10. Hukuk Dairesi 2023/6318 E. , 2024/13656 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1519 E., 2021/662 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/89 E., 2019/177 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar v…
**10. Hukuk Dairesi 2023/6318 E. , 2024/13656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1519 E., 2021/662 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/89 E., 2019/177 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve davalılardan Akedaş Elektrik Dağıtım A.Ş. vekillerinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılardan Akedaş Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ve davacı vekilinin temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşıldıktan ön inceleme sonucunda dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, geri çevirme kararı gereği yerine getirildikten sonra; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dosyasında (davalı ... İnşaat Şirketine) ve birleşen dosyanda (davalı ... Şirketine) husumet yöneltmek suretiyle dava dilekçelerinde özetle; müteveffanın elektrik teknisyeni olduğunu, 11.05.2013 tarihinde saat 13.40 sıralarında, Kahramanmaraş Ceceli köyü Fakılar mevkinde 11 metrelik durdurucu elektrik direğinde, atlamanın direkten uzaklaştırılması işini yapmakta iken, verilen talimatı yerine getirirken gerçekleşen kaza nedeni ile elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini, müteveffanın ölümü ile sonuçlanan bu kazadan davalı işverenin kanundan ... sorumluluklarını (kontrol etme, eğitim verme ve denetim) yerine getirmemesi nedeni ile kazadaki kusur oranlarının tespitinin yapılmasını, mesleki risklerin önlenmesi bakımından eksiklikler olduğunu, davalı işveren tarafından alınması gereken önlemlerin hiçbirinin alınmadığını, dava konusu kazada, çalışma esnasında işveren tarafından işçilerin iş sağlığı ve güvenliğinin temini açısından gerekli ve yeterli önlemlerin alındığına dair herhangi bir emarenin mevcut olmadığını, müteveffanın davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığını, müteveffanın kaza tarihinden önce anne ve babasıyla birlikte yaşamakta olduğunu, kazandığı parayı ailesinin ihtiyaçlarını gidermek için kullandığını belirterek; cenaze gideri, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini her iki davadaki davalılar yönünden davacı anne ... için 86.469,95 TL'ye, davacı baba ... için 57.369 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... İnşaat Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yönünden itirazda bulunduklarını, davanın yetkisiz yerde açıldığını, davacı kazazedenin olayın meydana gelmesinde ağır kusur ve ihmalinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirket ile davaya konu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, aynı mahiyetteki dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin kusursuz bulunması nedeni ile işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; "Davalı işveren Ak-Gün Ltd.Şti nin, enerji hattını besleyen kesici ölçü kabinindeki hat ayırıcısını sağlam ve faal halde olmadığı ve topraklama ayırıcısı bulunmadığı halde elektrik direğinde çalıştırma yaptırmak, çalışma mahallindeki hat tellerinde her iki yönden mahalli topraklama yapılmadan direğe çıkılmaması ve direkte çalışma yapılmaması için gerekli iş düzenini ve iş disiplinini oluşturmamak, iş yerini denetleme ve gözetleme yükümlülüğünü yerine getirmemek, iş sağlığı ve güvenliği anlamında bir kontrol mekanizması kurmamakla %45 oranında kusurlu olduğu, davalı işveren Akedaşın, diğer davalının asıl işvereni olduğu, bu yasal sorumluluk çerçevesinde kendi işlettiği kesici ölçü kabininde periyodik denetleme ve bakım programı uygulayarak iş güvenliği bakımından büyük önem arz eden hat ayırıcısını sağlam ve çalışır halde tutmamak, topraklama ayırıcısı tesis etmesi gerekirken etmemek, kesici ölçü kabinindeki hat ayırıcısı arızalı olduğu ve toprak ayırıcısı bulunmadığı halde tesisin bu şekilde işletilmesini önlememek, elektrik hattının bakım onarım çalışmalarında iş güvenliği kurallarına tam olarak uyulmasını sağlamamakla %30 oranında kusurlu olduğu, kazazede işçinin 30 yaşında aklı ... ve yaptığı işte tecrübeli ve eğitimli bir kişi olarak, kendi emniyet ve güvenliğini düşünmeyerek dikkatsiz davranmak, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara uymamakla %25 oranında kusurlu olduğu, düzenlenen 28.04.2017, 10.10.2017 ve 28.05.2018 tarihli kusur raporlarına, 21.01.2019 tarihli hesap raporuna ve dosyadaki delillere itibar edilerek Mahkememizce sabit kabul edilmiş ve davacının kusuru ve maluliyet oranı dikkate alınmak sureti ile hesap bilirkişisinin, hesap raporu gözönünde bulundurularak, dava konusu iş kazasının meydana geliş şekli ve özellikleri, davacının iş kazası tarihindeki yaşı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile talep edilen maddi tazminat miktarlarının kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin değerlendirilmesine gelince; iş bu dava konusu iş kazasından kaynaklanan ve davacıda oluşan bedensel ve ruhsal zararın ağırlığı, önemi ve manevi tatmin ihtiyacını doğuracak nitelikte olduğu, iş kazasının meydana gelmesine esas kusur oranları ve davacının mütefarik kusuru, dava dilekçesinde davalı işverenin tam kusuruna dayanılmış olunduğu, iş kazasının meydana gelmesinde kaçınılmazlık olgusunun bulunmadığı, dava konusu iş kazası sonucu davacıda oluşan iş göremezlik oranı, dava konusu iş kazasından dolayı objektif kriterlere göre davacıda oluşabilecek elem, keder, ıstırap ve üzüntünün derecesi, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü, dava taraflarının ekonomik ve sosyal konumları ve durumları, hükmolunacak manevi tazminat miktarının; davacıda tatmin duygusunu sağlayacak ve davalıda caydırıcılık uyandıracak miktarda olması gerektiği, dava konusu iş kazası tarihi ile iş bu davanın açıldığı tarih ve hüküm tarihi arasındaki süreler, dava konusu iş kazasının meydana geliş şekli ve özellikleri, davacının iş kazası tarihindeki yaşı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile manevi tazminat miktarının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekili her ne kadar cenaze gideri talebinde bulunmuş ise de bu talebin maddi tazminat talebi içinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle ispatlanamayan bu talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin dava ve ıslah dilekçeleri ile yargılama safahatındaki yazılı ve sözlü iddiaları, davalı vekillerinin yargılama safahatındaki yazılı ve sözlü savunmaları yargılama safahatındaki yazılı savunmaları ile ibraz ettikleri belgeler, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün cevabi yazıları ve ekleri, bilirkişi kurul raporları ve aktüerya bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile aşağıda belirtilen şekilde hüküm verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır" gerekçeleriyle "asıl ve birleşen dava bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin tam kabulü ile davacı anne ... için 86.469,95 TL, davacı baba ... için 57.369 TL maddi tazminata, manevi tazminat olarak davacı anne ve baba lehlerine 10.000 TL’şer, davacı kardeşlerine 2.000 TL’şer manevi tazminata karar verilmiş ve tazminat alacaklarının kaza tarihinden itibaren faiziyle asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılardan Akedaş Elektrik Dağıtım A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle kazanın zarar görenin tam kusuru ile meydana geldiğinden illiyet bağının kesildiğini, Aynı iş kazasından dolayı eş ve çocuk tarafından açılan davada alınan raporda ve giderek SGK müfettişi raporunda müvekkiline kusur atfedilmediği halde işbu dava dosyasında müvekkiline kusur atfedilmesinin çelişki yarattığını, çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyadaki bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığını, son alınan raporun önceki raporları irdelemek yerine kopyala yapıştır mantığı ile oluşturulduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... vekilinin kusura ilişkin itirazlarının yerinde olmayıp, manevi tazminat miktarlarının yerinde olmadığını, cenaze gideri istemiyle ilgili ret kararının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan anne ve babasının maddi ve manevi tazminat istemleri ile kardeşlerinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir. a) Davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; aa-Davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2021 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup, başlıkta belirtilen davacı ... lehine hüküm altına alınan maddi tazminatın diğer maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak anılan temyiz kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle davalı ... vekilinin anılan hüküme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. ab-Davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olayın iş kazası olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur raporu ile kusur oran ve aidiyetlerinin, Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve davalı taraf vekillerinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında davalı ... vekilinin dayandığı temyiz kapsam ve nedenlere göre, maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. b) Davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1.HMK.nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 348/1 inci madde uyarınca, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma ... bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile iki haftalık süre içerisinde vereceği cevap dilekçesi ile temyiz yoluna başvurabilecektir. 2.Katılma yoluyla temyiz ..., temyiz başvurusunda bulunmamış olan tarafa diğer tarafın temyiz başvurusuna cevapla ve onun temyiz sebepleri ile bağlı olarak kanun yoluna başvurma imkanı veren bir hak olup, tarafların karşılıklı olarak temyize katılmalarından bahsedilebilirken, davanın aynı tarafında yer alanların birbirlerinin temyizlerine katılma haklarının bulunduğunu kabul etmek usul hukukuna göre mümkün görünmemektedir. (Dairemizin 09.07.2024 tarih ve 2024/648 E.- 2024/7886 K. sayılı ilamı da bu yöndedir) 3.Somut olayda davalı ... vekilinin temyiz dilekçesindeki sebepleri kusura ilişkin olup, manevi tazminat ile cenaze giderine yönelik temyiz itirazının bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin işbu temyize cevapla manevi tazminat hükümleri ile cenaze giderine dair hükmü temyize hukuki yarar olmadığından katılma yoluyla temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ...Ş. vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı ...Ş. vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle bu maddi tazminata ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının REDDİNE, 4. Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ...Ş.'den tahsiline, 5. Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde davacılara iadesine, 6. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.