4. Hukuk Dairesi 2011/11279 E. , 2012/14869 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/02/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 03/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetki…
**4. Hukuk Dairesi 2011/11279 E. , 2012/14869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/02/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 03/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; a-Asıl dava ve karşı dava hakaret nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece asıl davanın bir bölümünün kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; karar davalı-karşı davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, ... Şahinbey ilçesi 1. Bölge Tapu Sicil Müdürü olduğunu, olay günü davalının işlem yaptırmak için müdürlüğe geldiğini, kaymakam oluru ile öğleden sonra işlem almadıklarını açıkladığını, davalının kendisine küfür ve hakaret ettiğini iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı, işlem yaptırmak üzere tapu müdürlüğüne gittiğini, havale için davacının odasına girdiğini, işinin acil olduğunu anlattığını, davacının kendisine küfür ettiğini ve daireden kovduğunu belirterek asıl davanın reddini, karşı davasının kabulü ile uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davalı-karşı davacının ceza mahkemesinde davacıya yönelik hakaret suçundan yargılandığı ve mahkum olduğu, davalının davacıya hakaret ettiği sübut bulmakla asıl davanın kabulüne, karşı davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi, belge ve tanık beyanlarından, davalı-karşı davacının olay günü işlem yaptırmak üzere davacının müdür olduğu tapu dairesine gittiği, işinin acil olması nedeni ile hemen yapılması konusunda istemde bulunduğu, davacı müdürün öğleden sonra işlem alınmadığını kendisine beyan etmesi nedeni ile aralarında tartışma çıktığı, davacı tanıklarının beyanlarına göre davalı-karşı davacının davacıya "rüşvet versem işimi yapardınız" biçiminde hakaret ettiği, davalı-karşı davacının tanık anlatımına göre de davacının karşı davacıya "defol git, it oğlu it" biçiminde hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı-karşı davacının şikayeti üzerine davacı hakkında hakaret suçundan kamu davası açmaya yeter delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de BK 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat hükmü ile dahi bağlı olmayıp delilleri serbestçe değerlendirme yetkisini haizdir.