19. Ceza Dairesi 2015/6022 E. , 2015/3835 K. "" Tebliğname No : 7 - 2012/168332 MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 17/02/2012 NUMARASI : 2011/30 (E) ve 2012/38 (K) SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansı…
**19. Ceza Dairesi 2015/6022 E. , 2015/3835 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 7 - 2012/168332 MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 17/02/2012 NUMARASI : 2011/30 (E) ve 2012/38 (K) SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen ''suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi'' ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanunun 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zararlardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilğiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.'' denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak,maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamında katılanın marka hakkını ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan katılanın tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilemeden mahkemece ''sanığın müdahil tarafın zararını karşılamadığı'' gerekçesiyle sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin ygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Muhalefet Şerhi Daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş farklılığı, konut ve işyeri gibi kapalı yerlerde arama yapılırken, ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmaması nedeniyle arama işleminin hukuka aykırı sayılması, dolayısıyla ele geçirilen suç eşyasının hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil olmasından dolayı hükme esas alınamaması karşısında, sanığın ikrar olarak nitelendirilecek bir beyanının olup olmadığı, ikrarı varsa başkaca maddi delillerle desteklenmeyen ikrarın mahkûmiyet hükmü için yeterli sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.