3. Hukuk Dairesi 2014/6552 E. , 2014/15796 K. "" MAHKEMESİ : ERZİN ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2013 NUMARASI : 2013/261-2013/416 Taraflar arasında görülen Tüketici Hakem Heyeti Kararının iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili; k…
**3. Hukuk Dairesi 2014/6552 E. , 2014/15796 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ERZİN ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2013 NUMARASI : 2013/261-2013/416 Taraflar arasında görülen Tüketici Hakem Heyeti Kararının iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili; kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli, psh sayaç okuma bedelinin iadesine yönelik Tüketici Hakem Heyeti kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddi cihetine gidilmiş ; Hakem Heyeti Kararının ihtiva ettiği miktar (751,21 TL) nazara alındığında; sözkonusu kararın yerel mahkemece kesin olduğuna hükmolunmuş; sözkonusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. İlk olarak; davanın niteliği ve müddeabihi itibariyle, kararın temyizinin mümkün olup olmadığı, bir başka ifadeyle hükmün kesin olup olmadığı tartışılmalıdır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2.maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetine haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında temel ölçü olarak davanın türünü de esas almıştır. Dava, davacının abonelerinden almakta olduğu perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli, psh sayaç okuma bedelinin iadesine dair Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen kararın iptali istemiyle açılmış; davalının yarattığı çekişmenin giderilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar davacının davalıdan aldığı kayıp-kaçak perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli, psh sayaç okuma bedeli miktar itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22/5.maddesinde ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; yaratılan çekişme ve verilen hüküm bir yıla mahsus olmadığından ve ileri ki yıllara da yönelik olduğu, dolayısıyla art etkisinin bulunduğu, yine kayıp kaçak vs. bedellerinin alınması uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış Olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlığın bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Dolayısıyla yaratılan çekişme ve hukukî uyuşmazlığın kesinlik sınırının dışında kaldığı da açık ve belirgindir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2009 tarih 2009/13-122, 189, 13/10/2010 tarih 2010/13-406, 503 Esas, Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir).