Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmel
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davalılarca oluşturulan Adi Ortaklık aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibine konu faturalarda yer alan 5.731.728,64 TL tutarındaki malzemeleri temin ederek, davalı adi ortaklık yetkililerine imza karşılığında muhtelif tarih ve seri numaralı irsaliyeler ile teslim edildiğini, malzemelere ait faturaların tanzim edilerek 10.04.2015 tarihinde davalılara tebliğ edildiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkil şirketin, fatura bedellerinin tahsili amacı ile davalılar aleyhine Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/23083 Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davalıların fatura içeriklerine 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmemeleri ve fatura konusu malları teslim alıp kullanmalarına rağmen alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiklerini, davalı adi ortaklığa teslim edilen fatura içeriği malzemelerin, adi ortaklık ile aralarındaki 28.06.2013 tarihli taşeron sözleşmesinden bağımsız şekilde satılan malzemeler olduğunu belirtilerek itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen takibe konu faturalara müvekkilince TTK 21.maddede öngörülen sürede itiraz edilmediği yönündeki davacı iddiasının doğru olmadığını, 10.04.2015 tarihinde müvekkillerine teslim edildiği iddia edilen faturaların 20.04.2015 tarihli ihtarname ekinde davacıya iade edildiğini, davacı, dava dilekçesinde ihtarname tarihinin 22.04.2015 olduğunu iddia etmekte ise de, bunun böyle olmadığının tespiti açısından mahkemece noterliğe yazı yazılmasını talep ettiklerini, faturalara süresi içerisinde itiraz edildiği için fatura içeriklerinin kesinleşmediğini, ispat külfetinin yer değiştirerek davacıya geçtiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde takibe konu faturaların müvekkili şirketin ticari kayıtlarında intikal ettirilmediğinin görüleceğini, davacının faturalara konu malzemelerin 28.06.2013 tarihli taşeron sözleşmesinden bağımsız şekilde satıldığını iddia etmiş ise de, müvekkili şirketler ile davalı arasında satıma dayalı akdi bir ilişki bulunmadığını, fatura düzenleyen tacirin 6102 sayılı TTK'nun 21.maddesinin 2.fıkrasında anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişkin bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerektiğini, sadece fatura düzenlenmiş olmasının akdi ilişkinin varlığını ispatlayamayacağını, müvekkilleri adi ortaklık ile davacı yan arasında akdedilen "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hizmet Binası inşaatı” işine ilişkin sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen işlerin, ana malzemeler, işçilik, nakliye ve sarf malzemeleri v.b. dahil her şeyin fiyata dahil olduğunu, 4.madde de sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel olduğunun düzenlendiğini, takibe konu faturalar ve sevk irsaliyelerinde teslim edildiği gösterilen malların, 28.06.2013 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından sözleşme konusu imalatlarda kullanıldığını ve bedelinin hak edişler karşılığında davacıya ödendiğini, davacının hak edişler kapsamında bedelini, tahsil ettiği malzemeler için ayrıca icra takibine girişerek, aynı malzeme için iki defa tahsilat yapmayı amaçladığını, davacının taşeron sözleşmesi kapsamında üstlendiği işlerde kullanacağı malzemelerini şantiye sahasına getirdiğini, ancak işleri tamamlamadan iş yerini terk ettiğini, müvekkil şirketler tarafından işe devam etmesi aksi halde sözleşmenin 6. maddesi gereğince feshedileceğinin 29.12.2014 tarihli noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, davacının işyerini terk etmesi üzerine Ankara ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/5 D. İş sayılı dosyasında 14.01.2015 tarihinde keşif yapılarak davacının yarım bıraktığı işlerin tespit ettirildiğini, davacının iş sahasını terk etmesinden aylar sonra takip konusu faturaları düzenlediğini, davacının yüklendiği işleri tamamlamadan iş yerini terk etmiş olması nedeniyle kalan işlerin davacı nam ve hesabına müvekkil şirketlerce ilave masraflar yapılarak üçüncü kişilere tamamlattırıldığını, işyerini terk ederek sözleşmeyi fesih eden davacının bu tutumu nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zararlar için tazminat davası açma hakkının saklı olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.BİRLEŞEN ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/230 ESAS SAYILI DAVASINDA;DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların oluşturduğu Adi Ortaklık arasında 18.900.000,00 TL (KDV Hariç) bedelli 28.06.2013 tarihli Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların haksız olarak sözleşmeyi fesh ettiklerini, sözleşme, iş bu sözleşmeye ek olarak yapılmış olan %10 keşif artışı ve ikmal ihalesi kapsamında yapılmış işlere ilişkin ödenmemiş bedellerin ve haksız olarak nakde çevrilmiş olan 1.200.000,00 TL değerindeki teminat mektubu bedelinin davalılardan tahsili için başlatılan Ankara ... İcra Müdürlüğünün 2015/23085 Esas sayılı icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.