4. Hukuk Dairesi 2010/5827 E. , 2011/5733 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/05/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisind…
**4. Hukuk Dairesi 2010/5827 E. , 2011/5733 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/05/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/05/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş; karar, Dairemiz çoğunluğunca onanmıştır. Davacı devlet hastanesinde hemşire olup, aynı zamanda bir sağlık sendikasının il başkanıdır. Davalı da rakip sağlık sendikasının başkanıdır. Davacı, davalının 21/10/2005 günü ... Televizyon'unda yaptığı konuşmada kişilik haklarına saldırdığını iddia etmiştir. Davalı, davaya konu beyanında davacıyı kastederek "...kendi kurumunu dolandırmasının hesabını versin. Aylarca, kurumundan ne kadar maaş aldı. Ne kadar döner sermaya aldığı ortaya çıkmıştır..." biçiminde ithamda bulunmuştur. Dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, davacının sehven kadro ilerlemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu husus bahane edilerek davacının kurumunu dolandıran kişi olarak gösterilmesi, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu nedenle kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, aksi düşüncedeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz. 23/05/2011