21. Hukuk Dairesi 2006/18200 E. , 2007/1648 K. "" MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi TARİHİ : 28/06/2006 Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapo…
**21. Hukuk Dairesi 2006/18200 E. , 2007/1648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi TARİHİ : 28/06/2006 Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise, İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz edilmesi gerekir. Olayda hüküm 28.06.2006 tarihinde temyiz edenlerden A.Ş. ve Ş.H. Limited Şirketi vekillerinin yüzüne karşı tefhim edilmiş temyiz ise 25.09.2006 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak A. Ş. ve Ş. H. Limited Şirketi’nin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir. 2- Davalılardan F. Y.’nın temyiz itirazlarına gelince; Hükmün verildiği son celse kendisi veya vekili duruşmada hazır olmadığından ve yöntemine uygun olarak kendisine karar tebliğ edilmediğinden temyizin süresinde yapıldığı kabul edilmelidir. Mahkemece; Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararında hükme esas alınan kusur oranını kabul ederek sonuca gidilmiştir.Borçlar Kanunu'nun 53.maddesine göre, Ceza Mahkemesinden verilen mahkumiyet kararı maddi anlamda bağlayıcı ise de, kusur dağılımı yönünden hukuk hakimini bağlamaz. Olay iş kazası olup, iş hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu bakımdan insan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunun'nun 77.maddesinin açık buyruğudur. İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. Hal böyle olunca, ceza davasındaki kusur raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.