Başvuru, toplu işten çıkarma kararının Türkiye İş Kurumuna süresinde bildirilmemesi gerekçesiyle tahakkuk ettirilen idari para cezası ile söz konusu cezanın iptaline ilişkin dava nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, toplu işten çıkarma kararının Türkiye İş Kurumuna süresinde bildirilmemesi gerekçesiyle tahakkuk ettirilen idari para cezası ile söz konusu cezanın iptaline ilişkin dava nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göreilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Şirket 5/8/2015 tescil tarihli işyerinde genel itibarıyla muhtelif sektörlerde faaliyet gösteren firmalara yevmiyeci, aylıkçı ve kadrolu olarak işçi temini sağlamaktadır. Toplu iş sözleşmesi bulunmayan işyerinde kısmi süreli iş sözleşmesiyle veya geçici iş ilişkisiyle ya da çırak olarak çalışan işçi bulunmamaktadır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş müfettişi tarafından 19/10/2018-22/10/2018 tarihleri arasında işyerinde yapılan teftiş sonrası hazırlanan inceleme raporunda 2017 yılı Aralık ayı içinde toplam 568 ve 2018 yılı Ocak ayı içinde toplam 595 işçinin iş sözleşmelerinin 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun maddesine aykırı olarak feshedildiğinden aynı Kanun'un maddesi uyarınca toplam 543 TL tutarında idari para cezası uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Söz konusu rapora istinaden Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından idari para cezası tahakkuk ettirilmiştir. Başvurucu, süresinde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurarak işyerinde dönemsel, mevsimsel ve kampanya dönemine yönelik işçi ihtiyaçlarını karşılama faaliyeti yürütüldüğü, çalışmanın sadece yılın belli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte yılın belli dönemlerinde çalışmanın yoğunlaştığı, mevsimlik ya da kampanya mahiyetinde hizmet temini yapan işverenlerin kısa süreli vasıfsız işçi temin ettiklerinden 4857 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında iş yapıldığının kabul edilemeyeceği ve söz konusu maddenin yedinci fıkrası hükümlerinin uygulanamayacağı iddialarıyla idari para cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliği 16/12/2019 tarihli kararı ile 4857sayılı Kanun'un maddesinde belirtilen toplu işten çıkarma eyleminin ve düzenlenen idari para cezasına konu eylemin sabit olduğu, buna ilişkin uygulanan ceza maddesi ile ceza miktarının usul ve kanuna uygun olduğu, kabahat konusu eyleme ceza veren kişi ve kurumun kanunen görevli ve yetkili olduğu, değerlendirme ve takdirin yerinde ve usulüne uygun olarak kullanıldığı, başvuranın iddiaları ve cezanın usulsüz olduğunu ispatlayamadığı gerekçeleriyle talebin reddine karar vermiştir. Başvurucunun İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliğine söz konusu kararın kaldırılması amacıyla yaptığı itiraz da 7/1/2020 tarihli kararla itiraza konu kararın yerinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Nihai karar 13/1/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 30/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.