12. Ceza Dairesi 2025/4768 E. , 2026/1062 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/635 E. 2020/1833 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6831 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddi…
12. Ceza Dairesi 2025/4768 E. , 2026/1062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/635 E. 2020/1833 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6831 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2017 tarih, 2014/408 Esas, 2017/656 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'u 62/1, 52/2, 53. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Hükmün katılan kurum vekilleri ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak 22.12.2020 tarih, 2018/635 Esas, 2020/1833 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 53 Maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6831 sayılı Kanun'un 93/1, 93/2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. Maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna, ruhsata konu sınırların bilirkişiler tarafından tam olarak tespit edilmediğine, müdahalede bulunduğu alanın ruhsat sınırları içerisinde kaldığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın ... ili, ... ilçesi, ..., mahallesinde kurulu ve faaliyette bulunan ... Madencilik Ltd. Şti.'nin yetkilisi bulunduğu, maden ocağının kurulu bulunduğu alanın, 3.derece doğal sit aynı zamanda da orman tahdit sınırları içerisinde kalan orman alanı olduğu, sanığın işletme izni ile faaliyetini sürdürdüğü sırada 20/05/2014 tarihinde orman muhafaza memurları tarafından, ruhsat alanı dışına çıkarılarak ormandan 29,20m²'lik açma yaptığının tespit edildiği, sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet suçundan 29/08/2014 tarihli kamu davasının açıldığı, sanık hakkında ayrıca yine orman muhafaza memurları tarafından 13/06/2014 tarihli suç tutanağı düzenlenerek 251,64m²'lik alanda da işgal ve faydalanmada bulunduğu yönünde tespit yapıldığı, bu tutanak yönünden de tensiben yerel mahkemece suç duyurusunda bulunulması üzerine yine sanık hakkında 6831 sayılı yasaya muhalefet suçundan 01/12/2014 tarihli iddianame ile ikinci bir kamu davasının açıldığı, her iki davanın birleştirildiği, yargılama sırasında taşınmazın bulunduğu açma ve işgal yapıldığı iddia olunan alanın ayrıca 3.derece doğal sit olması nedeni ile de yine yerel mahkemece 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılması için suç duyurusunda bulunulduğu ve 20/02/2017 tarihli iddianame ile sanığın 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, açılan bu davanın da diğer davalarla birleştirildiği ve yargılamaya devamla istinafa konu iş bu hükmün kurulduğu, sanığın ortağı ve yetkilisi bulunduğu ... Madencilik Ltd. Şti.'nin faaliyetlerini devam ettirdiği sırada orman tahdit sınırlarıiçerisinde kalan ve aynı zamanda 3.derece arkeolojik sit olan ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan orman alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 728 sayılı İlke Kararı ile 3.derece doğal sit olarak koruma altında bulunan alanda yerel mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine göre; 26,50m² açma yapıldığı, faydalanan alanın ise 49,79m² olduğu, sanığın bu şekilde 3.derece doğal sit alanına fiziki müdahalede bulunarak zarar verdiği, aynı zamanda orman tahdit sınırları içerisinde kalan orman sahasında da açma, işgal ve faydalanma suçlarını işlediğinin anlaşıldığı, sanık hakkında iki ayrı tarihli orman muhafaza memurları tarafından suç tutanağı düzenlenmiş ise de; tutanaktaki yapılan tespitlerden birinde açma yapıldığı, diğerinde ise işgal ve faydalanma yapıldığının tespit edildiği ancak sonraki tarihli tutanakla tespit edilen bulguların yeni bir eylem olmayıp önceki tutanakta faydalanılan alan yönünden tespit yapılmadığı yalnızca açma yapılan saha yönünden tespit yapıldığı, bu nedenle sonraki tutanak ile tespit edilen hususun aynı bölmede gerçekleştirilip ayrı ayrı tarihlerde aynı suç işleme kararı ile hareket edilmediğinden, sanığın eyleminde TCK'nın 43.maddesinde yazılı zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığı, 3.derece doğal sit alanına izinsiz fiziki müdahale ile gerçek içtima hükümleri nazara alınarak varlığını devam ettiren 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet suçlarının ayrı ayrı gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın atılı suçlar yönünden ayrı ayrı cezalandırılması yönüne gidildiği, yerel mahkemece her iki eylem yönünden yapılan değerlendirmede; TCK'nın 44.maddesi yollamasıyla fikri içtima hükümleri uyarınca daha ağır olan 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesi uyarınca hüküm kurulmuş olmasının, olayda gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülmekle hukuka aykırı bulunduğu ve kaldırılarak, sanığın sübut bulan eylemleri yönünden cezalandırılmasına yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Açısından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-6831 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Açısından; Sanığın orman alanı içerisinde açma, işgal ve faydalanma eylemlerini gerçekleştirdiğine ilişkin açılan kamu davaları kapsamında, eylemin maden taş ocağı işletme ruhsatı alınan alan içerisinde gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü, mahkemece mahallinde icra edilen keşifler neticesinde alınan bilirkişi raporlarında, arazide herhangi bir belli nokta sınır veya nirengi noktası olmadığından ölçüm yapılamadığından suç tutanaklarındaki ölçümlere bağlı kalınarak hesaplama yapıldığının belirtildiği, bu hali ile dava konusu müdahalelerin ruhsat alınan alan sınırları kapsamında kalıp kalmadığı, alınan ruhsatın dava konusu eylemleri kapsayıp kapsamadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu anlaşılmakla, Mahallinde önceki bilirkişilerden farklı iki harita mühendisi ve orman yüksek mühendisi refakatinde, asıl ve birleşen davaya konu tutanak mümzileri keşifte hazır edilerek yeniden keşif icrası ile, gerekirse eski tarihli hava fotoğraflarından ve uydu fotoğraflarından faydalanılıp dava konusu yerin paftası ile çakıştırılmak suretiyle, dava konusu müdahalelerin ruhsat alınan alan sınırları kapsamında kalıp kalmadığı, alınan ruhsatın dava konusu eylemleri kapsayıp kapsamadığının tereddütsüz şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.