10. Hukuk Dairesi 2024/400 E. , 2024/2573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1917 E., 2023/975 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/280 E., 2020/16 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının b
**10. Hukuk Dairesi 2024/400 E. , 2024/2573 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1917 E., 2023/975 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/280 E., 2020/16 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine iadesine dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge adliye Mahkemesi istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1995 yılında vefat eden Bağ-Kur emeklisi annesinden dolayı yetim aylığı aldığını, bu ölüm aylığının haksız ve mesnetsiz olarak kesildiğini ve hakkında takip yapıldığını, ayrıca vefat eden babasından dolayıda emekli sandığından yetim aylığı bağlandığını, davalı Kurum tarafından annesinden dolayı almış olduğu aylığın kesilmesi işleninin kanuna aykırı olduğunu belirtmiş, maaşların kesilme kararının iptaline ve yeniden ihyasına, 11.445,10 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2016 tarihli ve 2016/236 Esas, 2016/301 Karar sayılı kararıyla davacının davasının dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2 nci maddesi gereğince usulden reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli 2016/14327 Esas, 2017/5034 Karar sayılı ilamı ile "... mahkemece, dava şartı eksikliği bulunmayan dava hakkında işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve Kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Davanın kısmen kabulüne kısmen karar verilmesine yer olmadığına, a-Davacının annesi ...'dan dolayı aldığı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline, b-Davacının annesi ...'dan dolayı aldığı ölüm aylığının kesilmesinden kaynaklı olarak Kuruma borçlu olmadığının tespitine, c-Davacının annesi ...'dan dolayı aldığı ve Kurumca kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, d-Davacının annesi ...'dan dolayı aldığı ölüm aylığının kesildiği ve yeniden bağlandığı tarihler arasında mahrum kalınan aylıklarının davalı Kurumca davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. C.Bölge Adliye Mahkemesine iade kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 31.05.2021 tarihli 2020/4995 Esas, 2021/7234 Karar sayılı ilamı ile " aleyhine kanun yoluna gidilen kararla ilgili olarak Yargıtayın esas yönüyle herhangi bir denetimi söz konusu değildir. Bu itibarla, Mahkemenin esas yönünden verdiği ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi ''İstinaf'' olup, görevli merciinin Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine..." karar verilmiştir. D.Bölge Adliye Mahkemesince İade Kararına Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli 2021/1917 Esas 2023/975 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; "Hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulü kararı bozmayı gerektirir, mahkemece davacıya annesinden dolayı SGK'dan aylık tahsisi ile aylığın bağlanması konusunda talebin konusuz kalıp kalmadığı tespiti yapılması gerektiği halde bu hususlar incelenmemiştir, gerekli idari işlemlerin sonucu beklenmeden Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama masrafına hükmedilmesi mümkün değildir, Kurumun ihmal ya da kusuru bulunmamaktadır, Kurum aleyhine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmemesi hukuka aykırıdır, tahsisi talebine dair başvuru sonucu beklenmeden dava açıldığından, yargılama gideri ve vekalet ücretinin takdirinde dava tarihi esas alınmalıdır, davacı dava tarihinde tahsise hak kazanmadığından lehimize vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir'' gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.