10. Hukuk Dairesi 2011/5010 E. , 2012/8524 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :140-274 Dava, 05.08.1998 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tes…
**10. Hukuk Dairesi 2011/5010 E. , 2012/8524 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :140-274 Dava, 05.08.1998 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı vekili tarafından 04.05.2010 günü açılan davada; dava dışı işveren konumundaki S.S. ...Kalkındırma Kooperatifi’ne ait işyerinde hizmet akdine dayanarak çalıştırılmakta iken 05.08.1998 tarihinde meydana gelen kazada yaşamını yitirdiği ileri sürülen sigortalının hak sahibi eşi olan davacıya, aynı mahkemede işverenlere karşı açtığı ve yargılaması süregelen 2008/122 Esas sayılı maddi – manevi tazminat istemli davada mahkemece, işbu iş kazası tespiti davasının açılması için süre verildiği belirtilmekte olup, davalı Kurum vekilince ilk oturum günü zamanaşımı definde bulunulması üzerine mahkemece zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun “İş kazası ve meslek hastalığının tarifi” başlığını taşıyan 11’inci maddesi olup, maddede, bazı hal ve durumlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylar iş kazası olarak tanımlanarak, iş kazasının varlığı için gereken koşullar açıklanmış, gerek anılan Kanunda, gerekse diğer yasal mevzuatta bu tür iş kazasının varlığının saptanmasına yönelik davaların belli bir sürede açılması gerektiği yönünde herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre düzenlemesine yer verilmemiş bulunmakla, söz konusu nitelikteki davaların her zaman açılması olanaklıdır. Diğer taraftan belirtilmelidir ki bu tür davalarda, yargılama sonunda elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundaki Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na husumet yöneltilmesi gerektiği gibi, verilecek kararın hukuki sonuçları ve doğurabileceği yükümlülükleri dikkate alındığında, hak alanını ilgilendirdiği için sigortalının işvereninin de taraf olarak yer alması zorunlu olup, bir başka anlatımla, bu tür davalarda Kurum ile işveren arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır