4. Hukuk Dairesi 2025/8834 E. , 2026/2008 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/464 E., 2025/113 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü…
4. Hukuk Dairesi 2025/8834 E. , 2026/2008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/464 E., 2025/113 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ün işleteni, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, 31.05.2013 tarihinde davacının sürücüsü olduğu bisiklete çarpması sonucu davacının yaralanıp %23 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası bulunmayan, davalılardan ...'ün işleteni, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, 31.05.2013 tarihinde davacının sürücüsü olduğu bisiklete çarpması sonucu davacının, yaralanıp %23 oranında malul kaldığını ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 83.388,55 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçenin kaza saatinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından 30.01.2014 tarihinde davalı ... Hesabına başvuru yapıldığını, bu başvuru sonucu davalı tarafından 23.130,00 TL ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğu bulunmadığını, maluliyeti kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli 2015/69 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararı ile zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsü olan davalı ...'ın % 50 oranında kusurlu, davacı sürücünün % 50 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının %37 olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak belirlendiği, davacının maddi zararının 83.389,55 TL olduğunun hesaplandığı, birleşen davanın ticari dava niteliğinde olması ve davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeni ile davalı ... yönünden birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden kusur tespiti ile aktüer raporun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle asıl davada davalılardan ... Sigorta A.Ş. bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... ve ... bakımından davanın kabulü ile 1,00 TL'nin olay tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davalılardan ... bakımından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalılardan ... ve ... bakımından davanın kabulü ile 83.388,55 TL'nin olay tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli 2021/500 E, 2021/604 K sayılı kararı ile 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak getirildiği, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan önce dava açıldığının anlaşılması halinde, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli ve 2021/21911 Esas, 2023/14297 Karar sayılı ilamıyla; "... Somut olayda, davacı vekilinin 30.01.2014 tarihli dilekçesi ile birleşen davada davalı ... Hesabına, davaya konu kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetine ilişkin tazminat talebi için başvuruda bulunduğu, ... tarafından davacıya 23.130,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken birleşen davanın, davalı ... yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak asıl dava yönünden; davacının davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında açmış bulunduğu davanın pasif husumet yokluğundan dava şartı bulunmadığından usulden reddine, davacının davalılar ... ve ... hakkında açmış bulunduğu davanın kabulü ile 1,00 TL'nin olay tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davacının davalılar hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile 83.388,55 TL'nin davalılar ... ve ...'den olay tarihi olan 31.05.2013 tarihinden, davalı ... Hesabından temerrüt tarihi olan 30.01.2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.05.2013 tarihinden itibaren davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmadığını, dosya kapsamında yer alan kusur raporları arasında açık çelişki bulunduğunu, müterafik kusurun değerlendirilmediğini, davacıya hasar aşamasında 17.03.2014 tarihli ibraname ile 30.01.2014 tarihli başvurusuna istinaden 23.130,00 TL ödeme yapıldığını, ibraname ile davacının başkaca bir alacağı kalmadığını, maluliyet oranının yüksek tespit edildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 31.05.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı bisiklet sürücüsünün, asıl davada maddi tazminat ve birleşen davada maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesi "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir. Dosyanın incelenmesinde; davacının birleşen davada manevi tazminat talebini sadece davalılar ... ve ...'a yönlendirdiği halde mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu 26. maddesine aykırı olacak şekilde talep aşılarak karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Hasabına iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.