T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1630 KARAR NO : 2026/355 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/05/2024 NUMARASI : 2021/693 Esas - 2024/339 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/05/2…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1630 KARAR NO : 2026/355 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/05/2024 NUMARASI : 2021/693 Esas - 2024/339 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/05/2024 tarih 2021/693 Esas 2024/339 Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dava dilekçesinde özetle; 12.07.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı motosiklet ile.... ili .... ilçesinden ... ilçesine seyir halinde iken park etmesi yasak olan yerde hatalı şekilde park ederek yolu kapatan ..... plakalı kamyonete çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda .... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu ağır şekilde yaralanan davacının vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık oluştuğunu, Tire Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk tedavinin ardından İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatarak tedavi gören davacının çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, davacının geçici ve kalıcı işgöremezliği ve bakıcı ihtiyacı nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın tazmini için gerekli tüm bilgi ve belgelerle .... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olan davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 4210001885 nolu hasar dosyasının oluşturulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeniyle Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/83 Esas sayılı dosyası ile ceza yargılamasının devam ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 9.800,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın 20.03.2020-20.03.2021 tarihleri arasında 90641376 numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, KTK 97 uyarınca kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, kaza tespit tutanağının konusunda uzman kişiler tarafından tutulmadığından kusur oranlarının kabul edilemeyeceğini, poliçede kişi başına maddi tazminat limitinin 410.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacının maluliyetinin tespiti için ATK tarafından muayene edilerek uygun yönetmelik çerçevesince rapor düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, haksız fiil sebebiyle meydana gelen maddi zararın tazmini talepli davalarda avans faizi istenemeyeceğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini beyan ederek başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, aksi kanaatte davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 12.07.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı motosiklet ile seyri sırasında dava dışı .... adına kayıtlı park halindeki.... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığı,.... plakalı aracın 20.03.2020-20.03.2021 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu, kazanın teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, dava konusu kazada kusur oran ve aidiyetlerinin tespiti için alınan 27.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı .... plakalı aracın taşıt yolunun bir kısmın kapatacak şekilde park halinde olduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 61/1-c maddesine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda asıl etken olduğu, davacının gece görüşün kısıtlı olması durumunu dikkate almadığı, aracın hızını yeterince ayarlamadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda tali etken olduğu kanaati bildirildiği, raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu, denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu, dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyetinin tespiti için alınan 24.04.2023 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranının %30, geçici iş göremezlik süresinin 360 gün ve sürekli bakıcı ihtiyacının 60 gün olduğunun tespit edildiği, davacı vekili tarafından rapora itiraz edilmemiş, davalı vekilinin yeniden rapor alınması talebi 25.09.2023 tarihli celse 2 nolu ara kararda belirtilen gerekçelerle reddedildiği, raporun davacının muayenesi yapılmak suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu, 07.11.2023 tarihli aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporunda; bilirkişi tarafından 24.04.2023 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporu ile tespit edilen maluliyet oranı esas alınarak Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 tablosu progressif rant metoduna göre yapılan hesaplamada 798.641,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 31.019,30 geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.886,00 TL bakıcı gideri hesaplandığı, denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmekle bilirkişi raporuna itibar edildiği, kazada kusur oran ve aidiyetlerinin tespiti için alınan 27.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen kusur durumları dikkate alınarak sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının %25 kusurlu olduğu kabul edilerek ve miktar arttım dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza tarihinde sigortalı aracın park halinde olup işletilme halinde bulunmadığını, bu nedenle ZMSS teminatı kapsamında sorumluluk doğmayacağını, KTK m.85/3 ve Genel Şartlar A.6 uyarınca işletilme dışı hallerin teminat dışı olması nedeniyle davanın reddi gerekirken kabul kararı verildiğini, poliçe teminat limitinin 410.000 TL olmasına rağmen hükmün limit aşımı ile kurulduğunu, davacının maluliyetine ilişkin ATK veya yetkili sağlık kurulu tarafından yapılmış muayeneye dayalı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun bir rapor bulunmadığını, mevcut raporların evrak üzerinden düzenlendiğini, kurul/heyet şartlarını taşımadığını, illiyet bağı incelemesi yapılmadığını, Tire Devlet Hastanesi raporunda %10, DEÜ raporunda %30 oran bulunduğunu ancak medikal firma raporunda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kesin olarak reddedildiğini, raporlar arasında açık çelişki bulunduğunu ve ATK 3. İhtisas Kurulu’ndan yeni rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, özellikle psikolojik maluliyet bakımından sürekli nitelikte tedavi, ilaç kullanımı, takip kaydı bulunmadığını, bu nedenle maluliyet kabulünün hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin 6111 sayılı Kanun ve KTK m.98 uyarınca SGK sorumluluğuna geçtiğini, ZMSS kapsamında talep edilemeyeceğini, bu talepler bakımından yerel mahkemenin hükmünün açıkça genel şartlara aykırı olduğunu, bakıcı ve geçici iş göremezlik giderlerinin poliçe kapsamında kabul edilse dahi bunların “sürekli sakatlık teminatı” altında tek limit ile değerlendirilebileceğini ve ayrı limit yaratılamayacağını, kazada kusur oranının uzman bilirkişi tarafından belirlenmediğini, KTT’nin uzmanlarca düzenlenmediğini, davacının KTK 52/1-b hükmünü ihlal ettiğini, kask ve koruyucu ekipman kullanmadığı için açık müterafik kusur bulunduğunu ve BK m.52 gereği en az %20 indirim yapılması gerektiğini, poliçe limiti çerçevesinde vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin oranlanarak yükletilmesi gerekirken bu ayrım yapılmadığını, sigorta şirketine geçerli başvuru yapılmadığından temerrüt oluşmadığını, buna rağmen 04.09.2021’den faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ıslah edilen miktar bakımından ancak ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedeni zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile yaralanan davacının cismani zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. - 2022/9633 K.) İş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HDB'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HDB'nin 23.03.2021 tarih 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K. Sayılı ilamları ) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas 20121/1848 Karar sayılı ilamı ) Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 24.04.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının %30 oranında sürekli maluliyet ve 360 gün geçici iş göremezlik süresi ile 60 gün süreli bakıcı ihtiyacı bulunduğunun bildirildiği, mahkemece bu raporda gösterilen oran ve süreler dikkate alınarak düzenlenen hesap raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur oranlarının maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, aracın park halinde bulunmasının sorumluluğu ortadan kaldırmamasına, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı ve bakıcı gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının ise TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, geçici iş görmezlik ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun davalı üzerinde olmasına, sürekli sakatlık ve tedavi giderleri teminatlarının ayrı ayrı 410.000,00-TL olması nedeniyle poliçe limitinin aşılmamasına, davacının kask takıp takmadığı kaza tespit tutanağında belirlenememiş olmakla birlikte toplam hesaplanan tazminat miktarı 598.980,96-TL olmakla poliçe limitiyle sınırlı hüküm kurulduğundan %20 müterafik kusur indirimi yapılmamasının sonuca etkisinin bulunmamasına(Bkz: Yargıtay 4.HD. 07.07.2025 tarih 2025/14406 Esas 2025/11486 Karar sayılı ilamı) kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, faiz başlangıç tarihinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihine göre uygun olarak belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-/Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 29.897,85 TL'den peşin alınan 7.474,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 22.423,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.