8. Hukuk Dairesi 2018/2084 E. , 2018/16806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi adli yardım talepli olarak davalı/karşı davacı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı/karşı davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin d
**8. Hukuk Dairesi 2018/2084 E. , 2018/16806 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi adli yardım talepli olarak davalı/karşı davacı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı/karşı davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.10.2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı/karşı davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı.. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilip adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı/karşı davalı vekili, dava konusu 76 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, ancak davalı tarafından vekil edeninin taşınmazına el atıldığını açıklayarak davacının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı /karşı davacı vekili, dava konusu taşınmazın vekil edeni ile davacının annesi ...... Kahveci tarafından birlikte satın alındığını, ancak önce davacının kardeşi ...... Kahveci adına, daha sonra annesi ...... Kahveci adına tescil edildiğini, ......'in ölümü ile de intikal ve taksim suretiyle davacıya kaldığını, taşınmazın davacının ve annesinin onayı ile vekil edeni tarafından kullanıldığını ve taşınmaz üzerine,............... ve sair yapıları yaptığını, ağaçlar diktiğini beyanla, davanın reddini, karşı davanın kabulü ile taşınmaz üzerindeki yapıların ve dikili ağaçların rayiç değerlerinin davalıdan alınmasını ve bu bedeller vekil edenine ödenene kadar taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasını istemiştir. Mahkemece, “asıl dava yönünden; davacı-karşı davalı ... Bayraktar'ın davasının kabulü ile; 76 parsele yönelik 11.475,00 TL (11 yaşından ......... ağaçların bedeli ile su kuyusunun sabit yatırım bedeli) üzerinden davalı-karşı davacıya hapis hakkı tanınmak suretiyle davalı-karşı davacı ...'nin el atmasının önlenmesine ve taşınmazın üzerindeki mevcut tüm yapı ve muhdesatlarla davacı-karşı davalı ... Bayraktar'a teslimine, karşı dava yönünden; davalı-karşı davacı ...'nin davasının kısmen kabul-kısmen reddi ile; 11.475,00 TL (11 yaşından ......... ağaçların bedeli ile su kuyusunun sabit yatırım bedeli) sebepsiz zenginleşme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davacı- karşı davalı ... Bayraktar'dan alınarak davalı-karşı davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı /karşı davalı vekili ile davalı /karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Asıl dava, tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi, karşı dava ise sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Mahkeme tarafından her ne kadar, 11 yaşından ......... ağaçların bedeli ile su kuyusunun sabit yatırım bedeli esas alınmak suretiyle karşı davada hüküm tesis edilmiş ve bu bedel üzerinden davalı / karşı davacı lehine hapis hakkı tanınmış ise de, tapu kayıtlarını doğrulayan davalı / karşı davacı beyanlarından ve bu beyanları teyit eden tanık anlatımlarından, karşı davaya ve hapis hakkına konu edilen yapıların ve ağaçların 1991 yıllarından itibaren, davacının murisinin ve davacının rızası ile peyder pey yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davaya konu edilen yapıların yapılmasında ve ağaçların dikilmesinde davalı / karşı davacının iyiniyetli olduğunun kabulü ile hüküm tesisi gerekirken, yazılı olduğu üzere sadece 11 yaşından ......... ağaçların bedeli ve su kuyusu esas alınmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Kabule göre ise, mahkeme tarafından, asıl davada, davalı / karşı davacı lehine hapis hakkı tanınmasına hükmedilmiş, karşı davada ise, hapis hakkı tanınan bedelin davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasına rağmen, bu bedellerin aynı bedeller olduğu yönünde hükümde bir açıklamaya yer verilmemekle, hükmün infazında mükerrerlik ihtimali meydana getirilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı/karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı/karşı davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı ...'ye iadesine, 04.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.