12. Ceza Dairesi 2012/31167 E. , 2013/29284 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/3, 179/2, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir…
**12. Ceza Dairesi 2012/31167 E. , 2013/29284 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/3, 179/2, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla; İncelenen dosya kapsamına göre, olay tarihinde saat 23.30 sıralarında sanığın idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kayberek gidiş yönüne doğru sol taraftan yoldan çıkarak takla atıp elektrik direğine çarparak hayati tehlike geçirecek, sağ parieto temporo-occipital bölgede 3x2 cm çapta kesi ve 1x1 cm çapta doku kaybı olacak şekilde yaralandığı ve Aksaray Devlet Hastanesinin 10/01/2012 tarihli raporunda kafa travması, hipoksik ensefalopati trakeostomi teşhisi konulduğu, olay sonrası alınan doktor raporunda sanığın aşırı alkollü olduğu belirtilmiş ise de, alkol miktarının promil cinsinden belirlenmediği gibi sanığın dışa yansıyan davranışlarına ilişkin bir tespitinde yapılmadığı, olayın tek başına alkol nedeniyle meydana geldiğinin açıkça tespit edilmemesine rağmen ,sanığın müsnet suçtan beratine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.