İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/10/2025 YAZIM TARİHİ : 07/10/2025 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih, 2012/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZ…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2804 KARAR NO : 2025/1900 KARAR TARİHİ : 07/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2022 NUMARASI : 2012/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/10/2025 YAZIM TARİHİ : 07/10/2025 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih, 2012/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın fuarcılık organizasyonu yaptığını, davalı şirkete ait ... Fuar Alanı'nda 2011-2015 yılları arasında düzenlenecek olan fuarların müvekkili şirket tarafından yapılmasını ve ilgili alanın müvekkili şirkete tahsisi amacıyla .... ile 07/05/2010 ve 02/03/2011 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasından itibaren müvekkili şirketin kendi edimlerini yerine getirdiğini, tüm iş çevresine, sektördeki firmalara, Ticaret Odası nezdinde vs tedarikçi ve müteşebbislere, dava konusu sözleşme ile kiralanan yeri de 5 yıl boyunca fuarların müvekkili şirketçe yapılacağının deklare edildiğini, davalı şirket tarafından 06.12.2011 tarihinde Alanya 5. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözde belirtilen yükümlülüklerin müvekkilince yerine getirilmediğini ve davalıyı zarara uğrattığı iddiasıyla sözleşmenin haksız feshedildiğini, sözleşmenin beş yıllık olduğunu, davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğinden sözleşmenin üçüncü maddesindeki hükümlerin açıkça davalı tarafından ihlal edildiğini, müvekkili firmanın organizasyon şirketi olarak davalı tarafla yapılan sözleşmenin gereklerini bütünüyle yerine getirmiş olduğunu ve 2011 yılı içerisinde iki fuar organizasyonun başarıyla tamamlandığını, buna rağmen gerekçesiz şekilde, muallak ifadelerle, somut hiçbir sebebe dayanmaksızın davalı tarafından gerçekleştirilen fesih işlemi neticesinde müvekkili şirketin büyük kayıplara uğradığını, sözleşme süresi olan kalan dört yıl içindeki gelirlerden de mahrum kaldığını, müvekkili firma tarafından, kira bedeli olarak 01.03.2012 ve 01.04.2012 vadeli her biri 18.000,00.TL olmak üzere düzenlenen iki adet çek ile ING Bankası'ndan fuar tarihinden önce ödeme yaptığını, davalı şirketin ödemeyle ilgili herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, tüm bunlara rağmen davalı firmanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak sözleşmeyi tek taraflı feshetmek suretiyle fuar alanını başka bir firmaya kiraya verdiğini, bu süreçte bu durumdan habersiz olan müvekkilinin 2011 Aralık ayındaki fuardan önce ödemeleri gerçekleştirdiğini, bütün reklamlarda “Alanya Park” logosuna yer verdiğini, kısacası sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirdiğini ifade ederek fesih tarihi olan 06.12.2011 tarihinden beş ay önce davalı şirket sözleşmelere aykırı olarak müvekkili şirketi bertaraf ederek başka bir firmayla anlaştığını, bu hususun Türkiye Odalar ve Borsalar Birtiği'ne davalının yazmış olduğu 29.07.2011 tarihli yazı ile tespitli olduğunu, fuar alanının başka bir firmaya tahsis edilmiş olmasından dolayı sözleşmenin 2, Maddesinin (D) bendinde yer alan 65.000,00.TL cezai şartın ve dava konusu fuar alanında müvekkilice düzenlenen fuarların yıllık cirosu göz önünde bulundurulduğunda her yıl için 50.000,00'er TL'den toplam 200.000,00.TL tutarındaki mahrum kalınan ortalama karın tazmini ile halen müvekkiline ödenmemiş olan 07.05.2010 tarihli sözleşmede kararlaştırılmış bulunan “Kafeteryada elde edilecek gelirin %25'i için şimdilik 1.000,00.TL, müvekkili firmanın uğramış olduğu ve uğrayacağı prestij kaybı ile bununla ilgili maddi kayıplarla ilgili olarak şimdilik 10.000,00.TL manevi 1.000,00.TL maddi tazminat olmak üzere toplam 277.000,00.TL'nin fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Sözleşme konusu taşınmazın Alanya'da olduğunu, davalının ikametgahının da Alanya olduğunu bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, taraflar arasında ilk önce 07/05/2010 tarihli sözleşme düzenlendiğini, daha sonra şartların gözden geçirilmesi üzerine 02.03.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak davacı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, keza sözleşmenin 2/B-d maddesi gereğince, davacının fuar tanıtımını yapmakla yükümlü olduğunu, tüm reklam çalışmalarında müvekkilinin logosuna yer verilmesi gerektiğini, tüm broşür, afiş, tanıtım amaçlı belge ve davetiyelerde davalı şirketin reklam tanıtımını yapması gerektiğini, oysa dosyaya ibraz edilen ve tüm şehre dağıtılan davetiyelerde müvekkili şirketin logosuna yer verilmediği, yalnızca fuar yerini belirtecek şekilde "Alanya Park" olarak yazıldığını, yerel basında çıkan haberlere göre davacının yapmış olduğu fuar çalışmalarının başarısız olduğunu, sürekli güvenlik sorunu yaşandığını, bu haberlerde müvekkilinin isminin de yer aldığını, internet ortamında yer alan bazı web sayfalarındaki reklamlarda da davalının logosunun bulunmadığını, davacının fuar alanındaki güvenliği sağlayamadığını, davacının fuar alanını bitimden itibaren 3 gün içerisinde boş ve temiz olarak teslim etmesi gerekirken bu yükümlülüğün de yerine getirilmediğini, davacının ödemelerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmediğini, 07/05/2010 tarihli sözleşmeden sonra 02/03/2011 tarihli bir sözleşme yapıldığını, dolayısıyla 07/05/2010 tarihli sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, 02/03/2011 tarihli sözleşmede kafeteryadan elde edilecek gelirin bir kısmının davacıya bırakılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, fuar alanın herhangi bir kişiye satılmasının yada devrinin söz konusu olmadığını, bu nedenle cezai şart koşullarının oluşmadığını, davacının müvekkili şirketin kendisine bildirdiği ve izin almak suretiyle diğer firmayla görüşme yaptığı tarihlerde hiçbir çalışması olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; davanın 4 yıllık kar kaybına ilişkin olmak üzere toplam 42.559,73.TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilmiş ise de, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklandığı, talebin ticari işlerde uygulanan avans faizini amaçladığı kabul edilerek avans faizine hükmedilmiştir. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalı şirketin 06.12.2011 tarihinde haksız olarak sözleşmeyi fesheddiğini, sözleşmenin tek taraflı feshedilemeyeceğini, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme gereği fuar gelirlerinden mahrum kaldıklarını, müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, müvekkilinin haksız feshi nedeniyle prestij kaybına uğradığını, itibarına zarar verdiğini, öncelikle kar mahrumiyetinden dolayı verilen kararı kabul etmediklerini, yargılama esnasında alınan raporlar arasında fahiş derecede çelişkiler mevcut olduğunu, müvekkili lehine olan rapor doğrultusunda karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; kararda aleyhe olan yönleri kabul etmediklerini, davacı yanın cezai şart alacağı talep edemeyeceği yönündeki değerlendirme usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının mahrum kaldığı karı talep edebileceğine dair değerlendirmeyi kabul etmediklerini, mahrum kalınan kar miktarının hesaplama yöntemi hakkaniyete uygun olarak yapılması gerektiğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini, temerrüt faiz oranın da yüksek hesaplandığını, bu oranın yasal faiz olarak uygulanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın fuarcılık organizasyonu yaptığını, davalı şirkete ait ... Fuar Alanı'nda 2011-2015 yılları arasında düzenlenecek olan fuarların müvekkili şirket tarafından yapılmasını ve ilgili alanın müvekkili şirkete tahsisi amacıyla sözleşmelerin imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasından itibaren müvekkili şirketin kendi edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğini, gerekçesiz şekilde, muallak ifadelerle, somut hiçbir sebebe dayanmaksızın davalı tarafından gerçekleştirilen fesih işlemi neticesinde müvekkili şirketin büyük kayıplara uğradığını, toplam 277.000.00.TL'nin fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafından, davacının tüm şehre dağıtılan davetiyelerinde davalı şirketin logosuna yer verilmediği, yalnızca fuar yerini belirtecek şekilde "Alanya Park" olarak yazıldığını, yerel basında çıkan haberlere göre davacının yapmış olduğu fuar çalışmalarının başarısız olduğunu, sürekli güvenlik sorunu yaşandığını, fuar alanın herhangi bir kişiye satılmasının yada devrinin söz konusu olmadığını, bu nedenle cezai şart koşullarının oluşmadığını savunularak davanın reddi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiği, karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında imzalanan 02/03/2011 tarihli sözleşmede, 07/05/2010 tarihli sözleşmenin feshedildiği yada yürürlükte kalacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı, her iki sözleşmenin farklı olan düzenlemelerine bakıldığında her iki sözleşmenin yürürlükte olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, 02/03/20211 tarihli sözleşme ile taraflar yeni bir anlaşma yapıldığı ve önceki sözleşmenin zımnen ortadan kalktığı, kira bedellerinin zamanında ödenmemesinin davalıya doğrudan fesih hakkı tanımadığı, kafeterya gelirlerinden davacıya pay ödenmesine ilişkin hükmün 02/03/2011 tarihli sözleşmede yer almadığını, ayrıca fuar alanının davalı tarafından üçüncü bir kişiye kiraya verildiğini ancak yapılan işlem, satış yada devir olmadığı için cezai şart istenemeyeceğini, davalı tarafın ileri sürdüğü aykırılıkların giderilmesi için uygun bir süre vermeden sözleşmeyi doğrudan feshetttiği, bu nedenle kanuna uygun bir fesihten söz edilemeyeceğinden davacının sözleşmenin kalan 4 yılı için uğradığı kar kaybını istemesi mümkün olduğu, kâr mahrumiyetinin hesaplanmasında kesinti yönteminin uygulanması gerektiği, buna göre sözleşme ifa ile bitseydi elde edilmesi muhtemel gelirlerden, davacının yapması gereken tüm zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden önce fesedildiği için sağlanan, bir başka anlatımla tasarruf edilen haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlanacak yada sağlanmaktan kaçınılan kazanç miktarları toplamı indirilerek sonuca gidilmesi gerektiği, bu doğrultuda rapor alındığı, davacının kesin süre içerisinde 2011, 2014 ve 2015 yıllarına ait yevmiye defterleri, 2011 yılına ilişkin defteri kebir, 2011 ila 2015 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ibraz ettiği lakin diğer belgeleri ibraz edemediği, hükme esas alınan ve karar vermeye elverişli raporda da yer aldığı üzere kâr mahrumiyetinin 42.559,73.TL olduğu, davacının kişilik haklarına yada bütünlüğüne saldırı teşkil eden bir eylem bulunmadığı gibi sözleşmeye aykırılığın veya sözleşmenin feshinin tek başına manevi tazminatı gerektirmeyeceğinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaati ile taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı ve davalı tarafın ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-a)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.907,25.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 646,11.TL'nin mahsubu ile bakiye 2.261,14.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07/10/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır