Başvuru, darp iddiasıyla yürütülen yargılamanın zamanaşımından düşme kararıyla sonuçlanmasının kötü muamele yasağını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, darp iddiasıyla yürütülen yargılamanın zamanaşımından düşme kararıyla sonuçlanmasının kötü muamele yasağını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru,16/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1986 doğumlu olan başvurucu, Nazilli’de ikamet etmektedir. Başvurucu, babası İ.A. ve erkek kardeşi E.A. 22/5/2005 tarihinde akşam saatlerinde evlerinde iken yanında suça sürüklenen çocuk K. ve sanık K.K. olan şüpheli E.K., başvurucunun evinin önündeki duvara idrarını yapmıştır. Bunu gören başvurucunun babası İ.A. ile şüpheliler arasında tartışma yaşanmıştır. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucunda müştekiler bıçakla yaralanmıştır. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının (Savcılık) 27/5/2005 tarihli iddianamesiyle failler hakkında kasten yaralama suçundan kamu davası açılmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumunun 1/7/2009 ve 19/3/2010 tarihli raporlarında başvurucunun sol ön kolda tanımlanan yüzeysel yumuşak doku seyirli, iki adet kesici delici alet yaralanmasının her birinin ayrı ayrı ve birlikte kişinin hayatını tehlikeye maruz kılmadığı, beş gün iş ve gücüne engel teşkil edeceği, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebileceği, sol alt göğüs bölgesinde tanımlanan ve sol akciğer lezyonuna neden olduğu bildirilen kesici delici alet yaralanmasının kişinin hayatını tehlikeye maruz bıraktığı, iş ve gücüne yirmi beş gün engel teşkil ettiği, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyeceği, söz konusu yaraların bıçak ile meydana getirilmiş olabileceği gibi benzer özellikte başka bir kesici aletle de oluşturulabileceği belirtilmiştir. Nazilli Asliye Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 30/12/2010 tarihli kararıyla sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun başvurucuya yönelik kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık K.K.nın hayati tehlike geçirecek şekilde başvurucuyu yaralamaktan 2 yıl 8 ay hapis, bu suça yardım etmekten suça sürüklenen çocuk K.nın 600 TL adli para, sanık E.K.nın ise 1 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükümlerin taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 22/5/2012 tarihli ilamıyla sanık K.K. yönünden hükmün onanmasına, suça sürüklenen çocuk K. ve sanık E.K.nın eylemlere asli fail olarak iştirak ettikleri gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda Mahkeme 10/1/2013 tarihinde 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin ikinci ve maddesinin birinci fıkralarına göre, suça sürüklenen çocuk K. ve sanık E.K. hakkındaki suçların 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine karar vermiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen hüküm Yargıtay Ceza Dairesinin 1/10/2014 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesinin Tuncay Alemdaroğlu (B. No: 2012/827, 15/10/2014, §§ 19-22) ve Bilal Çiçek (B. No: 2014/29, 13/7/2016, §§ 34, 35) başvurularında 765 sayılı Kanun ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddelerine yer verilmiştir.