Başvuru, idare hukukunun aksine iş hukukunda işverenin işletmeyle ilgili kararlarına karşı başvurulabilecek yargısal bir yol bulunmaması ve iş yeri değişikliği işleminin iptali için açılan davanın reddedilmesi nedenleriyle Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, idare hukukunun aksine iş hukukunda işverenin işletmeyle ilgili kararlarına karşı başvurulabilecek yargısal bir yol bulunmaması ve iş yeri değişikliği işleminin iptali için açılan davanın reddedilmesi nedenleriyle Anayasa’nın maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 30/12/2013 tarihinde İzmir İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) hükümleri uygulanan Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Ege Bölge Müdürlüğünde ambarcı unvanı ile işçi olarak çalışmakta iken kadrosuna ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle önce kat hizmetlerinde, buna itirazı üzerine de yemekhane iaşe hizmetlerinde görevlendirilmiştir. Başvurucunun, bu görevlendirmeye de kadrosuyla ilgisi bulunmadığından bahisle itiraz etmesi üzerine Ege Bölge Müdürlüğünde kadrosuna ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle Kızılcahamam Bölge Müdürlüğüne nakli yapılmıştır. Başvurucu, nakil işlemini ihtirazi kayıtla kabul edip yeni görev yerinde işe başlamış; 17/11/2011 tarihinde ise bu işlemin iptali için dava açmıştır. İzmir İş Mahkemesi 17/10/2012tarihli ve E.2011/843, K.2012/474 sayılı kararı ile iş hukukunda bir işin yürütülmesi ile ilgili her türlü işletmesel kararı alma ve uygulama hak veyetkisinin işverene ait olduğu, idare hukukunun aksine iş hukukunda -işten çıkarma ile sonuçlanan kararlar hariç- işverenin işletmesel kararlarının yerindeliğinin yargı yoluyla da olsa denetlenemeyeceği ancak iş güvencesi hükümleri nedeniyle işten çıkarma ile sonuçlanan kararların ve bu kararlara dayalı uygulamaların yargı denetiminde olduğu, somut olayda davacının iş akdinin feshedilmediği, yeniden yapılanma sonucu kadrosuna ihtiyaç kalmaması nedeniyle başka işlerde görevlendirildiği, verilen yeni işleri kabul etmemesi üzerine ihtiyaç bulunan başka bir yere naklinin yapıldığı, yapılan bu işlemde kanuna ve TİS’e aykırılık olmadığı, cezai mahiyette bile olsa TİS’e göre bu işlemin iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine anılan karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/9/2013 tarihli ve E.2013/7663, K.2013/14356 sayılı ilamıyla onanmıştır. Nihai karar olan Yargıtay onama ilamı, başvurucuya 3/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu 30/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesi şöyledir:“İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.” İş yerinde uygulanan TİS’in maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “İşe alınan işçiler işveren tarafından belirtilen yerlerde ve saatlerde MTA iş tanımlarında belirtilen işleri yapmak zorunda olduğu işçilerin cezai mahiyette olmamak şartıyla atandıkları pozisyonda gerektiği taktirde iş yeri mahallinde unvanı ve niteliği benzer pozisyonlarda veyahut birbirine benzer işlerde çalıştırılmaları esastır. Yukarıda belirtilen şekilde çalıştırılmak kaydıyla işçilerin iş yeri içinde veya aynı şehir içinde çalışma yerleri geçici veya sürekli olarak rızaları aranmaksızın değiştirilebilir...iş hacminin azalması, iş yükünün azaltılması, arama tekniğinin geliştirilerek değiştirilmesi, hizmetin belirli bir bölgede yoğunlaştırılması ve plan, program ve projeler olarak hizmetin belirli sürede bitirilmesi gibi zorunlu nedenlerle ihtiyaç fazlası veya hizmetine ihtiyaç duyulan işçiler, işverenin iş gücü ihtiyacı bulunan diğer şehirlerdekiiş yerlerinde niteliklerine uygun olmak kaydı ile aynı veya başka sanat unvanlarına nakledilebilir. Ancak nakli kabul etmediğini 6 iş günü içerisinde işverene bildirdiği taktirde İş Kanunu’nun ilgili maddesine göre işçinin iş sözleşmesi feshedilir. Bu esaslar MTA Ege Bölge Müdürlüğüne bağlı tüm iş yerlerinde görevlendirilme ve nakil için de geçerlidir. Bu şekilde nakillerde işçilerin yevmiyeleri önceki yevmiyelerinden aşağı düşürülemez.”