TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Yedieminlik Ücreti) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RET (Usulden) Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasından verilen Görevsizlik kararı 17/12/2025 tarihinde kesinleştirilerek Mahkememize tevzi edilmiş ve Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak incelenmesi …
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Yedieminlik Ücreti) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RET (Usulden) Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasından verilen Görevsizlik kararı 17/12/2025 tarihinde kesinleştirilerek Mahkememize tevzi edilmiş ve Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak incelenmesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi sonucunda hacze konu adreste müvekkiline ait malların haczedildiğini ve haciz esnasında hazır bulunan davalıya yediemin olarak teslim edildiğini, sonrasında müvekkili tarafından yedieminde bulunan malların istendiğini ve yedieminlik ücreti olarak davalı tarafa banka kanalı ile 55.000,00 TL ücret gönderildiğini, istenilen ve ödenen yedieminlik ücretinin fahiş olduğundan bu bedelin belirlenmesi amacıyla icra müdürlüğüne yaptığı başvuruların yedieminlik ücreti tahsil edilmediğinden bahisle reddedildiğini, müvekkilinin icra dairesince yok sayılan yediemin ücret alacağı adı altında yapmış olduğu ödemenin müvekkilinin kendisini borçlu zannederek yaptığının açıkça belli olduğunu, müvekkili tarafından davalıya yapılan ödemeden dolayı davalının sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 55.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Söz konusu malların kendisine ait depoya naklinin yaklaşık 400.000,00 TL masrafa sebebiyet vereceğinden davacını mağduriyetine sebebiyet vermemek için tahliyeye konu adreste muhafaza etme hususunda anlaşmaya varıldığını, davacının söz konusu malları götürmek istediğini beyan etmesi üzerine kendisine icra dairesine müracaat ederek teslim işlemini tesis etmesini istediğini, taraflar arasında düzenlenen protokol gereğince alacaklı tarafın peşinen avans olarak tarafına ödediği yediemin ücretini yine alacaklıya ödenmesi gereken davacı yetkilisi kendisini arayarak ödemesi gereken ücreti kendisine ödemek istediğini beyan etmesi üzerine alacaklı vekilinin de onayı alınarak ödemenin gerçekleştirildiğini, bunun üzerine kendisinin de alacaklı tarafın avansını iade ettiğini, bu nedenle icra müdürlüğünce verilen kararda bir isabetsizliğin olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 05/01/2026 tarihli dilekçesiyle arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığına ilişkin beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Alacak (Yedieminlik Ücreti) davasıdır. 6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre; Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesi " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava isteminin; Alacak (Yedieminlik Ücreti) isteminden ibaret olması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca davadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 939,27 TL. harcın mahsubu ile kalan 207,27 TL. fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendini vekille temsil ettiğinden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesine göre tayin ve taktir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/01/2026 Katip Hakim 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.