5. Hukuk Dairesi 2017/33886 E. , 2018/5593 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan kısımdaki ürün zararı ile kalan kısımdaki verim kaybı nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünü…
**5. Hukuk Dairesi 2017/33886 E. , 2018/5593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan kısımdaki ürün zararı ile kalan kısımdaki verim kaybı nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan kısımdaki ürün zararı ile kalan kısımdaki verim kaybı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmişse de, bozma kararından sonra alınan ve mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda bozma gerekleri yerine getirilmediği gibi rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Dosyadaki, İlçe Tarım Müdürlüğünce tutulan çiftçi kayıt sistemindeki kayıtlara göre; dava konusu taşınmazda, el atma tarihi olan 2013 tarihinde, buğday ekili olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınan ek raporda ürün zararının, buğday net geliri üzerinden hesaplanmasında, yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1) Buğday ürünün dekar başına verim miktarlarının, İlçe Tarım Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2013 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg. satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorulup, rapor denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, 2) Dava konusu taşınmazın 14.04.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 39.925,56 m2'sinin kamulaştırma planında yol kapsamında kaldığı ancak bu kısmın, sadece krokide (B) harfi ile gösterilen 15.228,10 m2'sine fiilen yol olarak el atıldığı anlaşıldığından, fiilen el atılan bu kısımdaki ürün zararı yönünden tazminat hesabı yapılması gerektiği nazara alınmadan, 19.194,91 metrekarelik alan için zarar hesabı yapılıp fazla bedele hükmedilmesi, 3) Hükmedilen bedele, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği düşünülmeden tespit tarihinden itibaren faiz işletilmesi, Doğru görülmemiştir.Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.