12. Ceza Dairesi 2012/7237 E. , 2013/221 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık, katılan ve şikayetçiler vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-13…
**12. Ceza Dairesi 2012/7237 E. , 2013/221 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık, katılan ve şikayetçiler vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı kararları ve diğer birçok kararında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında, katılanın huzurunda, vekilinin yokluğunda verilen kararda temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek katılan yanıltıldığından, katılan adına vekilinin yaptığı 03.09.2009 tarihli temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilmiş; tebliğnamedeki süresinde olmadığı düşüncesiyle katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Vekilleri tarafından sunulan 11.11.2008 hakim havale tarihli dilekçeyle katılma isteminde bulunmalarına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen şikayetçilerin, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz haklarının bulunduğu, ölenin eşi ve çocukları olmaları nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördükleri anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradelerini ortaya koyan şikayetçilerin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ceza miktarına, katılanlar vekilinin tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olmasına ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 08.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.