Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından 09/08/2018 ... ... Müdürlüğü Hizmet sahası içinde bulunan ... İlçesi ... Mahallesi. ... Sk. No... adresinde ... tarafından yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağılım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, iş bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gide
davacılara verildiği ileri sürülen doğrudan ve dolaylı zararın tazmini, ayrıca asıl davada manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davada, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili ile dava dışı şirkete verilmesine, davacının doğrudan zarar istemi ile manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen İstanbul 4. ATM 2014/123 E sayılı davasında; davalı ... yönünden davanın reddine , diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 1.000 er TL tazminatın kabulü ile toplam 2.000 TL tazminatın davalılardan alınarak dava dışı şirkete verilmesine, birleşen İstanbul 4. ATM 2014/1481 E sayılı davasında; TTK 558 maddesi gereğince 6 aylık hak düşürücü sürede dava açılmadığından ve davalı ... ve ... yönetim kurulu üyesi olmadıklarından taraf sıfatları bulunmadığından, davalılar ..., ..., ... 15.05.2013 tarihinde yönetim kurulu üyesi olup dava şartı yokluğu nedini ile davanını usulden reddine karar verildiği, asıl davada verilen hüküm yönünden asıl davada davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkkilinin ve davalıların ... San. A.Ş.’nin ortakları olduğunu, davacının şirkette %25 pay sahibi ortak olduğunu, Şirketin yönetim kurulu başkanı ve ortağı olan ...’ un Bakırköy ....noterliğinin 13 Mart 2013 tarihli ihtarname ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, yine Bakırköy .... Noterliği vasıtasıyla gönderdiği ihtarname ile şirket yöneticileri hakkında iddialarda bulunduğunu,Yönetim kurulu üyesi ...'nun Beyoğlu .... Noterliğinin 1 Nisan 2013 tarihli ihtarnamesini kardeşi ... hariç tüm ortaklara göndererek, finans kasa sorumlusu ...’ un görevi süresince şirket kasasını şahsi işleri için kullandığını, şirketten istifa ettiği gün şirket hesabından 245.000,00 USD para çektiğini iddia ettiğini,Şirketin yönetim kurulunda bulunmayan davacı ... yönetim kurulu üyelerinin birbirleri aleyhine yönelttikleri yolsuzluk iddialarıyla dolu ihtarnameleri tebliğ alınca şirketin içinde bulunduğu finansal ve yönetsel bunalımı öğrendiğini, Beyoğlu .... Noterliğinin 26 Mart 2013 tarihli ihtarnamesini keşide ederek; yönetim kurulu üyeleri hakkındaki iddiaların ve varsa zararın profesyonel bir yeminli mali müşavir tarafından yapılacak incelemeyle araştırılmasının gerektiğini ortaklara bildirdiğini, şirket yönetiminin yapılan ihtara rağmen genel kurul toplantısı yapmak ve şirketle ilgili gereken bilgileri vermekten imtina ettiğini, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/125 E. sayılı dosyası ile açılan dava sonunda genel kurulun yapılmasının sağlandığını, 21 Mayıs 2013 tarih ve 8324 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan 10 Mayıs 2013 tarihli genel kurul toplantısında, ... tarafından hile denetimi yapılmasına izin verilmesi şartıyla şirket yönetim kurulu üyeliğine ..., ... ve ...’nın getirildiğini, şirketin hesabı ve kredi ilişkisi bulunan tüm banka yöneticilerinin bizzat genel kurul toplantısına katılarak, şirketin içinde bulunduğu finansal zorlukları müvekkiline ve diğer ortaklara aktardıklarını, ... tarafından Tümka'nın kullandığı kredi hesabının kat edildiğini ve kredi teminatı olarak üzerine ipotek konan İstanbul Amavutköy İlçesi ... Mah. ... Mevkii Ada ... Parsel ... adresinde kain 8631 m2 yüzölçümlü bahçeli kargir fabrika niteliğindeki gayrimenkulün paraya çevrilmesi için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... dosyasında icra emri gönderildiğini, 27 Haziran 2013 tarihinde müvekkilinin, ... ve ... arasında yapılan toplantıda ...’un şirketi kurtarabileceğini, bunun için Tümka'yı tek başına yönetmesi gerektiğini, bankaları ikna edebileceğini ve ... tarafından başlatılmış olan takibi durduracağını taahhüt ettiğini,Şirket tarafından Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/508 Esas numaralı dosyasında eski yönetim kurulu üyelerinden davalı ... ve ... ve ... aleyhine sorumluluk davasının açıldığını, mahkeme tarafından yetkisizlik karan verildiğini, Mayıs 2013 tarihinden sonra 2010, 2011, 2012 ve 30.06.2013 finansal dönemleri için ...A.Ş. tarafından yapılan inceleme sonunda hazırlanan 03 Eylül 2013 tarihli denetim raporunda; şirkette meydana gelmiş olan suiistimallerin temin edilen evraklar ve bilgi çerçevesinde belirlendiğini, Hile Denetim Raporu'nda yer alan bulgularla usulsüzlüklerin tüm yönetim kurulu üyelerinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin ortaya çıktığını, bu sebeple 9 Ekim 2013 tarihinde yapılan 2012 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında, davacı müvekkilinin hem şirkete ait finansal tabloları kabul etmediğini hem de yönetim kurulunu ibra etmediğini, ... tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen raporda; Gerçekte var olmayan ancak hesaplarda gizlenen 13.733.093,45 TL tutarında fiktif çek tespit edildiğini, kasada olmadığı anlaşılan 1.266.279,49 TL’nin şirket tarafından kasa hesabından çıkartılarak şüpheli alacaklar hesabın aktarıldığını, 31.12.2010 tarihinde mamul stokları hesabından 5.343.649,04 TL tutarındaki mamul stokunun azaltılarak Tesis Makine Cihazlar ve Demirbaşlar hesabına eklendiğini, Davalı yönetim kurulu üyelerinin beş yıl sonra şirkete iade edeceklerini taahhüt ederek İstanbul İli ... ilçesi .... Mahallesi ... Mevkii Pafta No ... Ada No ... Parsel No T de kain 11.367,03 m2 arsayı şirketten sağlanan parayla yarı hissesi ... yarı hissesi ise ...’na ait olmak üzere satın aldıklarını, 5 yıllık sürenin sona ermesini takiben 27.12.2012 tarihinde ... ve ...'nun söz konusu gayrimenkulü tapu kayıtalarına göre 4.770.000,00 TL bedel üzerinden ,,, Kablo'ya sattıklarını, davalı yöneticilerin müvekkiline ve şirkete verdikleri zararın şirketin parasıyla aldıkları gayrimenkulü şirkete satarak haksız kazanç elde etmekle kalmayıp, vergisel avantaj sağlamak için yaptıklarını iddia ettikleri bu plan sebebiyle tapuda şahıslara ait görünen gayrimenkul üzerinde şirket lehine üst hakkı tesis edildiğini, şirkete kiralandığını, ...’a 27.12.2012 tarih ve 16361 nolu muhasebe kaydı ile Hadımköy Fabrika Arsası için şirket kasasından 1.050.000,00 TL ödeme yapıldığını, aynı tarihte ... emrine de 1.050.000,00 TL tutarında 15.04.2013 vadeli ... çeki keşide edildiğini ve çekin 16.04.2013 tarihinde bankadan nakden tahsil edildiğini, söz konusu ödemelere ilaveten Hadımköy fabrika arsasına ilişkin ödeme olarak şirketten ortaklara 2012 yılı içerisinde ...’a 1.884.541,60 TL, ...’na da 817.847,98 TL’nin avans olarak ödendiğini, ... ve ...’nun şirketin parasıyla aldıkları Gayrimenkul üzerinden görevlerini suiistimal ederek 2.100.000,00 TL+ 2.702.389,58 TL = 4.802.389,58 TL tutarında haksız kazanç elde ettiklerini,İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii Pafta No ... Ada No ... Parsel No 3’ de kain 6.480,96 m2 arsanın fabrika binasının bir kısmı ve civarının) mülkiyetinin halen 1/2 şer payla ..., ...’ a ait olduğunu, söz konusu arsanın mülkiyetinin bila bedel derhal Şirket’e iade edilmesi gerektiğini,Fabrika binasına ilaveten 2012 yılında davalı Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirket için ve şirket malvarlığını kullanarak İstanbul, Beyoğlu, ... Mahallesinde bulunan;-Pafta No: K... Ada No: ... Parsel No:2 Parsel No:3 ve Parsel no:5’ te kain iki arsayı ... üzerine 17.07.2012 de satın aldığını;- Pafta No: K... Ada No: ... Parsel No:2 Parsel No:10’ de kain iki arsayı ... üzerine 11.07.2012 de satın aldığını; 2012 yılı içinde tüm davalı yönetim kurulu üyelerinin aktif olarak görevlerinin başındayken bir kısım personele herhangi bir kıdem tazminatı veya ikramiye zorunluluğu olmaksızın avans olarak 744.000,00 TL gibi ödeme yapıldığını,Şirketin 2012 yılında gerçekleştirilen vergi incelemesi esnasında, şirket envanterinde kayıtlı gayrimenkulün 30 yıllık amortismana tabi tutulması gerekirken 10 yıllık amortismana tabi tutulması sonucu 1.600.000,00 TL vergi cezası kesildiğini ve şirket tarafından ödendiğini, Yönetim Kurulu Üyelerinin vergi kanunlarına aykırı şekilde finansal kayıtlar tutmak suretiyle şirkete zarar verdiklerinin tespit edildiğini,Şirket murakıbı ...’in yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan usulsüz iş ve işlemleri konusunda, şirket ortaklarını bilgilendirmediğini, TTK uyarınca denetim görevini yerine getirmediğini, bu nedenle şirket zararlarından yönetim kurulu üyeleriyle birlikte sorumlu olduğunu belirterek ; ... San. A.Ş.’nin davalı yönetim kurulu üyeleri ile denetçisinin yetkilerini kötüye kullanıldıkları, görevlerini ihmal ettikleri, şirketi ve davacı pay sahibini hem doğrudan hem de dolaylı olarak zarara uğrattıklarını bu nedenle ;Her türlü hukuki ve cezai haklar saklı kalmak üzere şirkette yönetim, temsil, ilzam ve denetim yetkisine sahip davalıların görev sürelerince Şirket'e verdikleri zararlar ile mahrum kalınan kâr dahil, doğrudan zararın da tespit edilip davalılardan müteselsilen tazmin edilmesine, tespit ettirilecek zarar miktarına göre değiştirilmek ve artırılmak üzere belirsiz alacak şeklinde, şimdilik davalıların her birinin Şirket'e verdikleri zararlar için 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile Şirket'e ödenmesine, doğrudan davacıya verdikleri zararlar için 10.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ...’nun şirket içerisinde ... başkanlığındaki yönetim kurulunda üye olarak 2012 yılına kadar görev aldığını, ...'un istifasından sonra ise yönetim kurulu başkanı olarak 27 Haziran 2013 yılına kadar görevde kaldığını, dava tarihi itibariyle ...'nun şirket içerisinde hissedarlık dışında özel bir sıfatı bulunmadığını, Müvekkili ..., şirket nezdinde oluşan zararın farkına vararak yönetim kurulu başkanlığı makamından şirket içerisinde meydana gelen bu zararlara ilişkin cevap almaya çalıştığını, ancak başarılı olamadığını, Şirketin batma noktasına geldiğinin farkına varan müvekkilinin, davacı ... de aralarında olduğu diğer hissedarları bu durumdan haberdar ettiğini, bunun üzerine hissedarların aldıkları kararlar ile dünya markası bir şirket konumunda olan ve günden güne zarara uğrayan şirketi tekrar kâr eden bir kuruluş haline getirmek amacıyla gerekli tedbirleri almaya çalıştıklarını,Davalı ...'un yetkilerinin kısıtlandığını, ...’un Bakırköy .... Noterliği vasıtasıyla 13 Mart 2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile şirketteki tüm yetkilerinden istifa ettiğini, oluşan yönetim boşluğunu kapatmak amacıyla yeni düzen alındığını, müvekkilinin yönetimde kaldığı 4 ay boyunca şirketi tekrar kâr eden bir kuruluş haline getirmek için uğraştığını, müvekkili ...’nun 2011 yılı dahil olmak üzere yer aldığı bütün yönetim kurulu üyeleri dönemlerinde genel kurul tarafından ibra edildiğini, hal böyle olunca 2011 yılı ve öncesinde müvekkilinin şirket zararı konusunda herhangi bir şekilde sorumlu tutulamayacağını,Davacının iddialarının birçoğunu dayandırdığı ...' den alınan raporun yanlı ve eksik bilgiler doğrultusunda hazırlandığını, bahse konu raporu kesinlikle kabul etmediklerini ve işbu davada delil olarak değerlendirmeye alınmamasını talep ettiklerini,Şirket içerisinde hiçbir zaman yönetim kurulu üyeleri arasında görev paylaşımı yapılmadığını, şirket esas sözleşmesinde hüküm olmadığı gibi, yapılan genel kurul veya yönetim kurulu toplantılarında da karar alınmadığını, raporun yönetim kurulunun ...'a bırakılmasından sonra yazıldığını, şirket kasasının anahtarının daima ...'ta olduğunu ve şirketin bilançolarının hazırlanmasının sorumluluğunun kendisinde bulunduğunu, Büyükçekmece .... Noterliği 25 Mart 2013 tarihli ... yevmiye numaralı ve 26 Mart 2013 tarihli ... yevmiye numaralı tutanakları kasa sayımı yaptırıldığını ve kasa içerisinde olması gereken tutar ile gerçekte olan tutar arasında açığın tespit edildiğini, noter sayımı sırasında görüntülü kayıt yapıldığını, Tek Kablo Kırma Sanayinin dışarıdan da mal alım ve satımlarında bulunan bir şirket olduğunu, sadece ... ile çalışmadığını,... ile Tek Kablo arasında yapılan alım satımlarda rakamların her zaman örtüşmemesinin bazı yıllarda daha yüksek çıkmasının anlaşılabilir bir durum olduğunu, ... örtülü kâr aktarımı amacıyla kurulmuş bir şirket olmadığını, bir çok müşterisi olan ve bir çok şirkete mal satan bağımsız bir şirket olduğunu ve tek müşterisinin ... Kablo olmadığını, kimi yıllarda ... bakır olarak dönüştürdüğü hurda kabloların hacmi yetmeyince dışarıdan bakır alımı yaparak müşteriye sattığını, hal böyle olunca maliyetin daha da yükseldiğini, Davacının 5 yıl sonra ...’ya iade edileceği taahhüdü ile alınan İstanbul ili ... ilçesi ... Mah. ... Mevkii Pafta No ... Ada No ... Parsel No:T de kain 11.367,03 m2 arsadan bahsettiğini, arsanın 5 yıl taahhüdü ile alınmadığını, böyle bir taahhütte de bulunulmadığını, arsa için ödenen paranın şirketten hangi yolla alındığını davacının açıklamadığını, Sütlüce de yer alan arsaların alımında Tümka Kablo hissedarlarının haberinin ve onayının olduğunu, arsa alım ve satımının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, vergi cezası hususunda ... ve ...’ nun bulunduğu yönetim kurulunun bir sorumluluğunun olmadığını, zira ... muhasebe müdürü ... bu yanlışlığı kendisinin yaptığına dair imzalı beyanının bulunduğunu, ...’ in bu beyanını Denetmen ...’ e yaptığını; Dava dışı ... ile davacının hissedarı oldukları Tüm Elektrik ve Tümkar Elektrik şirketlerine ait ....' dan kesilen vade farkına ilişkin yüksek meblağ faturalarının diğer davalı ... kanalıyla yok edildiğini, hem devletin hem de Tümka kablo nun ciddi boyutta zarara uğratıldığını, Davacı ... nin ve dostlukları uzun yılları devirmiş olan dava dışı ...' un hissedarı oldukları Tüm Elektrik ve Tümkar Elektrik şirketleri ile Tümka Kablo arasında uzun yıllardır süre gelen cari hesap ilişkisi bulunduğunu,Tüm Elektrik ve Tümkar Elektrik’in borçlarının ...; ya hiç ödenmemiş veya geç ödenerek vade farkı yaratıldığını, bu iki şirket adına Tümka Kablo'dan vade farklarının toplamına ilişkin fatura kesilerek Beyoğlu .... Noterliği kanalıyla ihtarname gönderildiğini, borçlu ... kesinlikle borçları kabul etmediğini, Beyoğlu .... Noterliği 09 Nisan 2013 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı Temlik Sözleşmelerinin incelenmesinde davacı ... nin toplamda 6.000.000 TL Tümka Kablo' yu dolandırdığının görüleceğini, konunun aydınlatılması için her üç şirket ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi heyetince inceleme yapılması gerektiğini;Davacının hissedarı olduğu Tüm Elektrik şirketinin Tümka Kablo' ya olan 7.000.000 TL tutarındaki borcunu ödemediğini ,Tümka nın ise yaklaşık 20 senedir alışveriş içerisinde olduğu ... A.Ş.' ine bu borcu temlik ettiğini, ancak Tüm Elektrik meblağı ödemediği için, ... A.Ş nin Tümka nın teminat mektuplarını bozduğunu, bozulan teminat mektupları konusunda ... A.Ş.' den bilgi istenmesi gerektiğini ...'den alınan rapora dayanarak şirkette çalışan bazı elemanlara hukuka aykırı ödemelerin yapıldığı iddia edilen 2012 yılında davalı ...' un yönetim kurulu başkanı olup müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, Davacı ... ile davalı ...' un şirket nezdinde yaratılan zarardan diğer dava dışı hissedar ... ile müşterek hareket ederek, ... Kablo'nun Arnavutköy'de yer alan üretim binasını basıp müvekkillerini hisse devrine zorladıklarını,belirterek yetkisizlik kararı verilmesine, ihtiyati tedbir isteminin reddine, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’ nun ... A.Ş.’ nin şuan ki hissedarları arasında bulunduğunu, müvekkilinin 28 Temmuz 2011’ den itibaren yönetim kurulu üyeliğinde yer aldığını, bu durumun 27 Haziran 2013 tarihine kadar sürdüğünü, şuan da müvekkili ...’ nun şirket içerisinde hissedarlık sıfatı dışında özel bir hususta görevinin bulunmadığını belirterek yetkisizlik kararı verilerek, ihtiyati tedbir isteminin reddine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddini istediğini, davaya konu edilen işlemler ile ilgili olarak zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, süresi içinde açılmayan davanın bu yönden de kendisi yönünden reddi gerektiğini; iş bu davada her ne kadar tarafına izafe edilebilecek bir kusur yok ise de iş bu davanın açılması içinTTK 341 vd. maddelerindeki dava şartlarının yerine getirilmediğini, hakkındaki tüm iddiaları reddettiğini, denetim sırasında edindiği bilgileri genel kurullarda olumlu-olumsuz tüm tespitlerini ortaklara söylediğini; görev yaptığı tüm süre ile ilgili olarak başta davacının oyu olmak üzere tüm ortakların ortak iradesi ile ibra edildiğini, bu davanın açılmasının hukuken mümkün olmadığını, 10/08/2012 Tarihinde murakıplık görevinden istifa ettiğini 2012 yılı ile ilgili sorumluluğunun olmadığını, 6762 sayılı TTK’nın 309-341-359 yeni 6102 TTK’nın 554. maddeleri uyarınca hakkında yapılan suçlamalara karşı hukuk ve ceza davası açma hakkının saklı kalmak kaydıyla, davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, özetle;Dava dilekçesinin içeriğinin HMK'nın 119. maddesine uygun olmadığını, hangi maddi vakalara dayanıldığının belirtilmediğini, davanın HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığını, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, Esasa ilişkin olarak; müvekkili ...'un şirketten alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin çabaları sonucu 14 banka ile protokol imzalandığını, şirketin yeniden doğal akışına geldiğini ve üretime başlandığını, müvekkilinin şirketin içini boşaltmaya değil aksine şirketi ayakta tutmaya çalıştığını, davalıların yönetimde olduğu dönem ile müvekkilinin yönetimde olduğu dönemde bu durumun ortaya çıkacağını, davacının mal varlığında hiç bir azalma olmadığını, söz konusu davanın şirket namına açılması ve tazminatın şirkete verilmek üzere istenmesi gerektiğini, müvekkili bakımından yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunu gerektiren şartların mevcut olmadığını, şirketin zarara uğramasına kusurlu şekilde sebebiyet veren diğer davalı yönetim kurulu üyeleri olduğunu, müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuken kabul edilebilir olmadığını, müteselsil sorumluluk şartlarının mevcut olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.