1. Hukuk Dairesi 2014/18361 E. , 2017/3696 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir…
**1. Hukuk Dairesi 2014/18361 E. , 2017/3696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, çekişme konusu taşınmazlardan 208 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ... adına; 209 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tespit edilmesine rağmen tapuya tescil esnasında parsel numaralarının hatalı olarak ters yazıldığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescili talebinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sırasında çekişme konusu 208 parsel sayılı taşınmazın 18/09/1974 tarihinde ... adına tespit gördüğü, ancak ... adına tescil edildiği, taşınmazın imar uygulaması sonrasında 588 ada 6 parsel numarasını aldığı, 209 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tespit gördüğü ancak ... adına tescil edildiği, taşınmazın 31/08/1990 tarihinde ...’ya satış suretiyle devredildiği, imar uygulması sonrasında 588 ada 7 parsel numarasını aldığı, 6 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin muvafakatı ile bu parsel yönünden hatanın giderilerek taşınmazın Mustafa Koyuncu adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, Anayasa’nın 40. maddesinin 3.fıkrasında “ kişinin resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da kanuna göre Devletçe tazmin edilir. ” hükmü öngörülmüş, 129. maddenin 5. fıkrasında ise; “ memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği...” açıklanmıştır. T.M.K.nun 1007 nci maddesi bu bağlamda yorumlandığında, tapu sicillerinin tutulmasından ve bundan doğan zararlardan devletin sorumlu olacağı ilkesinin benimsendiği anlaşılmaktadır.