karşıya kalan delikanlı bir anda korkudan bayılıyordu." Başvurucu, Disiplin Kurulunun kararına karşı Osmaniye İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyette bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği, başvurunun itirazını 21/3/2018 tarihinde reddetmiştir. İnfaz Hâkimliği başvurucu hakkındaki uygulamanın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesine dayanmıştır. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle itirazı 19/7/2018 tarihinde reddetmiştir. Mektupta geçen ve yukarıda yer verilen sözler nedeniyle başvurucu hakkında adli bir soruşturmada yürütülmüştür. Yapılan adli soruşturma sonucunda Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı 7/3/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Şüphelinin söz konusu mektubunda geçen ifadelerin hakaret niteliği taşıdığı ancak kime yönelik sarf ettiği konusunda bu hali ile belirlenme yapılamadığı, TCK'nın 126 maddesi uyarınca mağdurun şahsına yönelik hakarette bulunduğunda duraksanmayacak şekilde mağdurun belirli olması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin eylemi ile ilgili olarak TCK 126/1 maddesi uyarınca kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ... karar verildi."B. Birleştirilen 2018/24991 No.lu Bireysel Başvuruya Konu 14/11/2017 Tarihli Mektup Yönünden Başvurucu, bir yakınına gönderilmek üzere hazırladığı mektubu 14/11/2017 tarihinde Ceza İnfaz Kurumuna vermiştir. Disiplin Kurulu mektubu incelemiş ve mektupta kurum görevlilerine yönelik sarf edilen uygunsuz sözlerin bulunduğuna, bu kısımların kapatılarak alıcısına gönderilmesine karar vermiştir. Disiplin Kurulu başvurucu hakkında mektupta geçen sözler nedeniyle disiplin soruşturması başlatılmasına da karar vermiştir. Disiplin Kurulu disiplin soruşturması sonucunda 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendinde düzenlenen "kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek" eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle başvurucu hakkında 3 ay süre ile bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası verilmesine karar vermiştir. Disiplin Kurulu, uygunsuz söz oluşturduğunu kabul ettiği sözlere yer vererek başvurucunun eyleminin anılan disiplin suçunu oluşturduğu belirtmiştir. Disiplin Kurulu kararında açıklanan sözler şu şekildedir:"O yazıları karartanları da; Allah (cc), bazı yüzlerin kararacağı [bazı yüzlerin ise aydınlanacağı] o mahşer gününde yüzlerini nasıl biliyorsa öyle yapsın! Kimseye beddua edip ağzımı kirletemem. Ayrıca benim aklımın tahayyülü ile de sınır koymak istemem." Başvurucu, Disiplin Kurulunun kararına karşı İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği, başvurunun itirazını 21/3/2018 tarihinde reddetmiştir. İnfaz Hâkimliği, başvurucu hakkındaki uygulamanın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesine dayanmıştır. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. Mahkeme, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle itirazı 19/7/2018 tarihinde reddetmiştir. 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasının olay tarihindeki hâli şöyledir:"Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır." 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:"(2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:…e) Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek veya davranışta bulunmak.…" 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (j) bendi şöyledir:"(2) Bir günden on güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır: …j) Kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak..."