23. Hukuk Dairesi 2011/1348 E. , 2011/2079 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, niteliği itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı ve…
**23. Hukuk Dairesi 2011/1348 E. , 2011/2079 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, niteliği itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu sıra cetvelinde usulsüzlük ve yasaya aykırılık bulunmadığı, aynı konuda Uşak İcra Mahkemesi'ne açılan 2009/965 esas sayılı davanın reddedildiği ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, muvazaa iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği, davalının, usulüne uygun olarak alacağı temlik aldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, alacağına itiraz edilen alacaklıya aittir. Alacaklı, alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyit eden usulüne uygun delillerle ispatlamalıdır. Bu nedenle, Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu yönündeki değerlendirme yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, Mahkeme kararında, Uşak İcra Mahkemesi'nin 2009/965 esas, 2010/392 karar sayılı ilamı ile aynı konuda açılan davanın reddedildiği belirtilmiş ise de İcra Mahkemesi dosyasında, süresinde satış istenmediğinden, haczin düştüğü iddiasına dayalı, şikayet hakkında karar tesis edilmiştir. Bu yönüyle, söz konusu şikayetin, muvazaa iddiasına dayalı dava ile ilgisi bulunmamaktadır. Bu durumda, Mahkemece, yukarıda sayılan ilke kapsamında yargılama yapılarak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.