3. Hukuk Dairesi 2022/649 E. , 2022/1775 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar; murisleri ile davalılar arasında 80 dönüm tarlan…
**3. Hukuk Dairesi 2022/649 E. , 2022/1775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar; murisleri ile davalılar arasında 80 dönüm tarlanın kullanımına ilişkin uzun yıllardır süregelen sözlü kira sözleşmesi bulunduğunu, murisin vefatı sonrasında bu defa davalılar ile aralarında sözlü olarak anlaşma sağlanarak kira sözleşmesinin devam ettiğini, 2010 ve 2011 döneminde çeltik üretimi yaptıklarını, ödemelerin ise elden gerçekleştiğini, davalıların 2012 yılında tarlayı ektikleri halde kira bedelini ödememeleri nedeniyle başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek; haksız itirazın iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine, Dairece verilen 01/04/2019 tarihli 2017/6666 Esas- 2019/2764 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece davaya esas kira alacağına konu kira sözleşmesinin niteliği itibariyle ürün kirası olduğu dikkate alınarak, yöresel teammüller gereğince sözleşmelerin sözlü olarak düzenlenip düzenlenmediği ziraat odası ve ilçe tarım müdürlüğünden araştırılarak, gerekirse çiftçi kayıt sistemi kayıtları da getirtilip kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı ve kira bedeli, ispat kuralları çerçevesinde araştırılarak her bir davalı bakımından kira sözleşmesinin ve kira bedelinin kanıtlanması üzerinde durulması, TBK'nın ürün kirasına ilişkin 367. maddesinde yer alan "Belirli süreli kira sözleşmesi, sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ancak, tarafların örtülü olarak sözleşmeyi sürdürmeleri hâlinde, aksi kararlaştırılmadıkça, kira sözleşmesi birer yıl için yenilenmiş sayılır. Yenilenen kira sözleşmesi yasal bildirim süresine uyularak, her kira yılının sonu için feshedilebilir." hükmü de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi , kabule göre de kira bedeli senetle ispatlanamadığı takdirde davanın reddine karar verilmesi gerekirken senetle ispat sınırının altında kalan miktar bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığı, yöresel teamüller gereği sözleşmenin sözlü bir şekilde yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir delile ulaşılamadığı, kira sözleşmesi, kira ilişkisi ve kira bedelinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.