4. Hukuk Dairesi 2018/3313 E. , 2018/7744 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/12/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/01/2018 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar …
**4. Hukuk Dairesi 2018/3313 E. , 2018/7744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/12/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/01/2018 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı sebebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istem kabul edilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalının 11/10/2011 tarihinde TBMM parti grup toplantısında yaptığı konuşmada davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, davalının manevi tazminatla sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı vekili ise, siyasi bir kimliğe sahip olan davalının toplumu ilgilendiren tüm olaylarda açıklama yapma görev ve yetkisinin bulunduğunu, davaya konu olan konuşmanın da siyasi faaliyet çerçevesinde ve siyasi kimliğin olanak tanıdığı eleştiri sınırları içerisinde yapıldığını, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.