Başvuru, hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/6/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun 26/12/2007 tarihinde, Antalya ilinin Kemer ilçesinde bulunan bir işyerine girerek buradan çeşitli marka ve sayılarda cüzdan, çanta ve giysi çaldığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılmıştır. Başvurucunun evinde ve işyerinde adli aramalar yapılmış, katılan H.A.ya ait banka hesap cüzdanları buzdolabının üzerinde bulunmuştur. Adli makamlarca yaptırılan bilirkişi incelemesinde de başvurucunun (sanığın) evinde bulunan bir adet beslenme çantasının katılanın sunduğu faturada listelenen çantalardan biri olduğu tespit edilmiştir. Başvurucunun iddiasına göre söz konusu aramalar hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı bir emri olmaksızın yapılmıştır. Başvurucu hakkında Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca hırsızlık suçundan dava açılmıştır. Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin 3/6/2015 tarihli ve E.2015/1959, K.2015/3323 sayılı kararıyla müsnet suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanığın beraatine hükmedilmiştir. Anılan beraat hükmünün Yargıtayca bozulması üzerine Kemer Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) devam olunan yargılamada, başvurucunun (sanığın) hırsızlık suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir. Başvurucunun müdafii 17/6/2016 tarihli temyiz dilekçesinde, "yapılan aramaya istinaden düzenlenen Ev Arama Tutanağı ve İşyeri Arama Tutanağı’nın ilk cümlesinde yer alan 'Kemer Başsavcılığının 2008 günü bila sayılı yazısı gereği' ifadesinden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilin evinde ve işyerinde yapılan arama için, hâkim kararı bulunmadığı gibi Cumhuriyet Savcısının da yazılı bir emri bulunmamaktadır"ifadelerine de yer vermiştir. Mahkemenin 25/5/2016 tarihli mahkûmiyet kararında, aramalarda elde edilen delillere de dayanıldığı anlaşılmaktadır. Anılan hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 11/4/2017 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu, onama kararından 29/5/2017 tarihinde haberdar olmuş ve 19/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.