4. Hukuk Dairesi 2015/6354 E. , 2016/5112 K. "" MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı .... vekili Avukat .... tarafından, davalılar ............ ve diğeri aleyhine 10/02/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi taraf…
**4. Hukuk Dairesi 2015/6354 E. , 2016/5112 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı .... vekili Avukat .... tarafından, davalılar ............ ve diğeri aleyhine 10/02/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Sözcü Gazetesi'nin 30/01/2014 tarihli nüshasının 1. ve 5. sayfalarında yer alan "Fezleke Kabinesi", "..den Çarpıcı İddia: ..... ve.....'nın da Fezlekesi Var" başlıklı haberde davacının şahsiyet haklarına tecavüz niteliğinde, şeref, haysiyet ve onuruna yönelik gerçek dışı, suç isnadı içeren, iftira ve hakaretlerde bulunulduğunu, davacı hakkında fezleke bulunduğu iddiasının doğru olmadığını, basının gerçek dışı haber vermemeye özen göstermesi gerektiğini, dava konusu haber nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar, haberin ana kaynağının, basın toplantısı düzenleyen ....'in beyanları ile basın toplantısının öncesinde ve toplantı esnasında .... camiasında konuşulan iddialar olduğunu, daha sonra meydana gelen gelişmeler ve dava konusu haberde geçen iddianın yalanlanması haberinin de aynı şekilde kamuoyu ile paylaşıldığını, haberin gerçek, güncel, haber ve içerik arasında düşünsel bağlılık bulunan, kamu yararı ihtiva eden bir haber olduğunu, kişilik haklarına saldırı kastını içermediğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu haberin kaynağının ....'in basın açıklaması olduğu, konunun kamuoyunu ilgilendirdiği ve haber değeri taşıdığı, kamu yararının bulunduğu, görünür gerçeğe uygun olduğu, basın özgürlüğü sınırları içerisinde yayınlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu haberde “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle kirli bir dönem görülmedi. 17 Aralık yolsuzluk operasyonundan sonra 4 bakan hakkında fezleke hazırlanmıştı. Ardından yargıya müdahale gerekçesiyle Bakan Bozdağ için fezleke gönderildi. CHP'li ...., eski ..... ve ....... hakkında da fezleke olduğunu iddia etti. ... .... Genel Başkan Yardımcısı ...., günlerdir Türkiye gündeminden düşmeyen 17 Aralık yolsuzluk operasyonuna ilişkin şok bir iddiada bulundu. Partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) gündemiyle ilgili basın toplantısı düzenleyen Tekin, haklarında fezleke hazırlanan bakan sayısının 5 değil 7 olduğunu öne sürdü.” ifadelerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.