8. Hukuk Dairesi 2012/8725 E. , 2013/5228 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.06.2011 gün ve 1255/1775 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı bulunan tahmini 3000 m2 miktarındaki taşınmazın kadas…
**8. Hukuk Dairesi 2012/8725 E. , 2013/5228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.06.2011 gün ve 1255/1775 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı bulunan tahmini 3000 m2 miktarındaki taşınmazın kadastro çalışmalarında tesbit harici bırakıldığını, vekil edenine babasından intikal ettiğini ve 30 yılı aşkın zilyet ve tasarruf edildiğini açıklayarak dava konusu taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davalılar Hazine ve ... tarafından bir cevap verilmemiştir. Mahkemece, kadastronun kesinleştiği tarihten itibaren 2 yıllık makul sürenin geçtiği, kadastronun yapıldığı 2000 yılından davanın açıldığı 27.04.2011 tarihine kadar da 20 yıllık kazanma süresinin dolmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu yerle ilgisi olmayan 264 ada 60 parsele ait kadastro tutanağı dikkate alınarak kadastro çalışmalarının 2000 yılında yapıldığı kabul edilerek red kararı verilmiş ise de, davacı tarafından dava konusu yerin 1984 yılında tespit dışı bırakıldığı iddia edilmektedir. Gerçekten eksiklikten dosya arasına getirtilen komşu parsellere ait kadastro tutanaklarından tesbitlerin 1982-1984 yılları arasında yapıldığı anlaşıldığı gibi... Kadastro Müdürlüğü'nün 28.06.2012 tarihli cevabi yazısında da dava konusu taşınmazın bulunduğu... Köyü'nde tapulama çalışmalarının yapılarak sonuçlarının 03.09.1984 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın tapulama paftasına göre dere olarak tespit dışı bırakılan alanda kaldığı bildirilmiştir. Bu durumda dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tapulama çalışmalarının 1984 yılında yapıldığı belirlendiğine göre imar ihyaya muhtaç olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazın bu tarihten sonra imar ihya edilerek imar ihyanın tamamlandığı tarihten davanın açıldığı 27.04.2011 tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşmesi halinde mülkiyetin kazanılması mümkündür. Mahkemece taraf delilerinin toplanarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kadastro çalışmalarının 1984 yerine 2000 yılında yapıldığından hareketle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.