T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/720 Esas KARAR NO: 2025/1596 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/01/2024 NUMARASI : 2021/575 Esas, 2024/14 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/720 Esas KARAR NO: 2025/1596 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/01/2024 NUMARASI : 2021/575 Esas, 2024/14 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine 119.535,72 TL takip çıkışlı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu takibe dayanak olan her biri 30.000,00 TL tutarında 3 adet bonoda bulunan imzaların müvekkile ait olmaması nedeniyle taraflarınca İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'ne imzaya itiraz başvurusunda bulunulduğunu, İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/659 Esas nolu dosyasıyla yapılan yargılamada, mahkemece imza incelemesine esas olacak şekilde imza örneklerinin alındığını, imzaların bulunduğu belge asılları ilgili yerlerden istenilerek bonolardaki imzaların müvekkile ait olup olmadığının tespiti bakımından dosya grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş ve takibe dayanak senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı tespit edilerek imza itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra hukuk mahkemesince verilen bu karara karşı davalı taraf istinaf başvurusunda bulunduğunu, her ne kadar takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı mahkemece daha evvel tespit edilmiş olsa da imzaya itirazlarının süresinde olmadığı yönünde bir kararla başvurularının usulden reddedilme ihtimalinin mevcut olduğunu, ayrıca davaya konu takip dosyasında da davalı taraf haciz taleplerinde bulunmakta olup müvekkil borçlu olmamasına rağmen haciz tehdidi altında bulunduğunu, anılan bu nedenlerle huzurdaki davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, müvekkil aleyhine yapılan icra takibine konu senetlerdeki imzalar müvekkile ait olmadığını, bu husus icra hukuk mahkemesince görevlendirilen bilirkişi eliyle de tespit edilmiş olup ekte yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde bu hususun görüleceğini, senetlerdeki imzalar ile müvekkilin imzasının herhangi bir benzerliği bulunmamakta olduğunu, İİK m.72/5 uyarınca davalının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle açmak zorunda kaldıkları huzurdaki davada müvekkilin uğradığı zararlar için davalı tarafın takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi taleplerinin bulunduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, müvekkil aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davalı tarafın alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... İnş. Şirketi ile müvekkil şirketin arasında bulunan ticari iş ilişkisi nedeni ile müvekkili ... İnş. Şirketinden 90.000,00 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davacı işbu borcunu senet düzenleyerek ödemek istediğini müvekkiline belirttiğini, bunun üzerine, 18.03.2013 düzenleme tarihli 30.06.2013 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli, 18.03.2013 düzenleme tarihli 30.07.2013 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli, 18.03.2013 düzenleme tarihli 30.08.2013 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli her biri 30.000,00 TL bedelli toplam 3 adet senet müvekkilinin şirket çalışanları huzurunda ... Şirket yetkilisi davacı ... tarafından bizzat kaşelendiğini ve her üç senede de hem şirketi temsilen hem de bizzat şahsı adına imza attığını, davacı tarafından düzenlenen bu senetlerin ödeme tarihlerinde ödenmemesi üzerine senetleri noter vasıtası ile protesto ettirildiğini ve protesto borçluya tebliğ olduğunu, davacı işbu ödememe protestolarına rağmen hiçbir ödeme yapmadığı gibi senetler üzerindeki imzayı inkar eden herhangi bir bildirim ve açıklama da yapmadığını, borçluların işbu senet borçlarına ilişkin hiç bir ödeme yapmaması nedeni ile müvekkilinin 3 adet senedi, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu etmiş olup dava dışı ... İnş. Şirketi ve davacı borçlu ... ... aleyhine icra takibi başlattığını, davacı İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/659 Esas sayılı dosyası ile kötü niyetle, takibe konu senetler üzerindeki imzasını inkar ederek dava açtığını, davada yargılama devam etmekte olduğunu, İcra Hukuk mahkemesinin yargılaması devam ederken davacı, haksız usul ve yasaya aykırı olarak huzurdaki menfi tespit davasını açtğıını, davanın reddi gerektiğini, davacının iş bu davada hukuki yararının bulunmadığını, senetler üzerindeki imzalar davacı tarafın eli ürünü olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine dava konusunun %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/01/2024 Tarih 2021/575 Esas, 2024/14 Kararı; "...Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı da olup, alacaklının alacağı imzası inkar edilmemiş senede dayanması durumunda borçlu olunmadığını ispat yükü davacı borçluya düşmektedir. Eldeki davada, davalı dava konusu bonolardaki avalist imzalarının davacı eli ürünü olduğunu ispat yükü altındadır. Mahkememizce davalı tarafından bildirilen imza örnekleri de toplanarak yaptırıaln imza incelemeleri neticesinde bonolardaki imzaların "... kuvvetle muhtemel ... ...'in eli ürünü olmadığı.." tespit edilmiş olup, davalı imzaların davacının eli ürünü olduğunu ispat edemediğinden davanın kabulüne, davacının davalı yana borçlu olmadığına karar verilmiştir. İİK 72/5 maddesindeki düzenlenmeye göre ; menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur, icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir.Alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davalı alacaklının icra takibini yapmakta haksız ve aynı zamanda kötüniyetli olması gerekir. Tüm dosya kapsamında; davacı aleyhine yapılan icra takibinin haksız olduğu ve davalının bonolarda lehtar davacının ise avalist olduğu , davalının bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığını bilebilecek durumda olduğu ve bu hali ile kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davacı %20 oranında haksız takip tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasındaki alacağa konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-İİK ' nın 72/5 maddesi ile hesaplanan 23.907,14 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,.." şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkil ile dava dışı ... İnş. Müh. Yapı Malz. Gıda Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin uzun yıllardır beton alım satım ticareti yaptığını, ilgili şirket yetkilisinin huzurdaki davanın davacısı ... ... olduğunu, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin ... İnş. Şirketinden 90.000 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davaya konu 3 adet senedin müvekkili şirket çalışanları huzurunda ... Şirket yetkilisi davacı ... tarafından bizzat kaşelendiğini ve davacının her üç senede de hem şirketi temsilen hem de avalist olarak bizzat şahsı adına imza attığını, senetleri noter vasıtası ile protesto ettirildiğini, işbu icra takibine müteakip davacı tarafça İcra Hukuk Mahkemelerinde "imzaya itiraz" konulu dava ikame edildiğini, yine davacı tarafın hem şirket adına hem şahsi imzalarının bulunduğu birden çok çek bulunduğunu, işbu çeklerin ilk derece mahkemesine bildirilmiş ve celbi talep edildiğini, çeklerin tahsilatı sağlandığını, davacı tarafça işbu çekler üzerindeki imzalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bahsedilen çeklerin; ... Bankası A.Ş. Karabağlar Şubesine ait TR88 0006 7010 0086 0502 21 ıban numaralı hesaba ait, 6104086 çek numaralı 7.380 TL bedelli, 25.05.2012 tarihli, keşidecisi ...olan çeki davacı, kaşeleyip imzalayarak müvekkilimize ciro etmiş olup işbu cirodaki imza ve kaşe dava konusu senet üzerindeki kaşe ve imza ile aynı olduğunu, ... Bankası A.Ş. Samsun 19 Mayıs Şubesi, ... 0070 7034 29 ıban numaralı hesapa ait, 5469428 çek numaralı, 29.132,00 TL bedelli, 20.05.2012 tarihli, keşidecisi ... END. TİC. SAN. VE A.Ş. Olan çeki davacı, kaşeleyip imzalayarak müvekkilimize ciro etmiş olup işbu cirodaki imza ve kaşe dava konusu senet üzerindeki kaşe ve imza ile aynı olduğunu, ...Bankası, Bağdat Cad.-Ostim/Ankara şubesi, ... Iban numaralı hesaba ait, 3000274 çek numaralı, 10.000 TL bedelli, 15.02.2015 tarihli, keşidecisi ... ... Promosyon ve Matbaacılık olan çek, davacı kaşeleyip imzalayarak müvekkilimize ciro etmiş olup işbu cirodaki imza ve kaşe dava konusu senet üzerindeki kaşe ve imza ile aynı olduğunu, ilk derece mahkemesince alınan 16.09.2022 tarihli ATK raporunda bilirkişilerce yukarıda yer verilen çek asılları celp edilmeden inceleme yapıldığını, eksik inceleme sonucunda ilgili raporda "kuvvetle muhtemel eli ürünü olmadığı" tespitine varıldığını, deliller toplanmadan yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkacak kanaatin hiçbir şekilde hükme elverişli olamayacağını, yeniden rapor alınması talep edildiğini, İmzası ikrar olunan ve ödemesi yapılmış çekler ile dava konusu senetlerin imzaları incelemesi yapılmasının huzurdaki davanın salahiyeti açısından büyük önem taşıdığını, Her ne kadar işbu çekler de ATK'nca mukayaseye konu evrak olarak dosya içerisine alınmışsa da bu duruma ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, davacının takip konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dilekçesinde, davaya konu bonoda kefaleten yer alan imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülerek menfi tespit istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, davaya konu bono suretleri incelendiğinde; borçlu şirket kaşesi ile temaslı şekilde atılı iki adet imza bulunduğunun görüldüğü, alınan 16/09/2022 ve 13/12/2023 tarihli ATK raporlarında bonolar üzerindeki imzanın "kuvvetle muhtemel" davacı eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği, davalı tarafından benzer şekilde atılı imzalar ile keşide edilen çeklerin ödendiği savunulmuş ve bu husus istinaf talebi olarak ileri sürülmüş ise de davalı savunmasına dayanak gösterilen 5469428, 6104086, 3000274 seri numaralı çek asıllarının ilk derece mahkemesince dosyaya celp edildiği, ATK açma tutanağından ve 13/12/2023 tarihli ATK rapor içeriğinden savunmaya dayanak çek asıllarının mukayese belgeler olarak incelemeye esas alındığı görüldüğü, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı anlaşılmakla yerinde olmayan davalı istinaf taleplerinin tümden reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 8.165,49TL harçtan, peşin alınan 2.041,37TL harcın mahsubu ile bakiye 6.124,12TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/12/2025