T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/875 - 2025/1183 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/875 KARAR NO : 2025/1183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2024 NUMARASI : 2022/1303 Esas 2024/687 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/10/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/875 - 2025/1183 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/875 KARAR NO : 2025/1183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2024 NUMARASI : 2022/1303 Esas 2024/687 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.06.2022 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada, müvekkilinin sol bacak kaval kemiğinin kırıldığını, Ankara Şehir Hastanesinde cerrahi operasyon uygulandığını, platin ve vida takıldığını, kalıcı olarak engelli hale geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza yapa aracın Cumhurbaşkanlığı adına kayıtlı olması sebebiyle davalı Maliye Hazinesinin de araç işleteni sıfatıyla diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin çalışamadan geçirdiği geçici iş göremezlik süresi kazanç kaybı için 1.000,00-TL, çalışma gücünün sürekli azalmasından doğan zararlar için 1.000,00 TL, kaza sebebiyle yapılan ve yapılması zorunlu tedavi giderleri için 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ile Maliye Hazinesinden olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım/ıslah dilekçesinde; 1.000 TL olan sürekli tam iş gücü tazminatı talebini, bilirkişi raporunda hesaplanan 492.887,23 TL'den sigorta poliçesindeki sakatlık başına teminat limiti olan 430.000,00 TL düşülmek suretiyle, (492.887,23 - 430.000,00= 62.887,23) hesaplanan 62.887,23 TL'ye; 1.000,00 TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik tazminatını 40.765,17 TL artırarak, bilirkişi raporunda hesaplanan 41.765,17 TL'ye; 1.000,00 TL olarak talep edilen tedavi gideri alacağını 290,00 TL artırarak, bilirkişi raporunda hesaplanan 1.290,00 TL'ye yükseltmiş, ayrıca bilirkişi raporunda hesaplanan 1.617,30 TL ulaşım gideri ve 4.119,75 TL refakatçi gideri alacağı ile 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve aracın işleteni sıfatıyla Maliye Hazinesinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 08.08.2023 tarihli dilekçesinde; davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye yönelttikleri tüm tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddedileceğini, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespiti için Erişinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda sağlık kurulu raporu alınmasını talep ettiklerini, dosyanın maluliyet oranın tespiti için İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesine, kusur oranlarının tespiti için de İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine sevkinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı davanın hak düşürücü süre, yetkisizlik, husumet, usul ve esastan reddini talep ettiklerini, davacının talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, haksız eylemi gerçekleştirenin müvekkili kurum olmadığını, sorumluluklarının bulunmadığını, davada taraf sıfatının T.C Cumhurbaşkanlığında olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararın bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davayı kabul etmediklerini, usule ilişkin zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, husumet, derdestlik, yetki yönünden itirazda bulunduklarını, davadan önce TTK 5/A maddesi uyarınca, müvekkiline karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının kazanın meydana gelmesinde tam ve ağır kusurlu olduğunu, kazaya ve zarara kendisinin sebebiyet verdiğini, bu durumun kaza tespit tutanağında da belirtildiğini, mahkemece kusur durumunun tespitine ilişkin olarak keşif yapılmasını talep ettiklerini, davacının belirttiği gibi aylar süren iş göremezlik hali meydana gelmediğini, engel halinin bulunmadığını, müvekkili ile ailesinin kazadan sonra davacı ile ilgilendiğini, maddi ve manevi destek olduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kazada davacının %25, davalı tarafın %75 kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle %8 malul kalacak, 1 ay bakıcı ihtiyacı olacak ve 9 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, Maliye Hazinesine karşı açılan dava yönünden ise, davaya sebebiyet veren aracın trafik tescil kayıtlarından sahibinin T.C Cumhurbaşkanlığı Milli İstihbarat Teşkilatı-Tüzel Kişi adına kayıtlı olduğu, Milli İstihbarat Başkanlığının 63683976 detsis numarasıyla ayrı devlet tüzel kişiliği bulunduğu (www.detsis.gov.tr) bu nedenle husumetin işleten sıfatıyla ona yöneltilmesi gerektiği ve davalı Maliye Hazinesinin işleten sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından bu davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davalı ...’ne karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası yönünden ise, 10.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının % 8 oranında malul kaldığı ve %25 oranında kusurlu olduğu, davacı ... için davalının %75 kusuruna göre; 41.765,17-TL geçici tam iş gücü kaybı, sigorta ödemesi mahsup edilerek 254.730,75 TL bakiye sürekli kısmi iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 4.119,75 TL bakıcı gideri, 1.290,00 TL tedavi gideri tazminatı, 1.617,30 TL ulaşım gideri zararının bulunduğu, her ne kadar araç sürücüsü poliçe limiti kadar değil de sigortanın yaptığı ödeme kadar borçtan kurtulmuşsa da, davacının ıslah dilekçesi gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak 62.887,23-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 41.765,17 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.290,00 TL tedavi gideri tazminatı, 1.617,30 TL ulaşım gideri tazminatı, 4.119,75 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...’nden tahsiline karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre, manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından; “Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE; 1)Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan maddi tazminat talepli davanın feragat nedeniyle reddine, 2)Davalı Maliye Hazinesine karşı açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3)Davalı ...'ne karşı açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın kabulü ile; 62.887,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 41.765,17 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.290,00 TL tedavi gideri tazminatı, 1.617,30 TL ulaşım gideri tazminatı, 4.119,75 TL bakıcı gideri tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 161.679,45 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hazine yönünden davanın reddinin doğru olmadığını zira kaza tutanağında araç sahibi olarak C.Başkanlığı yazdığını, bu davalıya karşı dava açılmasında kusurları bulunmadığını, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını, tarafı düzeltmek için taraflarına süre verilmesi gerektiğini, ayrıca belgesiz tedavi gideri tazminatının da eksik hesaplandığını, bu yönde doktor bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalıya verilen kusuru kabul etmediklerini, asıl kusurun davacıda olduğunu, ayrıca davacı dizlik taksaydı bacaklarından yaralanmayacağını, ayrıca sigortanın ödemesine ilişkin belgeler ve ibraname getirtilmeden sadece davacının beyanı esas alınarak, yapılan ödemenin sadece sürekli işgöremezlik tazminatından düşülmesinin de doğru olmadığını, sağlık giderleri ile ölüm ve sakatlık teminatı limitlerinin ayrı ayrı 430.000,00 TL olduğunu, geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinin sağlık gideri teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla sigorta ödemesinin eksik mahsup edildiğini ve sigorta ödemesinden sonra davalı aleyhine fazla tazminata hükmedildiğini, yine hükmedilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararlardan; zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Müteselsil borçlularda borcun sona ermesini düzenleyen TBK'nın 166. maddesinde; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiş, bu doğrultuda müteselsil borç nedeniyle alacaklıya halef olmayı düzenleyen TBK'nın 168/2 maddesinde de; "Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." denilerek, bir borçlu lehine yapılacak olan iyileştirmenin, diğer borçluların aleyhine olması halinde, iyileştirmenin aleyhine olduğu, diğer borçluların da bundan istifade edeceği kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı vekili tarafından sigorta tarafından ödeme yapılması nedeniyle sigortaya yönelik davadan feragat edildiği, 07/08/2023 tarihli iki ayrı ödeme dekontundan toplam 257.496,38TL (200.000,00TL+57.496,38 TL) ödeme yapıldığı anlaşılmış, ancak davacı vekilinin beyan dilekçesinde ise toplam ödemenin 238.156,48TL olarak belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu beyan esas alınarak ve ödemenin sadece sürekli işgöremezlik tazminatına yönelik olduğu kabul edilerek hesap yapıldığı görülmüştür. Davadan feragat borcu sona erdiren bir irade beyanı olup, kural olarak feragat edilen borçlu yönünden hüküm ifade etmekle birlikte, borçluların müteselsil sorumluluğunun bulunduğu hallerde, müteselsil borçlular ancak durumun ve borcun niteliği elverdiği ölçüde veya feragat ile borçlulardan birinin durumunu diğerlerinin zararına iyileştirmiş ise feragatten istifade edebilirler. Aksi takdirde, feragat ancak yapılan kişi lehine sonuç doğurur. Dosya kapsamında davacı, müşterek müteselsil borçlulardan, ... Sigorta A.Ş. hakkındaki sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri ve kazanç kaybı ve sigorta şirketine yönelik dava dilekçesindeki tüm tazminat taleplerinden feragat etmiş olup, 2918 Sayılı Yasanın 91. maddesi gereğince sigorta şirketi, işletenin sorumluluğunu üstlendiğinden, sigorta şirketi ifâda bulunsun ya da bulunmasın yapılan feragat işletenin yararına olup işletene de sirayet edeceğinden işleten de sigorta teminat limiti ile sınırlı olarak (sigorta limitini aşan zarar varsa bu kısım hariç) borcundan kurulacaktır. Sürücü açısından ise, sigorta şirketi sürücünün sorumluluğunu üstlenmediğinden, sigorta şirketi hakkında davadan feragat edilmesi halinde, sürücü kusurundan kaynaklanan zararlarında, sürücünün zararına sigorta şirketinin durumunun iyileştirilmesi mahiyetinde olmadığından, sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat edilmiş olması durumunda, sürücü yapılan ödeme var ise ancak ödeme yapılan miktar ile sınırlı olarak borcundan kurtulur. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2019/5845E. 2020/3050 K., 2016/18007 E. 2019/7784 K.) Somut olayda; davacı vekili tarafından sunulan 03/12/2023 tarihli dilekçe ekindeki ödeme dekontlarında davacı vekilinin hesabına 07/08/2023 tarihli iki ayrı ödeme dekontu ile toplam 257.496,38TL (200.000 TL+57.496,38 TL) ödeme yapıldığı anlaşılmış olup bilirkişi raporunda ise ödemenin 223.756,38 TL olduğu kabul edilerek ve bu ödemenin güncellenmesi sonucu neticeten hesaplanan sürekli işgöremezlik tazminatından 238.156,48 TL’nin mahsup edildiği, bu haliyle makbuzdaki miktarla bilirkişi raporundaki miktarların uyuşmadığı, raporun bu haliyle karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda; mahkemece hasar dosyası getirtilip davacıya hangi zarar kalemi için ne miktarda ve hangi tarihte ödeme yapıldığı netleştirilerek ve yukarıda açıklandığı üzere sigortanın yaptığı ödemenin davalı-istinaf eden sürücüyü ancak ödeme miktarı kadar borçtan kurtaracağı ve yargılama sırasında yapılan ödemenin güncellenmeden mahsubu gerekeceği ancak davadan önce ödeme varsa bu miktarın güncellenerek mahsubu gerekeceği de nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yine davacı tarafından da tedavi gideri olarak yapılan ve yapılması gereken tedavi giderinin tazminat olarak talep edildiği, mahkemece hükme esas alınan raporda yapılan/belgeli tedavi giderleri hesaplanmış olup başkaca yapılması gereken/belgesiz tedavi gideri olup olmadığı konusunda bir görüş belirtilmemiş olup, bu yönüyle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar veriliğinden, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan hususlardaki (hasar dosyası getirtilip davacıya hangi zarar kalemi için ne miktarda ve hangi tarihte ödeme yapıldığı netleştirilerek ve yukarıda açıklandığı üzere sigortanın yaptığı ödemenin davalı-istinaf eden sürücüyü ancak ödeme miktarı kadar borçtan kurtaracağı ve yargılama sırasında yapılan ödemenin güncellenmeden mahsubu gerekeceği, ancak davadan önce ödeme varsa bu miktarın güncellenerek mahsubu gerekeceği de nazara alınarak ve yine davacının belgelendiremediği ancak yaralanması/tedavisi nedeniyle yapılması gereken-belgesiz tedavi gideri bulunup bulunmadığını da belirtir şekilde rapor alınarak eksiklikler giderilerek sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre istinaf edenler vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/06/2024 tarihli, 2022/1303 Esas - 2024/687 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Alanya İcra Dairesinin 2024/17887 Esas sayılı dosyasına depo edilen 295.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.