8. Hukuk Dairesi 2012/5174 E. , 2012/12194 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05.03.2012 gün ve 422/244 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, kadastro çalışmalarında "dere yatağı" olan tesc…
**8. Hukuk Dairesi 2012/5174 E. , 2012/12194 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05.03.2012 gün ve 422/244 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, kadastro çalışmalarında "dere yatağı" olan tescil harici bırakılan, bilahare Hazine adına tescil edilen 2361 parsel sayılı taşınmazın murislerinden intikal ve eklemeli zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosyada mevcut bilirkişilerin rapor ve krokisine göre dava konusu taşınmazın önceden Kalkanderesi yatağı olduğu, sonradan bu yerde Rize Kalkandere karayolu yapılması nedeniyle dere ile dava konusu taşınmaz arasında 4 metreye varan kot farkı nedeniyle set oluştuğu, böylece taşınmazın Kalkanderesi'nin aktif yatağında kalmadığı, dinlenen tanık anlatımları ve ziraat bilirkişi raporunda, çevredeki bir fabrikanın harfiyatından çıkan toprağın bu yere doldurularak çay bahçesi haline getirildiği anlaşılmış ise de; Daire'nin yerleşmiş içtihatlarına göre tescil harici bir yerin toprak doldurularak tarıma elverişli hale getirilmesi imar ve ihya sayılmamaktadır. Bundan ayrı, dava konusu taşınmazın derenin etki alanında kalıp kalmadığı net olarak açıklanmamıştır. Ayrıca, Karayolları Genel Müdürlüğü'nden söz konusu karayolunun yapımına hangi yıl başlandığı, yol yapımının hangi yıl tamamlandığı ve kamulaştırma yapılıp yapılmadığı soruşturulmamıştır. Noksan soruşturma ile yetinilerek hüküm kurulması yerinde değildir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.