Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6250 E. , 2024/2430 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/6250 Karar No : 2024/2430 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sağlık Ve Eğitim Hizmetleri Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konus…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6250 E. , 2024/2430 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/6250 Karar No : 2024/2430 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sağlık Ve Eğitim Hizmetleri Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel için yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davacı şirket tarafından, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünce düzenlenen … Mahallesi Yeni Otogar ve Kolçelik Kavşağı Projesine ait 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine dair Isparta Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:… , K:… , sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak yapılması gereken dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde, otogar kavşak projesinin bir önceki tasarıma göre daha az alan ve daha düşük maliyet gerektireceği ve ulaşım açısından olumsuz bir etkisinin olmadığının anlaşıldığı ancak azalan park ve yeşil alana karşılık hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alan ayrılmadığı gibi yeni oluşturulan konut alanı için de gerekli sosyal ve teknik donatı alanının ayrılmaması nedenleriyle yoğunluk, çevresel etkiler, yapılaşma gibi unsurlar açısından olumsuz etkilerinin olacağı anlaşıldığından, planlama ve şehircilik ilkelerine uygun olmayan dava konusu işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin üst 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olduğu, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan yeni kavşak düzenlemesinin plana işlenmesi gerektiğinden alanda imar planı değişikliği yapılmasını zorunlu kılan nedenlerin oluştuğu, dava konusu plan değişikliği imar mevzuatına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yönünde verilen istinafa konu kararda hukuki isabet bulunmadığı, diğer yandan bilirkişi raporunda dava konusu plan değişikliği ile getirilen "ticaret+konut alanı" fonksiyonu nedeniyle sosyal ve teknik donatı alanı dengesi bozulacağından işemin bu yönü itibariyle imar mevzuatına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı belirtilmiş ise de, dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin dayanağı nazım imar planının dava konusu edilmediği, davanın sadece 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinden ibaret olduğu ve dava konusu uygulama imar planı değişikliği ile üst ölçekli nazım imar planı arasında kademeli birliktelik ilkesinin gerçekleştiği hususları dikkate alındığında, bilirkişi raporunun bu kısmının hükme esas alınamayacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu işlemin imar mevzuatına, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı yönünde tespitler yer aldığı ve İdare Mahkemesince bu tespitler uyarınca dava konusu işlemin iptali yönünde karar verildiği halde, istinaf başvurusu kabul edilerek davanın reddi yolunda karar verilmesinde isabet bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usule ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Isparta ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin komşuluğunda bulunan "park alanı", Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünce düzenlenen … Mahallesi Yeni Otogar ve Kolçelik Kavşağı Projesinin imar planına işlenmesi kapsamında Isparta Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile "E=2.00, Hmaks=serbest (ticaret %80, konut %20) yapılaşma koşullarında ticaret+konut alanı" kullanımına çevrilmiştir. … ada, … sayılı parsel için yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davacı şirket tarafından anılan imar planı değişikliklerine yapılan itirazın, Isparta Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile "önceki yonca kavşak çözümünde gerekli olan alanlara ihtiyaç duyulmadığı ve çevresiyle uyumlu olarak ticaret+konut alanı olarak düzenlendiği" gerekçesiyle reddedilmesi üzerine belirtilen ret işleminin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde nazım imar planı; "varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan" olarak, uygulama imar planı ise; "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21.maddesinin 2.fıkrasında; "Nazım ve uygulama imar planları gerekli görülmesi halinde eş zamanlı olarak hazırlanabilir. Nazım imar planı kesinleşmeden uygulama imar planı onaylanamaz. Ancak, onay yetkisinin aynı idarede bulunması halinde nazım ve uygulama imar planları eş zamanlı olarak onaylanabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı yönetmeliğin 26.maddesinde; "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur. c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır. (4) Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır. (5) İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır. b) Nüfus yoğunluğuna bağlı olmaksızın, kat adedinin artırılmasının istenmesi durumunda; önerilecek kat adetlerinin tayininde aşağıdaki formüle göre bulunacak bütün yollardaki karşılıklı bina cepheleri arasındaki asgari uzaklık sağlanacaktır. K = [(Y1 + Y2)/2] + 7,00 m Yukarıdaki formülde; K = Karşılıklı bina cepheleri arasındaki mesafe (metre), Y1 = Yolun bir cephesine önerilecek yapının yüksekliği, Y2 = Yolun diğer cephesinde önerilecek yapının yüksekliğini, ifade eder. c) Parsellerin birleştirilmesi ve yapı düzeni değişikliği içeren, kat adedinin artırılmasına yönelik uygulama imar planı değişikliklerinde de yukarıdaki formüle uyulması esastır. (6) İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde: a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz. b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır. c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz. ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez. d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur. e) Plan alanındaki trafik hacimleri ile yeni getirilen kullanımların trafik üretme ve trafik çekme hacimleri dikkate alınarak yol ve kaldırım genişlikleri belirlenir. (7) Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır." düzenlemesi yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Somut olayda, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği davalı belediye meclisince ayrı ayrı değerlendirilerek karara bağlanmamış, yani aynı tarihli ve sayılı işlem (… tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı) ile kabul edilerek askıya çıkarılmıştır. Söz konusu imar planı değişikliklerine davacı tarafından askıda yapılan itirazlar da yine davalı belediye meclisinin aynı tarihli ve sayılı işlemi (… tarihli, … belediye meclisi kararı) ile reddedilmiştir. Bu nedenle, davacı tarafından ayrıca belirtilerek iptali istenilmediği halde davanın konusunun sadece 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yapılan itirazın reddine ilişkin işlem olarak alınması ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının değerlendirme dışı bırakılması suretiyle uyuşmazlığın karara bağlanmasında isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, İdare Mahkemesince uyuşmazlık 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yönünden incelenerek karara bağlandığından, yukarıda yer verilen açıklamalar göz önünde bulundurularak dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının da incelenmesi suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünce kavşak projesinde değişikliğe gidilmesi üzerine dava konusu parselin bulunduğu kısımdaki kavşak koluna ihtiyaç kalmadığının bildirmesi nedeniyle alanda imar planı değişikliği yapılmasının nesnel ve teknik gerekçesinin oluştuğu açıktır. Ancak artık ihtiyaç kalmadığından kavşak içinde bir yeşil alan düzenlemesi yapılmayacak oluşu, idarenin alana ilişkin yeni plan kararlarını belirlerken mevzuat hükümleri, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı çerçevesinde hareket etmesi sorumluluğunu bertaraf etmemektedir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde ayrıntılı olarak düzenlendiği şekilde sosyal altyapı alanları kapsamında yer alan park alanının kaldırılması, küçültülmesi ve yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmayacağı gibi zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi de belirli kurallara bağlanmıştır. Mevcut plan kararları ile bulunduğu bölgeye park alanı olarak hizmet etmesine karar verilen dava konusu parselin bu fonksiyonunun kaldırılmasının donatı dengesini bozacağı ve kaldırılan park alanının yerine ticaret+konut alanı kullanımı getirilmesinin doğuracağı ilave yapı ve nüfus yoğunluğunun donatı alanı ihtiyacını mevcuda göre daha artıracağı dikkate alındığında işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bunun yanında, kaldırılan park alanı kadar eşdeğer park alanının hizmet etki alanı içerisinde düzenlenmesi de mevzuat uyarınca zorunluluk arz etmektedir. Nitekim dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, arsa niteliğindeki … ada, … sayılı parsel yönünden ortaya çıkan olumsuz durumlara ilişkin olarak davacı tarafından ileri sürülen iddialar kapsamında park alanının ticaret+konut alanına çevrilmesinin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları bakımından uygun olmadığının değerlendirildiği ve ayrıca kaldırılan park alanının eşdeğerinin ayrılmamasının mevzuata aykırılık sonucunu ortaya çıkardığının da vurgulandığı görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun; davanın konusunun 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerine yapılan itirazın reddine dair işlem olduğu anlaşıldığından, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dayanağı nazım imar planına uygun olduğu ve Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünce kavşak projesinde değişikliğe gidilmesi nedeniyle plan değişikliği yapılmasını zorunlu kılan nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/04/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Dava, Isparta ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel için yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davacı şirket tarafından, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünce düzenlenen … Mahallesi Yeni Otogar ve Kolçelik Kavşağı Projesine ait imar planı değişikliğine dair (1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği) Isparta Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatları ile belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüştür. Dava dilekçesinde; … ada, … sayılı parselin eski malikleri olan 11 kişi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanarak taşınmazın maliki olunduğu, sözleşme imzalanırken anılan parselin etrafının planda yeşil alan kullanımında kalıyor iken dava konusu imar planı değişikliği sonucunda ticaret+konut alanına dönüştürülmesi nedeniyle sözleşme koşullarının değiştiği, imar planı değişikliğinin nesnel ve teknik gerekçelerinin bulunmadığı, park alanının eşdeğeri ayrılmadan kaldırılmasının mevzuata aykırı olduğu, bu durumun sosyal ve teknik altyapı dengesini bozacağı, işlemde kamu yararı bulunmadığı iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, … tarihli, … yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde … ada, … sayılı parselde davacının da … oranında hissesinin bulunduğu bilgisinin yer aldığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta davacı tarafından semt sakini sıfatıyla dava açılmadığı anlaşıldığından, davacının uyuşmazlık konusu park alanı komşuluğunda kalan … ada, … sayılı parsel ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi dışında herhangi bir mülkiyet ilişkisinin bulunup bulunmadığının kesin bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu bakımdan … ada, … sayılı parsel ile davacı arasında herhangi bir mülkiyet ilişkisi bulunup bulunmadığının araştırılması ve anılan taşınmaz malikleri arasında davacı da bulunuyor ise uyuşmazlığın esastan incelenerek karara bağlanması, aksi halde malik sıfatı taşımayan davacı ile iptali istenilen işlem arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, Mahkemece yapılacak araştırma sonucuna göre davacının iptali istenilen işleme yönelik dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığının netleştirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesine ilişkin Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.