(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/8311 E. , 2013/11197 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması, tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, alacak isteğinin kısmen kabulüne ve tahliyeye karar verilmesi üzerine kara…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/8311 E. , 2013/11197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması, tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, alacak isteğinin kısmen kabulüne ve tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre temyiz eden davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı ve davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince: Davada dayanılan ve karara esas alınan 1.7.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiranın aylık 375 TL olup, her ayın ilk beş günü ödeneceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 19.maddesinde; bir aylık kiranın zamanında ödenmemesi halinde gelecek kiraların muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı, 19.5.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde, 2009 yılı 10.ay ile 2012 yılı 6.aylar arası toplam 14.786,10 TL kira parasının tahsilini istemiştir. Borçlu süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde borcu olmadığını bildirmiştir. Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19. maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına ve kiralananın niteliğine göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir. Davalı borçlu hakkında başlatılan 19.5.2012 tarihli icra takibinde ödenmeyen 2009 yılı Ekim ile 2012 Haziran ayları arası kira parasının tahsili istenildiğine göre değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen 2012 yılı Haziran ayı kirasının da değerlendirmeye tabi tutulması yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemiştir. Ayrıca mahkemece; takip konusu edilmeyen 2012 yılı 11.ve 12.aylar kirası yönünden de değerlendirme yapılmaması gerekirken değerlendirme yapılarak itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece takip konusu muaccel kira dönemi ile ilgili ödenen kira bedelleri dikkate alınarak, ödenmeyen aylar kirası yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa yönelik olarak BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.